Sohbet | Chat | Sohbet | Video | Haber | Mirc | Kadin | Cocuk |

Aylık Arşiv: Haziran 2009 - Page 2

yaz gecelerinde rahat uyuyun!

Yaz aylarında, özellikle sıcak ve rutubetli günlerde uyumak zorlaşır. Ancak yine de daha rahat bir uyku için alınabilecek bazı önlemler var.
Klima da bunlardan biri. Hatta genel kanının aksine, dikkatli kullanılan klimalar hastalıklara yol açmıyor ve konfor düzeyini önemli ölçüde artırıyor.

Amerikan Hastanesi Uyku Kliniği Bölüm Şefi Dr. Sabri Derman, uyku mekanizmasını anlattı, sıcak yaz gecelerinde rahat uyumanın ipuçlarını verdi.

Yaz uykusu deyince aklınıza estivasyon gelmesin. Estivasyon, kış uykusunun tersine, bazı hayvanların yazın aşırı sıcak ve çok kurak geçtiği yerlerde vücut işlevlerini en az düzeye indirerek haftalarca, hatta aylarca “uyumalarına” verilen bilimsel isimdir.

Bazıları salgıladıkları bir koza içinde su kaybını önleyerek, bazıları metabolizmalarını çok düşük seviyelere indirerek doğa koşullarıyla başa çokmaya çalışırlar. Oysa biz burada yaz sıcaklarında da sağlıklı, dinlendirici ve hem vücudumuza hem ruhumuza ferahlık verecek uyku startejilerinden söz etmek istiyoruz.
İnsan vücut ısısı doğal olarak gün içinde küçük de olsa, düzenli bir dalgalanma gösterir. Akşama doğru biraz artar, uykuda azalır, sabaha karşı tekrar artmaya başlar. Üstümüz açık olarak ısısı klima ile sabitlenmiş bir odada akşam rahatca uyuduktan sonra sabaha karşı üşüyerek uyanmamızın nedeni, aslında odanın değil içimizin soğumuş olmasından kaynaklanır.

Pek çok memeli hayvan gibi biz de vücut ısımızı oldukça dar bir aralıkta, 0.5 ile 1.5 derecelik bir pay içinde tutmak zorundayız. Vücut ısımız 40 derecenin üstüne çıkmışsa çok hastayız demektir, 35’e inmişse donmak üzereyiz sayılır.

RAHAT BİR UYKU İÇİN ALINABİLECEK ÖNLEMLER

Herşeyden önce mümkün olduğunca havadar yerde uyumamız gereklidir. Sıcağa hassas kimselerin yatak odalarında klima kullanmayı değerlendirmeleri yerinde olur. Genel kanının aksine, dikkatli kullanılan klimalar hastalıklara yol açmaz ama konfor düzeyini önemli ölçüde artırabilir.

Özellikle yaşlıların, kalp, tansiyon, akciğer hastalıkları olanların, kilolu kişilerin vücutlarını tam destekleyen, vücudun ağırlık noktalarına özel destek sağlayan rahat şiltelerde yatmak uyku kaltesini artıracaktır.

İnsanların en az giysileri, ayakkabıları kadar kullandıkları yastıkları da dikkatle seçmeleri gerekir: Boyunlarımızın doğal eğriliğini destekleyen ama çenemizin öne doğru bükülmesine neden olmayan yastıklarda yatmak yerinde olur.

Çarşaf, yastık kılıfı ve pikelerin pamuklu olması şarttır. Özellikle yastıkların dolgu maddelerinin hava akımına izin veren doğal veya bu iş için özel üretilmiş sentetik maddelerden olmasına dikkat edilmelidir.

Yaz aylarında gece yenen yemeklere dikkat etmekte yarar var. Herşeyden önce son öğün ile yatma saati arasına en az 3 saat koymak, midenin boşalmasına ve yatınca nefes almak ve kalp üstünde basınç olmasını azaltmak açısından gereklidir.

Akşam yemeklerinde yağlı, kızartmalı, baharatlı/acılı/ekşili yemeklerden özellikle kaçınmak lazım. Her zaman olduğu gibi alkol, kahve başta olmak üzere bütün kafeinli içecekler (kolalar ve enerji içecekleri dahil) uykuya dalmayı güçleştirecek veya kalitesini bozacaktır. Az miktarda alkol insanı gevşeterek uyumasını kolaylaştırabilirse de fazlası mutlaka uyku kalitesini bozar, ertesi gün, “akşamdan kalma” duygusu da yeni güne geç ve güç başlamaya neden olur. Ayrıca, daha sık tuvalete kalkmak ihtiyacı ilave bir faktör olarak uykuyu böler.

UYKU TESTİ

Aşağıdaki birkaç kısa ama kritik sorudan herhangi birine ‘’evet’’ yanıtı verenlerin bir uyku bozuklukları uzmanından yardım alması gerekir:

Geceleri uykuya dalmakta ve uykuyu sürdürmekte zorluk çekiyor musunuz?
Kac saat uyursanız uyuyun, sabah uyandığınızda kendinizi hala yorgun hisseder misiniz? Sosyal açıdan uygun ve istediğiniz saatlerde uyuyup uyanabiliyor musunuz? Devamlı ise veya okula geç kalma probleminiz var mı?
Sık sık kabuslarla veya korkuyla çıglık atarak uyandığınız olur mu?
Çevrenizdeki insanlar tarafindan horladığınız veya uykuda nefes almakta güçlük çektiğinize ilişkin gözlemler var mı?
Gün içinde ani ve engellenemez uyku bastırmasi olur mu? Direksiyon başında hic uykuya daldınız mı?
Gece yatmadan önce bacaklarınızda rahatsızlık, huzursuzluk, ağrı, karıncalanma vs gibi nahoş hisler oluşur mu? Bacaklarınızı istem dışı hareket ettirdiğiniz olur mu?

hamile bayanlar yaz sıcaklarına dikkat!

ANKARA – Bayındır Hastanesi Söğütözü Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Faruk Abike, güneş ışınlarının en dik geldiği ve hava sıcaklığının en yüksek olduğu öğle saatlerinde anne adaylarının açık yerlerde bulunmaması gerektiğini söyledi. Abike, anne adaylarının genellikle öğleden sonra hava sıcaklığının azaldığı saatlerde dışarıya çıkmalarını açık renkli bol kıyafetler giymelerini, güneş gözlüğü, şapka ve güneş kremleri kullanmaları gerektiğini anlattı. Yaz aylarında sıcaklık etkisi, terleme gibi nedenlerden dolayı bol sıvı alımına dikkat edilmesi gerektiğini ifade eden Abike, şöyle devam etti : “Anne adayları günde en az 2,5 litre sıvı tüketmelidir. Sıvı tüketiminde su, limonata, ayran ve taze meyve suları ve meyveler tercih edilmeli, alkollü içecekler kesinlikle alınmamalıdır. Süt ve süt ürünleri hem protein hem de kalsiyum kaynağı olması dolayısıyla tüm gebelik sürecinde bolca alınmalıdır. Taze meyve sebzeler folik asit ve diğer vitaminlerden zengin olması dolayısıyla günlük diyette bulunmasına özen gösterilmelidir. Gün içerisinde ara öğünler yapılmalı, sindirim problemlerini önlemek için sık sık ve az beslenilmelidir. Ancak hava sıcaklığının yüksek olması dolayısıyla yiyeceklerin çabuk bozulabileceği göz ardı edilmemeli ve dikkatli tüketilmelidir. Yemek seçiminde dikkatli olunmalı ve çok aşırı yemekten kaçınılmalı, yağlı ve baharatlı, katkı maddeli yemek ve tatlılardan kaçınılmalı, daha ziyade sebze ve taze meyve yada haşlanmış et, tavuk yada ızgara balık tercih edilmelidir.”
Abike, özellikle sıcakta fazla kalma sonucu oluşan güneş çarpması durumunda aniden kan basıncında düşme, vücut ısısında yükselme ve şuur bulanıklığının görülebileceğini belirterek, bu durumda derhal serin bir alana geçilmesini ve vücuda soğuk ıslak uygulama ile vücut ısısı düşürülerek sıvı alımı yapılmasını önerdi. Abike, böyle durumlarda en kısa sürede anne ve bebeğin sağlığı için hastaneye başvurulması gerektiğini söyledi.

Anne adaylarına hava sıcaklığının çok yüksek olduğu öğle saatlerinde zorlayıcı, ağır fiziksel aktivitelerden kaçınmasını öneren Abike, “Deniz veya temiz hijyenik havuzlara gebeliğin son ayı dışında girilmesinde sakınca yoktur. Ancak yüksekten havuz veya denize atlamak ani basınç değişikliklerinden dolayı sakıncalıdır, dikkatli ve yavaşça suya girilmelidir. Düşük tempoda dinlenerek yüzülebilir, ancak aktif su sporları (sörf, su kayağı,) yapılması uygun değildir. Yazın sıcak ve nemli ortamına ilaveten, gebelik esnasında vajinal mantar enfeksiyon riskinin artmış olması dolayısıyla gerek kişisel hijyen kurallarına gerekse havuzun temizliğine dikkat edilmeli ve kirli havuz veya denize girilmemelidir. Eğer vaginal akıntı, kaşıntı, idrarda yanma, sık idrara çıkma ve ateş gibi şikayetler varsa hemen doktora başvurulması gerekmektedir” dedi.

Abike, yaz aylarında tatil yerlerinde böcek ve sinek sokmasının sık rastlanılan sorunlardan olduğunu, bu sokmaların bazen çok ciddi yaşamı tehdit edecek düzeyde alerjik reaksiyonlara yol açabileceğini dile getirdi. Abike, “Eğer sadece kaşıntı ve kızarıklık varsa reaksiyon olan bölgeye soğuk uygulama, alkol sürülmesi ve nemlendirici kremler uygulanabilir. Ancak piyasada sinek kovucu-uzaklaştırıcı olarak satılan ve tüm vücuda sürülen kimyasal maddelerin gebelikte kullanımından kaçınılmalıdır” şeklinde konuştu.

İngilizler anatomi konusunda cahil

İngiltere’de yapılan bir anatomi araştırmasına göre, birçok insanın vücudundaki belli başlı organların yerini bilmiyor.
King’s College London’dan bir ekibin araştırmasında, benzeri bir araştırmanın yapıldığı 40 yıl öncesine oranla İngilizlerin organlarıyla ilgili bilgisinde bir değişiklik olmadığı da ortaya çıktı.

700′den fazla İngiliz üzerinde yapılan araştırmada, insanların yüzde 50′den daha azı, kalbinin yerini doğru olarak gösterebildi.

Araştırmaya göre, İngilizlerin üçte birinden azı akciğerlerinin yerini doğru olarak biliyor, buna karşın yüzde 85′inden fazlası bağırsaklarının yerini gösterebiliyor.
DOKTOR-HASTA İLETİŞİMİ AÇISINDAN KAYGI VERİCİ
Katılımcılar arasında hem sağlıklı kişiler hem de bazı hastalıklardan dolayı tedavi gören kişilerin bulunduğu belirtildi. Rahatsızlığı bulunan kişilerin bile hastalığıyla bağlantılı organının yerini doğru dürüst bilmediği de araştırmada ortaya çıktı.

Böbreklerle ilgili bir problemi olanların yarısından fazlası, böbreklerin yerini doğru olarak gösteremedi. Genel olarak ise insanların yüzde 30′undan azının bu organın yerini bildiği belirlendi.

Genel nüfusun yüzde 46′sı karaciğerin yerini bilirken, karaciğerinden hasta olanların yüzde 75′i bu organının yerini bilebildi.

Araştırma başkanı John Weinman, “O zamandan beri eğitimde olan ilerleme, tıbbi ve sağlıkla ilgili konulara medyanın ilgisinin artması, tıbbi bilgi kaynağı olarak internete erişim dikkate alındığında, anatomik bilgide ilerleme sağlamalıydı” dedi.

Araştırmacılar, bu bulguların doktor-hasta iletişimi ve bunun tedavinin kalitesiyle ilgili sonuçları açısından kaygı yarattığını belirttiler.

yaz aylarında dikkat edilmesi gerekenler…

KÜF MANTARLARI

Küf mantarları sıcak ve nemli ortamlarda üreyen bir türdür. Genel olarak yaz ve sonbaharda üremeleri artar. Ev içinde nemli, havalanmayan ve karanlık odalarda sık gözlenir. Pencere kenarları, duş ve musluk yakınlarında daha çok üreyebilirler.

Ev dışında nemli ortam ve çok ağaçlıklı alanlardan uzak durmalı, ahır, kümes gibi havasız ortamlara girmemeli ve evinizin yakınındaki işlevsiz su birikintisi ve kanalları kaldırılmalıdır.

Ev içindeki önlemler ise ev içi nem %50’nin altında tutulmalıdır. Nemli duvarlar seyreltilmiş çamaşır suyu ile yıkanmalıdır, ev içinde fazla saksı bitkisi tutulmamalı ve banyo, tuvalet ve duş alanları ıslak ve kirli bırakılmamalıdır.

Bunların yanı sıra yaz mevsimi, astımlı hastalar için en uygun olan ve önerilen yüzme sporu için ideal bir dönemdir. Yüzme göğüs kafesi çevresindeki solunum kaslarının güçlendirdiğinden oldukça faydalıdır. Astımı olan hastalar özellikle açık havuz ve denizde yüzmeyi tercih etmelidir. Çünkü kapalı alanlardaki yüzme havuzları temizliğinde kullanılan kimyasal maddeler duyarlı astımlılarda solunum zorluğu doğurabilir.

KURDEŞEN VE EGZEMA

Kurdeşen, ürtiker olarak tanımlanan deride hafif kabarık, pembe-kırmızı renkte ve genellikle kaşıntılı lezyonlardır. Üzerine basıldığında ise renk solar. Vücudun herhangi bir yerinde tek tek veya birleşmiş olarak oluşabilir.

Ürtiker her yaş grubunda görülebilir. Bu hastaların kendileri veya aile öykülerinde alerji varlığı saptanır. Pek çok nedene bağlı gelişebilen ürtiker yaz aylarında sıklıkla güneş alerjisi olarak karşımıza çıkar. Bu durum güneş ışınlarına maruz kalınınca gelişir. Önce kaşıntı ve ardınan kızarıklık ve deride kabarma gözlenir. Tedavisinde güneşten sakınmak çok önemlidir. Antihistaminik ilaçlar kullanılır.

TERLEMEYİ ÖNLEMEK ETKİLİ OLUR

Atopik dermatit – egzema – ise alerji öyküsü olduğu bilinen kişilerde kronik ve yinelenen bir durumdur. Genellikle çocuk yaşlarda sıktır ve temel özelliği gün içinde başlayıp gece şiddetlenen kaşıntıdır. Erişkinlerde sıklıkla deride tahriş yapabilen losyon, parfümlü sabun, deterjan gibi maddelerin kullanımıdır. Yaz aylarında da güneşten koruyucu ürünlerde fazla katkı maddesi olması, deniz veya havuz suyunun soğukluğu bu durumu tetikleyebilir.

Koruyucu önlemler arasında terlemeyi önlemek, uzun kollu, bol ve açık renkte giysileri tercih etmek, ani ısı değişiklerinden kaçınmak, katkı maddesi yoğun olan vücut ürünlerinden kaçınmak, gerektiğinde yakınmaları kontrol etmek için antihistaminik ilaçlar, kortizonlu pomatlar veya deri kuruluğunu azaltacak yağlar kullanılmalıdır. Yaz aylarında deniz ürünleri, kabuklu deniz ürünleri, değişik soslar ve mayalı içkilerin tüketiminde de dikkatli olmalıyız.

ARI SOKMASI

Yaban arıları veya bal arılarının sokması sonucu o alanda ağrı, kızarıklık ve şişme gibi kendiliğinden gerileyen lokal bir reaksiyon gelişebildiği gibi, anaflaksi denilen ve sokulan kişinin ölümüne yol açabilen bir reaksiyon da doğabilir. Anaflaksik reaksiyonlarda deride yaygın şişlik, deri altında ödem, nefes darlığı ve dolaşım bozukluğuna bağlı şok tablosu gelişir. Özellikle baş ve boyundan arı sokmalarında anaflaksi gelişme olasılığı daha yüksektir.

Arı soktuğunda yapılması gerekenler deriye takılı kalan iğnenin ezilmeden özenle çıkarılması, sokulan bölgenin bol su ve sabunla yıkanması, sulandırılmış amonyak ile dezenfekte edilmesi, sokulan yere buz uygulanması, gerektiğinde kortizon ve antihistaminik veya adrenalin içerikli ilaçların uygulanmasıdır. Anaflaksi benzeri bulgular gösteren kişilerin ise en kısa zamanda bir sağlık kurumuna ulaştırılması gerekir.

Yaz aylarında sık gözlenen arı sokmalarından korunmak için ise arıların bulunabileceği yerlerde uzun kollu gömlek ve pantolon tercih edin, parlak ve canlı renkte giysilerden kaçının, açıkta yemek yemeyin ve açıkta yemek bırakmayın, çöplerinizi evin dışına alın, bahçe işleri yapacaksanız eldiven kullanın ve bahçeye yalınayak basmayın, parfüm kullanmayın, arabanıza bindiğinizde arı olmadığından emin olun.