Sohbet | Chat | Sohbet | Video | Haber | Mirc | Kadin | Cocuk |

Aylık Arşiv: Temmuz 2009 - Page 2

Sığınmaevlerine Yeni Standart!

Kadının Statüsü Genel Müdürlüğü AB ülkelerindeki uygulamalarla alanın uzmanları ve sığınmaevlerinde kalanların önerileri doğrultusunda kadın sığınmaevlerinin standartlarını tespit etti.

KSGM şiddete maruz kalmış ya da risk altındaki kadınlara, şiddetten arınmış ve insan onuruna yakışır koşullarda geçici sığınma hizmeti sunan sığınmaevleri standartlarının Türkiye genelinde tutarlılık göstermesini ve hizmet kalitesinin arttırılmasını amaclayarak kadın sığınmaevleri kılavuzu hazırladı.

Kadına yönelik aile içi şiddetle mücadele projesi kapsamında hazırlanan kılavuzda, sığınmaevlerinin çalışma ilkelerine de yer verildi. Kılavuzda, sığınmaevlerinin yasal dayanağı, ihtiyaçları, işbirliği yapılacak kurum ve kuruluşlar, kaynak arttırımı, yerleşim yeri, binası ve bölümleriyle kadınlar ve çocuklarına yönelik hizmetler konusunda belirlenen standartlar da vurgulanıyor.

Sığınmaevlerinin çalışma ilkelerine göre, kadınlar kendi hayatlarıyla ilgili kararları kendileri verecek, yöneticiler, çalışanlar, başka kurum ve kuruluşlar kadınların yerine karar veremeyecek.

Gizlilik ilkesi doğrultusunda sığınmaevlerinin adres, telefon ve faks numaraları gizli tutulacak. İsminde ya da broşürde, bulunduğu bölgeye ait bir ipucu olmayacak. Kadınlarla ilgili hiçbir bilgi, kadının onayı olmadan sığınmaevi ve danışma merkezi tarafından başkalarına aktarılmayacak.

Kadın ve çocuklarla çalışanların güvenliğinin sağlanması için emniyet birimleriyle işbirliği yapılacak. Şiddet içermeyen bir ortam oluşturulması için sığınmaevinde hizmet alanlarla hizmet verenlerin, hiç kimseye, hiçbir şekilde, hiçbir zaman şiddet uygulamasına izin verilmeyecek. Sığınmaevleri başvuranlara 7 gün 24 saat esasına göre ücretsiz ve kaliteli hizmet verecek.

Kadınların çocuklarıyla birlikte kabul edileceği sığınmaevlerinde, dil, ırk, mezhep, din, engellilik, siyasi düşünce farkı gözetmeden tüm kadınlara eşit muamele yapılacak. Kadınların günlük yaşama aktif katılmalarının sağlanması için önlemler alınacak.

Sığınmaevlerinde kadın bakış açısına sahip, kadın sorunlarına duyarlı, ayrımcılığın önlenmesi için mücadele eden kişilerce hizmet sunulacak.
Sığınmaevlerinin yapılacağı yere, kadınların ve çocukların gizliliği ve güvenliği ile ulaşım imkanları göz önünde bulundurularak karar verilecek.

Sığınmaevi kurulurken, şu unsurlar göz önünde bulundurulacak:

‘a.Kadın ve çocuklara şiddetin örseleyici etkilerini onarmalarına yardımcı olacak şekilde sessiz ve huzurlu bir ortam sağlanarak hizmet verilecek.

b.Mahremiyete saygı ve bireysellik, bina planı sırasında temel ilke olarak ele alınacak.

c.Sığınmaevlerinde hobi odaları ve çocuklar için oyun odası gibi sosyal yaşamı güçlendirecek olanaklar yer alacak.

d.Engelli kadınlar için uygun mimariye ve donanıma sahip olacak.

e.Sadece kadınların değil, çocuklarının ihtiyaçlarını da karşılayacak şekilde düzenlenecek.

f.Her kadın ve çocukları için ayrı oda kurulacak ve odalarda ayrı tuvalet ve banyo bulunacak.

g.Kadınların deneyimlerini paylaşabilmeleri için büyük salonlar gibi ortak alanlar oluşturulacak.” 

 Büyük sığınmaevlerinin kadınlarda ”büyük bir otelde yaşadıkları” hissi uyandırdığına dikkat çekilen kılavuzda, buralarda bir grup olma hissi yaşanmadığı ve kişiler arası etkileşim sağlanamadığı ifade edildi. Bu sebeple sığınmaevleri için en uygun sayının 15 kadın ve çocukları olarak belirlenmesi gerektiği vurgulandı.

Mekanların mahremiyete saygı gösterilecek şekilde planlanması ve bireysel danışmanlık hizmeti için en az bir odanın ayrılması gerektiği belirtilen kılavuzda, sığınmaevlerinin ilk kabul bölümünün 7 gün 24 saat hizmet vermesinin önemi dile getirildi.
Sığınmaevlerinde çocuk bakımı, oyun ve danışmanlık için yeterli alanın oluşturulması gerektiğine işaret edilen kılavuzda, çocuk hizmetleri için ayrılacak odalarda şu özelliklerin bulunması istendi:

”a.Oyun odalarında farklı yaşlardaki çocuklar için oyuncaklar yer almalı ve bu oyuncaklar çocuklara sorunlarını yaratıcı yollarla çözmesini sağlayacak nitelikle olmalı.

b.Odalar çocukların güvenlik, iletişim, tek başına olma, yaratıcılık, hareket etme, kendini ifade etme ihtiyaçlarını karşılamalı.

c.Çocukların, anneleriyle fiziksel etkinliklerde bulunabilecekleri bahçeler düzenlenmeli.”

Sığınmaevlerinde çocuklara verilecek hizmetlerin planlanması için çocukların yaşadıkları sorunlar ve çözümlerin analiz edilmesi gerektiği belirtilen kılavuzda, çocukların aile içi şiddetin etkileri, öz güven kaybı, travma, korku, tedirginlik gibi sorunlarının psikolojik destek, oyun ve sanatla terapi, yaratıcılık çalışmaları ve sosyal etkinliklere katılım gibi yöntemlerle çözülmesinin önemi üzerinde duruldu. 
Sığınmaevlerine fiziksel, cinsel, duygusal ve ekonomik istismara uğramış, boşanma, terk edilme veya eşin ölümü nedeniyle ekonomik ve sosyal yoksunluk içine düşmüş, istenmeyen evliliklere zorlanan, evlilik dışı hamile kalan ya da çocuk sahibi olan ve bu nedenle ailesi tarafından kabul edilmeyen, cezaevinden yeni çıkmış, yardım ve desteğe ihtiyacı olan kadınların hizmet alacağı kaydedilen kılavuzda, hizmet alabilecek kadınlar ”18 yaşını doldurmuş ya da resmi evlilik yoluyla reşit sayılan 17 yaşını doldurmuş ve bu sorunlardan en az birini yaşayan” olarak belirtildi. 

Barınma ihtiyacı olan tüm kadınlara sığınmaevi hizmeti sunulması gerektiği belirtilen kılavuzda, bu nedenle farklı ihtiyaçlara cevap veren ihtisaslaşmış sığınmaevleri kurulması önerildi. İhtisaslaşmış sığınmaevlerinde hizmet alması gereken kadınlar ise ”alkol ve uyuşturucu bağımlılığı olan, fuhşu meslek edinmiş, psikiyatrik ya da bulaşıcı hastalığı olanlar” şeklinde sıralandı.
Sığınmaevlerindeki ilk bir kaç günün çok önemli olduğu vurgulanan kılavuzda, bu sürede kadına iyi bir danışmanlık hizmeti sunulması gerektiğine, çünkü kadının bu süreçte şiddetin üzerinde bıraktığı yıkıcı-örseleyici etkileri onarmaya başladığı ve sonraki aşamalar için karar verdiğine işaret edildi. Kılavuzda, şunlar ifade edildi:

”Bu aşama, birkaç saatten, günlere ya da haftalara kadar uzayabilmektedir. Kadın bu aşamada sığınmaevinde kalıp kalmayacağına da karar vermektedir. Sığınmaevinde kalmak ya da geri dönmek kadının vereceği bir karardır ve saygı duyulması gerekir. Ancak kadına eve geri dönse bile istediği an sığınmaevine tekrar dönebileceğinin güvencesi verilmelidir. Kadın eğer eşine geri dönmek isterse kendisini ve çocuklarını şiddetten koruyabilmesi için stratejiler geliştirmesinde destek olunmalıdır.

Kadın ilk görüşmeden sonra ister sığınmaevinde kalmaya ister geri dönmeye karar versin, kadınlara yargılayıcı olmayan profesyonel destek alma hakkına sahip olduğu kabul edilmelidir.”

Sığınmaevlerine ait bilgilerin şiddet uygulayanlara verilmemesi konusunda kadınların uyarılması istenen kılavuzda, kadına, güvenlik önlemlerinin amacının ”kendisini kontrol altında tutmak değil, kendi ve çocuklarının can güvenliğini korumak olduğunun” anlatılması gerektiği ifade edildi.
Kadınların güçlendirilmesi için sığınmaevlerinde psikolojik desteğin yanı sıra eğitim desteği verilmesi gerektiği de vurgulanan kılavuzda, ”Sığınmaevleri kadınlar için bir eğitim merkezi işlevi görmeli, kadına şiddetsiz ilişki ve iletişim becerilerinin yanı sıra okuma yazma öğrenmesi, mesleki eğitim alması, işini kurması, iş bulması ya da çalışması için gerekli eğitimler verilmelidir” şeklinde ifade edildi.

İş sahibi olmayanların istihdama katılmaya yönlendirilmesi tavsiye edilen kılavuzda, çalışan kadınların iş yerleri ile görüşülerek onları şiddetten koruyacak güvenlik önlemlerinin alınmasının sağlanması istendi.   

Kılavuzda, kadınların finansal anlamdaki yasal haklarının takibinin yapılması önerildi.

 

Kadınlarda İlk İlişki Ağrılı mıdır?

Cinsel ilişkiden alınan hazzın ön planda olduğu bir durumda bu ağrının beynin üst  merkezlerinde bilinçli olarak algılanması ve sonradan “hoş olmayan bir anı” olarak hatırlanma olasılığı düşüktür. Kızlık zarı kadınların %90nından fazlasında nispeten ince ve esnek bir mukoza parçası yapısındadır.
Kadının kendini tümüyle hazır hissettiği durumlarda, “ön sevişmeyle” bölgede yeterli ıslaklık sağlandığında, erkeğin de yumuşak davranması ve zorlayıcı hareketlerden kaçınması halinde kadın kızlık zarının yırtılması esnasında ağrı hissetmez, ya da az bir ağrı hisseder. Cinsel ilişkiden alınan hazzın ön planda olduğu bir durumda bu ağrının beynin üst merkezlerinde bilinçli olarak algılanması ve sonradan “hoş olmayan bir anı” olarak hatırlanma olasılığı düşüktür.

Hamilelikte Seyahat

Hamilelik uzun bir süreçtir. Bu süreçte normal günlük aktiviteler devam eder. Her hamilelikte seyahat ve uzun tatiller en az bir kere olsa bile yaşanır.  Yaz tatilinde seyahat edecek olan anne adayının sık sorduğu soruların başında “ Uçak ne kadar güvenlidir, yoksa araba seyahatini mi tercih etmeliyim ?”  gelir.
 
Uzmanlar, uçakla seyahatlerde kozmik radyasyona maruz kalma riskinin endişelendiren bir durum olduğunu ifade ediyor ve ayda 74 saatten fazla uçakla seyahat yapan kadınlarda düşük yapma olasılığının arttığını söylüyorlar. 
 
Vurgulanan bazı noktalar ise şöyle; “Hamilelik süresince özellikle ilk aylardan itibaren seyahat yapılabilir. En güvenli dönemler 18 ile 24 hamilelik haftalarıdır. İlk 3 ayda kanama gibi sorunların ve düşük olasılığının yüksek olması nedeniyle sakıncalar vardır. 36 hamilelik haftasından sonra ise birçok uçak şirketi hamilelerin uçakla seyahat etmesine izin vermez.”
 
Uçakla seyahat etmek isteyen anne adaylarının bilmesi gereken kurallar ise özetle şöyle:
 
-Uçakla seyahat ederken rahat kıyafetler giyilmelidir.
-Sırtınız için mutlaka destek amaçlı yastık isteyin.
-Ayaklarınızı seyahat boyunca hareket ettirin ve uygun zamanlarda uçak içinde küçük yürüyüşler yapın.
-Bol sıvı alın çünkü kabin içindeki hava sıvı kaybını arttırmaktadır.
-Eğer seyahat enfeksiyon ve bulaşıcı hastalıkların yaygın olduğu ülkeye yapılıyorsa gerekli tetkikler yapılmalı ve aşılar yapılmalıdır.
 
Araba seyahatlerinde ise anne adayı araba kullanmamalıdır. Zira yorgunluk ve yolculuğun stresi rahim kasılmalarını başlatabiliyor.
 
-Araba yolculuğunda mümkünse sırta ek yastık konulmalıdır.
-Emniyet kemeri karnın üstüne değil alt taraftan geçirilerek takılmalıdır.
-Seyahat esnasında bol sıvı tüketilmeli ve her saat başı molalar verilerek 20 -30 dakikalık yürüyüşler yapılmalıdır.
-Aralarda atıştırmalar yapılmalı ve kafeinli içeceklerden kaçınılmalıdır.
 
Uzmanlar; hamilelikte erken doğum tehdidi, kanama gibi sorunlar yaşandıysa seyahatlerin mümkün olduğunca yapılmaması gerektiğinin altını çiziyorlar. Özellikle bacaklarda varisler varsa veya daha önceden damarlarda tıkanma sorunları yaşanmışsa uzun seyahatlerden mutlaka kaçınılması gerekiyor. 
 
Tatil için gidilen yerlerde özellikle sıcak ve güneş etkisiyle sıvı kaybı artıyor.  Güneş ışınları uyarısı ile hamilelikte tansiyon yükselmesi görülebiliyor. Bu nedenle hamilelere fazla güneşte kalmamaları,  bol sıvı almaları ve mutlaka güneş gözlüğü kullanmaları öneriliyor. Eğer kış tatili yapılıyorsa kayak ve snowboard gibi tehlikeli sporlardan hamilelerin mutlaka uzak kalmaları gerekiyor.

Vajinusmus nedir?

Vajinismus’un tanımı; ‘vajina girişini çevreleyen kasların istemdışı olarak kasılarak cinsel birleşmenin acılı olması ya da birleşmenin gerçekleşememesidir’ şeklinde yapılabilir. Vajina girişini çevereleyen baskın
kas grubu “;Pubik Kaslar” olarak isimlendirilir, bunlar düz kas grubudur ve refleks olarak çalışırlar. Vajinismusda yaşanan kasılma istem dışıdır ve asla kadının kendi kontrolünde değildir.
Eğer kişinin kasların kasılmasından ötürü acısız cinsel birleşme yaşanamıyorsa bu durum vajinismus olarak adlandırılır.
Vajinismus Ne Zaman Açığa Çıkar?

Vajinismus, ilk cinsel ilişki girişimi sırasında, jinekolojik muayene sırasında ya da tampon kullanma girişimi sırasında
ortaya çıkabilmektedir. Pubik kaslar kasılarak vajinanın açılmasını engeller ve cinsel birleşmenin gerçekleşememesine sebep olurlar. Kasılma oluşursa cinsel birleşme ya imkansız hale gelir ya da şiddetli acı oluşur. Genellikle vajinal bölgeye müdahale sona erdiğinde kaslar rahatlar ve normale döner.

Pubik kasların kasılması kişinin isteği dışında gerçekleşmektedir, kişi her ne kadar uyanıkta olsa durum bilinç dışı meydana gelir.

Bu istem dışı kasılmaların bir çok nedeni olabilmektedir, genellikle fiziksel ve duygusal faktörlerin birleşmesi sonucu oluşmaktadır.

Bu kasılmalar aslında vücüdün kendini korumaya yönelik bir savunmasıdır.

Vajinismusun nedenlerini, sonuçlarını ve nasıl tedavi edileceğini bilmemek çiftlerin hayal kırıklıkları yaşamalarına neden olur ve

her iki tarafıda psikolojik ve fiziksel olarak yıpratır.

Vajinismus hastası çoğu kadın illişkiye girememekten ötürü yoğun utanç duygusu hisseder ve sıkıntılarını paylaşmak istemezler. Durumu

başkalarına anlatmak onları rahatsız edebilmektedir.

Vajinismus yaygın olarak karşımıza çıkmaktadır ve kadından kadına farklılıklar gösterebilmektedir. Bazı kadınlar jinekolojik

muayeneyi tamamlayabilmekteya da tampon kullanabilmekte iken cinsel ilişkiyi tamamlayamamaktadır. Bazı kadınlarda ise

ilişki gerçekleşmekte fakat aşırı miktarda acı oluşmaktadır. Diğer bir grupta ise hiçbir vajinal müdahale

gerçekleşememektedir.