TurkiyeMirc Internet Hizmetleri

Archive for Ağustos, 2009

Ağu 30th 2009 Eski sevgiliniz size dönmek istedi

Her şey bitmişti veya öyle sanıyordunuz ama bir gün eski sevgiliniz size dönmek istedi. Her şey alt üst oldu; düşünceleriniz, duygularınız, hayatınız… Peki, ikinci bir raunt gerçekten iyi bir seçim mi? Herkesin hayatında “Eğer… olmasaydı, ne mutlu olurduk” dediği bir sevgilisi olmuştur. Yani eğer şehrinizi değiştirmemiş, yeni bir işe girmemiş ya da bir başkasıyla tanışmamış olsaydınız, geri dönebileceğiniz bir sevgili… Belli bir süre sonra size geri dönmek isteyen sevgili, kolay atlatılmayacak bir sorun. Evet mi, hayır mı cevabını vermeden önce içinizde fırtınalar kopması normal. Birkaç saniye için geçmişinize gitmek Bir ilişkiye yeniden devam etmek bir DVD’yi yeniden başlatmak kadar kolay değil. Kendinize şu
soruyu sorun: Siz hala aynı kişi misiniz? Geri dönmek, hayatınızın bazı etaplarını yok saymak demek ki, bu çok zor.
Bu sefer olacak mı, olmayacak mı?

İkinci bir raundun nasıl olacağı, aslında birinci raundun nasıl bittiğine bağlı. Eğer geçici bir sebep yüzünden ayrıldıysanız, olabilir ancak kalıcı bir sorun söz konusuysa, yine hüsranla sonuçlanma riski çok yüksek.

Annenizin sözü gibi gözükse de, tavsiyemiz şu: Size eski bir alışkanlığa dair her ne kadar söz verse de sözünü tutması mümkün değil (veya uzun vadede tutması) o yüzden siz siz olun, boş ümitlere kapılmayın.

Gerçek ‘Mutlu son’ var mı?

Geri dönüşünün sebebiyle ilgili bir türlü karar veremiyorsanız, çevrenizden yardım isteyin. Arkadaşlarınız ilişkinizi daha objektif şekilde değerlendirebilirler. Eğer ilk geri dönüşü ise, arkadaşlarınız belki size cesaret vereceklerdir (fazla şans vermeseler de). Ayrılık sebebiniz neyse, onu geçici bir durum olarak kabul edip, yeni bir başlangıç yapmaya çalışın. Her şey iyi gidiyorsa harika. Gitmiyorsa bunu yaşayarak fark etmeniz biraz acı verici ama gerçekçi olmanız gerekir. İlişkiyle ilgili ikiniz de hevesli olmalısınız, başka türlü bunu yürütemezsiniz. Eski döneminizle ilgili herhangi bir kin veya kötü duygu barındırmamalısınız.

No Comments » Posted by admin / Kadın

Ağu 30th 2009 Hem şık duracak, hem de odanıza renk getirecek

- Çalışma odanızda kitaplık için yeriniz yok mu? Değişik ebat ve renklerde kutular alıp, kitapları içinde muhafaza edin. Hem şık duracak, hem de odanıza renk getirecektir. – Artan duvar kağıtlarını atmayın! Elektrik düğmelerinin üstünü kaplayarak dekorasyonun bir parçası haline getirebilirsiniz. – Merdiven basamaklarını farklı bir renge boyarsanız, evinizin tüm havası değişir. – Artan perde ve döşemelik kumaşlardan, masa üstüne runner ve ziyafet sofralarınıza hoş peçeteler yapabilirsiniz. Kenar dikişlerini kendiniz yaparsanız, maliyeti de olmayacaktır. – Çocuğunuzun yatak odası gözünüze renksiz mi geliyor? Semt pazarından çok ucuza satın alacağınız kumaş parçalarından, patchwork yatak örtüsü yapmaya ne dersiniz?

- Eski ahşap çerçeveleri istediğiniz renge boyayın. İçlerine odanın ismini yazın. Kapı koluna asın.
- Dolap raflarını kendinden yapışkanlı kağıtlarla kaplarsanız, hem kolay silinir, hem de sıkıldıkça değiştirirsiniz.
- Yaz geldiğinde balkonunuza değişik bir hava katmak ister misiniz? Saksıları, renkli ve parlak sprey boya ile boyayın ve içlerine aynı renk çiçekler ekin.
- Yastıklarınızı, tuhafiyeden alacağınız boncuk, düğme ve ponponlarla süsleyerek, evinizi renklendirebilirsiniz.kadinca.net
- Yatak odanızı değiştirmek pahalıya çıkabilir. Sıkıldıysanız, ince dantel ve organze tülleri başucunuzdan asın.
- Duvarlarınızın değişime ihtiyacı var mı? Boyanabilir duvar kağıtları ile kaplayın. İsterseniz üstüne desen uygulaması da yapabilirsiniz.
- Eskiyen kutu ve sepetleri desenli kumaşlarla kaplayarak evinizi şenlendirin.kadinca.net
- Yumurta kutularını atıyor musunuz? Akrilik boyalarla istediğiniz renge boyayın, çalışma masanıza ataç, partiye gibi ıvır zıvırları koymak için kutu elde edin.
- Camlarınız da renklensin. Çiçek, kalp, hayvan şekilleri gibi formlarda olan, vakumlu figürleri asın, hem içerden, hem dışardan keyifli bir görüntü sağlayın.
- Nalburlar ve hobi mağazalarında kolaylıkla bulabileceğiniz, kırık seramik ve ayna parçalarını, kuvvetli bir yapıştırıcı ile banyonuzda kullanabilirsiniz.
- Şık saksı ve sepetlerin içlerini, fesleğen, Osmanlı çimi ve taze çiçeklerle doldurun. Mutfağınız hem güzel koksun, hem de süslensin.
- Dekoratif askılıkları sadece elbise asmak için kullanmayın. Duvara asacağınız bu askılar, çantalarınızı ortadan kaldırmak için güzel fikirdir. Ayrıca dolap kapaklarının içine de bu askılardan asarak yerden kazanabilirsiniz.
- Kuş kafesini içine küçük çiçek saksıları koyarak, odanızda veya balkonunuzda dekoratif şekilde sergileyebilirsiniz.

No Comments » Posted by admin / Kadın

Ağu 30th 2009 Hamilelikte kafein alımı ne tür etkiler yaratır

Farkında olmadan birçok besin ya da içecekle aldığımız kafein hamilelelik döneminde düşüğe sebep olabiliyor.Çoğumuz için sabahları bir fincan kahve içmek bir ritüel halini aldı. Üstelik bunun haklı gerekçeleri de var. Kahvenin içeriğindeki kafeinin vücudumuzda yarattığı en önemli etkiler bizi uyarması ve mutluluk hormonu olarak bilinen dopaminin salgılanmasını sağlamasıdır. Ancak kafein aşırı derecede alındığında hamileler için tehlike oluşturabilir. VKV Amerikan Hastanesi Kadın Sağlığı Ünitesi uzmanlarından Dr. Senai Aksoy hamilelikte kafein alımı hakkında en önemli soruları yanıtladı. Hamilelikte kafein alımı ne tür etkiler yaratır? İlk önce akılda tutulması gereken kafeinin bir vitamin ya da besin maddesi olmadığıdır. Kafeinin hiçbir
besleyici değeri yoktur. Yapılan çalışmalar hamilelikte yüksek miktarlarda kafein alımının günde 6 fincandan fazla kahve özellikle ikinci trimester düşükleri başta olmak üzere düşük ile ilişkili olabileceğini göstermektedir.

Hamile olmayan kadınlarda kafeinin asıl etkisi kalp ve dolaşım sistemi ile sinir sitemi ve davranışlar üzerindedir. Hamilelik ya da emzirme süresinde alınan kafein fetus ve yeni doğanda da benzer etkiler yaratır. Hamilelikte kafeinin yarı ömrü 11 saate kadar uzayabilir. Fetus da ise durum daha ürkütücüdür: 100 saat. Bu ne demektir? İçtiğiniz kahveden bebeğe geçen kafeinin yarısından fazlası 100 saat sonra bile hala daha karnınızdaki bebeğin kanında dolaşmaktadır. Bebeğiniz ne kadar küçük ise onun kafeini detoksifiye etme yeteneği de o kadar azdır.

Alınan orta düzeyde kafein anne adayında çarpıntı ve benzeri yakınmalar yaratmasa da bebeğin kalp atımlarında ve solunumunda bebek daha doğmadan da anne karnında solunum hareketleri yapar belirgin artışa neden olabilir.

Yapılan hayvan deneylerinde anne karnında orta ya da yüksek düzeyde kafeine maruz kalan fetusların beyin ağırlıklarında azalma ve beyin gelişiminde dalgalanmalar izlenmiştir. Benzer şekilde bu fetuslar da doğumdan sonra öğrenme ve hatırlama güçlükleri ortaya çıkmaktadır.

Öte yandan kafein; alkol, nikotin ve bazı diğer ilaçların kanser yapıcı etkilerini arttırmaktadır.
Öte yandan kafein bir idrar söktürücüdür. Hamilelik sırasında fazla miktarda alınımı sıvı ve kalsiyum kaybı ile dehidratasyona yol açabilir.

Özellikle yemeklerden hemen sonra alındığında bağırsaklardan demir emilimini 40 oranında azaltır ve bu demir gereksiniminizin çok yüksek olduğu hamilelik döneminde oldukça önemlidir.

Bu bilgilerin ışığında Amerikan İlaç ve Gıda Dairesi FDA 1981 yılında yayınladığı görüşünde hamile kadınların kafein içeren gıda ve içeceklerden uzak durmalarını ya da sınırlı miktarda tüketmelerini önermektedir. Yine aynı kurum gebeliğin ilk trimesterinda kesinlikle kafein alınmamasını önermekte.

Hamile kalınca kafein alımını mutlaka bırakmalı mısınız?

Her zaman değil. Aşırıya kaçmamak kaydıyla kafein içeren içeceklerin keyfine varabilirsiniz. Yapılan pek çok araştırma hamilelik sırasında alınan az ya da orta düzeyde kafeinin bebek ya da anne adayına zarar verme riskinin düşük olduğunu göstermektedir. Orta düzeyde kafein 300 – 400 mg günde 2-3 fincan granül kahveye denk gelmektedir.

Önerilenden fazla kafein almanız çok mu tehlikelidir?

Gerçekte bunun cevabını kimse tam olarak bilememektedir. Konu ile ilgili olarak elde yeterli bilimsel kanıt yoktur. Bu nedenle size bilimsel bir tavsiyede bulunamayız.

Bazı çalışmalar yüksek miktarda kafein alımının düşük, düşük doğum ağırlığı ve yarık damak yarık dudak gibi anomalilerle ilişkili olduğunu düşündürmektedir. Ancak bu çalışmalarda eksik olan nokta alkol alımı, sigara gibi bu durumlara yol açabileceği bilinen diğer risk faktörlerinin dikkate alınmamış olmasıdır.

Tüm dünyada bugün kabul gören görüş çok fazla miktarda kafein tüketiminin düşük doğum ağırlıklı bebeklere neden olabileceği ve kafeinin sadece çok yüksek dozlarda alındığında risk yaratabileceğidir.

Hangi besin maddesinde ne kadar kafein bulunur?

Kafein tahmin ettiğinizden daha fazla maddenin içinde bulunur. Örneğin çikolata ve bazı bitkisel çaylarda da kafein vardır. Bazı soğuk algınlığı ilaçları ile ağrı kesiciler de kafein içerir. Benzer şekilde alerji ilaçlarında da kafein olabilir.

Çay ve kahve gibi içeceklerin içerdiği kafein miktarı demleme ya da hazır olmasına yada kahvenin türüne göre değişebilir. Sanılanın aksine kola dışındaki pek çok meşrubatta da kafein bulunmaktadır. Aşağıdaki tabloyu inceleyerek sık tüketilen bazı maddelerin kafein içeriklerini kontrol edebilirsiniz. Sonuçta aslında farkında olmadan ne kadar fazla kafein aldığınızı göreceksiniz.

Filtre kahve 1 fincan 135-200 mg
Espresso 1 fincan 100 mg
Cappuccino 1 fincan 100 mg
Hazır kahve 150 cc 57 mg
Türk kahvesi 1 fincan 57 mg
Dekaf. kahve 150 cc 5 mg
Demleme çay 175 cc 20 – 110 mg
Ice Tea 330 cc 70 mg
Hazır çay 200 cc 30 mg
Kola 1 Kutu 30 – 56 mg
Diyet Kola 1 Kutu 38 – 45 mg
Meşrubat 1 Kutu 50 mg civarı
Meyveli gazoz 1 Kutu 0 mg
Çikolata 60 gram 10 – 50 mg
Kakao 1 küçük fincan 4 mg

Bazı ağrı kesici ve soğuk algınlığı ilaçlarıın ise 1 tanesi en az 30 mg kafein içerir.

Hamilelikte kafein alımını nasıl kontrol edebilirsiniz?

Gün içinde aldığınız kafein miktarını bazı küçük değişikliklerle azaltabilirsiniz. Örneğin sallama çay içiyorsanız poşeti suda 5 dakika yerine 1 dakika bekleterek kafein oranını yarı yarıya azaltmanız mümkündür. Bitkisel çay tercih ediyorsanız mutlaka kutusundaki uyarıcı etiketleri kontrol edin. İçindeki kafein ve diğer maddelerin miktarını kutusunda yazmayan markları tercih etmeyin. Bu şekilde hamilelikte kullanılması sakıncalı olabilecek katkı maddeleri içermediğinden de emin olabilirsiniz.

Eğer kahve sizi zihinsel açıdan rahatlatıyorsa, ya da sabah ritüeliniz ise kafeinsiz kahveleri tercih etmeye çalışın.

No Comments » Posted by admin / Hamilelik Dönemi

Next »

TurkiyeMirc Internet Hizmetleri
© Kadınlar Hakkında HerSey
Sohbet | Chat | Sohbet | Video | Haber | mIRC | Kadin | mIRC |