Sohbet | Chat | Sohbet | Video | Haber | Mirc | Kadin | Cocuk |

Aylık Arşiv: Nisan 2010 - Page 2

Saçlar nasıl daha hızlı uzar!

Hızla Saç Uzatma Doğal Kürünün Hazırlanışı:

1 tutam kadar sinemakiyi, bir çay kadar bardağı suyla kaynatıyoruz.

Daha sonra bu kaynamış olan karışımı süzdükten sonra ılınıncaya kadar içine 1 tatlı kaşığı badem yağı ve 1 bemiks ampülü kırıp içine dökere karıştırıyoruz.

Bu karışımı sadece saç diplerinize uygulayarak masaj şeklinde yediriyoruz ve yarım saat süre ile bekledikten sonra saçlarınızı yıkayabilirsiniz.

Bu karışımı haftada bir uygulamanız gerekiyor. Bu saç uzatma tavsiyesini düzenli olarak yaptığınız takdirde faydasını hemen göreceksiniz. Özellikle de 1 aydan sonra saçlarınız kendine gelecek ve daha da hızlı uzamaya başlıyacaktır.

Kepeğe bitkisel çözüm!

Saçlarınızdaki kepeği geçirmekte zorlanıyor ve şampuanla da geçiremiyorsanız, veya şampuana alerjiniz var ise, mükemmel destekleyici bitkisel kür ile kısa zamanda saçlarınızdaki inatçı kepekleri yok edebilirsiniz. Burada önerilen destekleyici kür ısırganın doğru türüdür.

Bu bitkinin kullanım süresi yaklaşık 1.5 aydır. Bir kürlük miktar 1.5 ay kullanılır ve yaklaşık 75 g dır.

Kür: Saçlara canlılık ve parlaklık vermek ve kepeği önlemek
Bu amaçla ısırgan otunu kuru veya taze olarak kullanabilirsiniz. Bir tutam ısırgan otunu (yaklaşık 4-5 gram) 750 ml kaynamakta olan suda dört dakika hafif ateşte haşlayınız. Soğuduktan sonra süzünüz. Eğer saçlarınız temiz ise ısırgan otu suyu ile yıkayınız. Yarım saat etki ettiriniz. Daha sonra sadece su ile yıkayıp kurulayınız. Eğer saçınız kirli ise önce şampuan veya sabunla yıkayınız. Daha sonra hazırladığınız ısırgan otu suyunu saçlarınıza yarım saat etki ettiriniz ve sadece suyla yıkayıp kurulayınız. Bu uygulama ile saçlarınıza, canlılık, parlaklık kazandırmış olursunuz. Aynı zamanda kepeklenmeyi de önlemiş olursunuz.

Yeni doğan bebeklerin ilk hafta gelişimi!

Eskiden “yeni doğan” bebeklerin, tuhaf reflekslere sahip, minyatür insanlar olduğunu düşünürdük. Ancak, yapılan gözlem ve araştırmalar, onların düşündüğümüzün çok ötesinde özelliklere sahip olduklarını gösteriyor.

Bebek doğumdan önce, yani fetus halindeyken bile ışık, ses ve ısı değişimlerine karşı duyarlıdır ve hamileliğin son haftalarında parmağını emmektedir. Sinir sistemi henüz bütünüyle tamamlanmamış olsa da, doğduğunda tüm ana organları faaliyettedir. Beynin ilk gelişimi konusunda yapılan son araştırmalar, bebek beyninin hem ana rahminde, hem de doğumdan sonraki birkaç yıl boyunca hızla geliştiğini göstermektedir.

Bebeğiniz ilk bakışta gözünüze çok güzel görünmeyebilir. Yüzü tuhaf renkte ve dolguncadır, gözlerinin altı şiştir ve vücudu daha sonra kaybolan ve “lanugo” dediğimiz tüylerle doludur. Cildi ise çoğunlukla beyaz, ağdalı bir madde olan ve bebeğin doğum kanalından geçmesini kolaylaştıran “verniks” ile kaplıdır, ancak doğum sonrası yapılan ilk banyo ile verniks kısmen vücuttan atılır. Kalanı ise sonraki 24 saat içinde bebeğin cildi tarafından emilir.

1 HAFTA SONRA BEBEĞİNİZ İLK GÜNLERDE KAYBETTİĞİ AĞIRLIĞIN BÎR KISMINI GERİ ALACAKTIR.

Bebeğinizin görünümü karşısında şaşkınlık ve hayal kırıklığına uğramış olabilirsiniz ancak unutmayın ki bu görüntüsü tamamen geçicidir ve hem bunca zaman içinde kaldığı ana rahminin koşulları, hem de doğum sırasında yaşadığı sıkıntı göz önüne alındığında çok da kötü sayılmaz.

Doğum sonrasında bebeğin ağırlığı genellikle 2.8 ila 4.5 kg arasındadır. Bu değerlerin biraz altında ya da üstünde olması da normaldir. Boyu ise 46 ila 52 cm. arasındadır. Dakikadaki nefes alış ve kalp atış sayısı bir yetişkinin hemen hemen iki katı kadardır. Ancak bu da bebeğin yapısına, hareket ve heyecanına bağlı olarak değişkenlik gösterebilir.

Yeni doğan bir bebeğin kafası vücuduna oranla epey büyüktür ve vücudunun neredeyse dörtte birini oluşturur; bu büyüklük bebeğin annenin doğum kanalından geçmesini zorlaştırır. Doğa, bebeğin kafasının doğuma adapte olmasını sağlamıştır; doğum sırasında bebeğin kafası kanaldan geçebilecek şekle girer. Bu şekillenme sırasında bazen bebeğin kafası külahı andıran bir biçim alabilir. Birkaç gün İçinde kafa normal şeklini alacaktır. Bütün bebeklerin kafalarının tepesinde yumuşak noktalar vardır. Bu noktalar kemiklerin büyüme yerleridir. Bu noktalara dokunmaktan korkmayın, bunlar kafayı ve beyni koruyan kalın bir dokuyla kaplıdır.

Yeni doğmuş bir bebeğin cildi genellikle buruşuk ve sarkıktır ancak birkaç gün içinde özellikle el ve ayakların üzerindeki deri kuruyup pul pul dökülür.

Yeni doğan bebeğiniz cildi mavimsi bir renge sahip olabilir, bu duruma tıp dilinde siyanosis (cyanosis) denir. Bunun nedeni solunum yolları ve akciğerlerinin hala sıvı ve çeşitli salgılarla dolu olmasıdır. Bebek, anne kamında su içinde olduğundan ve sürekli nefes alıp verdiğinden tüm solunum yolu bu sıvıyla doludur. Bebek doğum kanalından geçerken bu sıvının büyük bir kısmı ağız ve burun yoluyla atılır. Yine de doğumdan sonra akciğerde hala atılamamış bir miktar salgı ve sıvı kalabilir. Ancak burada bilmeniz gereken bebeğinizin oldukça gelişmiş bir hapşırma ve öksürme refleksi olduğudur. Bu refleks, bebeğin solunum yolunu temizleyerek açık tutar ve tıkanmasını önler. Her ne kadar öksürme ve hapşırma sırasında nefes alması durur gibi gözükse de nefes alamama gibi bir tehlike yoktur.

Sarılık, yeni doğan bebeklerde çok sık görülen bir durumdur ve sağlıklı doğan bebeklerin yüzde 25′inden fazlasında görülür. Bu duruma bilirubin denilen, kanla taşınan ve deride, dudak ve ağız içinde ve gözlerin beyaz yerlerinde yer alan sarı bir pigment neden olur. Sonuç olarak vücudun bu kesimleri sarı renkli görünür. Kanda bilirubin miktannı artıran herhangi bir şey sarılığa neden olabilir.

Yeni doğanlarda sarılık iki şekilde görülür: fizyolojik sarılık veya kan grubu uyumsuzluğunun neden olduğu hemolotik sarılık. Fizyolojik sarılık bebeğin derisinin ve göz akının doğumun üçüncü gününden itibaren sararmasıyla ortaya çıkar. Bu zararsız durum sekiz ila on gün arasında yavaş yavaş kaybolur ve özel bir tedavi gerektirmez. Bu durum bebeğin karaciğerinin biluribini vücuttan atabilecek kadar olgunlaşmamış olmasından kaynaklanır.

Hemolitik sarılık ise anne ile bebeğin kan gruplarının uyumsuzluğu sonucunda ortaya çıkar. Yaygın tedavi şekli bebeği bir iki gün kadar Horasan tarzı ışınlara tutarak fazla biliribunin yok edilmesidir. Böylelikle karaciğere daha az yük binmesi sağlanır.

Her ne kadar dünyanın en güzel bebeğini doğurduğunuza inansanız da, etrafınızda, size çocuğun farklı bir tarafını gösterenler çıkacaktır. Kimi bebeğin göğüslerinin tuhaf şekilde büyük olduğunu (bu anne hormonlarının bebeğe geçmesi sonucu oluşur ve birkaç ay içinde kaybolur), kimi de erkek bebeğin devamlı ereksiyon olduğunu ima edebilir. Bu çok sık rastlanan durum genelde uyku halinde veya uyanıkken olabilir ve genelde dışkı veya safra kesesinin baskı yapmasından kaynaklanır.

Bebeğin tuhaf hareketleri – kimi zaman da hareketsizliği- kuşku uyandırabilir. Örneğin ani irkilme refleksleri kimi zaman endişe yaratır. İrkilmeler yaklaşık her iki üç dakikada bir, özellikle “derin uyku” anlarında oluşur.

Diğer sık gözlemlenen hareket ise Moro Refleksi’dir. Yeni doğan bebek bazen ellerini aniden dışarı doğru savurur ve sonra tekrar omuzlarına doğru geri çeker. Bu ve buna benzer ani hareketler genelde ilk iki ay içinde kaybolur. Moro Refleksi uyku sırasında ya da uyanıkken gözlenebilir. Ancak ilk zamanlarda değişken olan sinir sistemi bir kısır döngü yaratabilir: ağlamak bebeğin irkilmesine neden olur; irkilmek de daha çok ağlamasına. Bu zinciri kırmak için en sık kullanılan yöntem bebeğin kol veya bacağı gibi bir uzvunu sıkıca tutmak, bebeği kundaklamak veya sıkıca sarmaktır.

Arama ve emme refleksleri bebek için yaşamsal önem taşır. Bu refleksler olmadan bebek beslenemez. Bazen emme refleksini harekete geçirmek için ağzının üstüne veya yanağına hafifçe dokunmanız gerekebilir. Bebeğin koku alma duyusu ise annesini 24 saatin sonunda hissedebilecek ve yemeğin kaynağını algılayacak kadar gelişmiştir.

Emziren annenin sütü, ilk günlerde onu her türlü enfeksiyondan koruyacak protein ve antikorlardan oluşan sarımsı bir sıvı şeklindedir (kolastium). Bu şekilde, anne sütü artana kadar, doğa, bebeğin açlık duygusuyla başedebilmesini sağlar ve onu enfeksiyonlara karşı korumuş olur. Bebeklerin çoğu yaşamlarını devam ettirecek yeterlilikte yağ, şeker ve sıvı deposuyla doğarlar.

Yeni doğmuş bebeklerde ilk birkaç gün beslenme konusunda isteksizlik görülebilir. Bebek beslenme esnasında sık sık boğazına takılan “mukus” dediğimiz salgılar yüzünden kusacaktır. Emme içgüdüsü derhal devreye girdiği halde bebek bazen yutma güçlüğü çekebilir, bu da anne ve babayı endişelendirir. Unutmayın ki yaşamın ilk dört ayında, bebeğiniz için en mükemmel ürün anne sütüdür. Sütü çabuk getirebilmek için bebek ilk saatten itibaren sık sık emzirilmelidir.

Ağlama tarzı da, diğer birçok şey gibi her bebekte farklılık gösterir. Bazısı uzun, hırslı çığlıklar atar; bazısı ise sık ancak sessiz ağlar. Her ne kadar başlangıç ve bitişler birbirine benzese de, ağlamaların genel bir süresi yoktur.

Kusur kaş makyajı!

kaş şekillendirme
beyaz bir kaş kalemiyle kaşınızın başlamasını ve bitmesini istediğiniz sınırları belirleyin. ince asetat benzeri bir kalıba ölçülü kaş biçimini çizin.

kalıbı daha önce kaşınıza belirlediğiniz başlangıç ve bitiş noktalarına göre kaşınızın üzerine yerleştirin.

kaşınızı kalıbın biçimine göre tarayın. bu adım kaşın istenen şekle yerleşmesi açısından mühimdir.

yine beyaz kaş kalemi yardımıyla kalıba göre kaşınızın olmasını istediğiniz biçimi kaşınıza çizin.

kalıbı çıkarıp çizimin dışında kalan kaşlarınızı bir cımbız aracılığıyla iyice alıp temizleyin. beyaz kalem çizgisini de temizleyin.

kaşınıza bakımını yapmak için kaş jeli veya besleyici krem sürün ve iyice yedirin. kaş fırçasıyla kaşlarınızın biçimini iyice yerine oturtun.

kaşınızın renginde bir kalemle kenarlarını iyice belirleyin. bu işlem kaşınızın şeklinin net ve belirgin olmasına yardımcı olur.

kaş koyulaştırma
kaşın başlayıp bitmesini istediğiniz noktaları işaretleyin.kaşın baş kısmı yuvarlanarak yapılır. ince asetat benzeri bir kalıba ölçülü kaş biçimini çizin.

kalıbı daha önce kaşınıza belirlediğiniz başlangıç ve bitiş noktalarına göre kaşınızın üzerine yerleştirin.

ufak ve yumuşak darbelerle kaş oluşturulacak bölgeye ten renginize ideal kaş pudrası uygulayın. kaşın iyi çizilmesi için koyudan açık renge karışım yapın.

kalıbı çıkarıp küçük bir pamuk yardımıyla kaş pudrasının iyice karışıp yayılmasını sağlayın.

kaş dolgunlaştırma
kaşınızın başlamasını ve bitmesini istediğiniz bölgeyi beyaz kaş kalemiyle işaretleyin. ince asetat benzeri bir kalıba ölçülü kaş biçimini çizin.

kalıbı daha önce kaşınıza belirlediğiniz başlangıç ve bitiş noktalarına göre kaşınızın üzerine yerleştirin.

kaş fırçası yardımıyla ve yumuşak darbelerle kalıp boyunca kaş renginizle uyumlu kaş pudrasını uygulayın.

küçük bir pamuk veya küçük bir sünger fırça yardımıyla kenarları homojenleştirip fazla pudrayı temizleyin.

kaç oluşturma
işleme başlamadan aynaya bakarak kaşın iki ucuyla yüksekliğini beyaz kaş kalemi ile belirleyin. işlem bittiğinde kaş kalemi basitçe silinir.

ince asetat benzeri bir kalıba ölçülü kaş biçimini çizip kalıbı daha önce kaşınıza belirlediğiniz başlangıç ve bitiş noktalarına göre kaşınıza yerleştirin.

kalıp boyunca kaşı önce hafifçe beyaz kaş kalemiyle çizip bir baz oluşturun. bu adım daha sonra süreceğiniz pudranın daha iyi tutmasını temin eder.

kalıbı iyice bastırarak ince tüylü bir kaş fırçası yardımıyla bölgeyi ideal renkte bir kaş pudrasıyla sıvayın.

kalıbı çıkarıp görüntüyü homojenleştirmek için ufak bir pamukla fazlalıkları temizleyip kenarları belirginleştirin.

yeni kaş oluşturma
başlamadan önceki kaş bu formdadır. istenen yeni şeklin kavisli ve çekik olduğunu farz ederek adımları uygulayalım:

kaşları ıslatın. fırçayla bütün kaşın iyice ıslanmasını sağlayın. böylelikle kaşın üstünde daha kolay çalışılabilecektir.

ince asetat benzeri bir kalıba ölçülü kaş biçimini çizip ıslak kaşa yerleştirin. kalıbın üzerinden kaşı yukarı doğru tarayın.

kalıbın arasından bakarak şeklin kaş bulunmayan bölümlerine ideal renkte kaş pudrası sürün.

işlemin sağlamlaştırılması için kaşa jel sürüp istenen biçimi verebilmek için tekrar bir kaş fırçasıyla tarayın.

kalıbı çıkarın. jelin kurumasını bekleyin. kavisin altında kalıp gözü rahatsız eden kaşları cımbızla alın.

işte… bir öncekiyle ilgisi bile olmayan yeni kaş şekliniz!

fazla alınmış kaşı düzeltme
kaşın başlayıp bitmesini istediğiniz noktaları işaretleyin. ince asetat benzeri bir kalıba ölçülü kaş biçimini çizin.

kalıbı daha önce kaşınıza belirlediğiniz başlangıç ve bitiş noktalarına göre kaşınızın üzerine yerleştirin.

saç renginize uyumlu bir kaş pudrası seçin. kalıp boyunca pudrayı fırçayla uygulayın. bir pamuk veya sünger yardımıyla rengi homojenleştirin.

oluşturduğunuz şeklin dışında kalan kaşları alın. böylece tekrardan uzamaya başlayan kaşlar da kötü görünmeyecektir.