Sohbet | Chat | Sohbet | Video | Haber | Mirc | Kadin | Cocuk |

Aylık Arşiv: Temmuz 2010 - Page 2

Kadın Sorunları Kadın Dertleri Kadın İtirafları

Bana yapmadığı işkence yok !

Bilge nine,
Ben 25 yaşında bir genç kızım. Kendi başıma  bir sitede oturuyorum ve büyük bir kuruluşta çalışıyorum.Ailem şehir dışında ve bana çok güvenirler.Ama ben onların güvenlerini boşa çıkardım. 6 ay önce bir gençle tanıştım ve benimle evlenmek istediğini söyleyince ona kandım.Bir süredir benim evimde kalıyor ama ilk günlerdeki o sakin, uysal adam gitti sanki bir manyak çıktı ortaya. Beni apartmanın merdivenlerinden sürükleyerek indirdi ve ağzımı burnumu kan içinde bıraktı. Sebep ise çok komik, gezmeye gtmek istememem…Ondan sonra da evimin balkonunun baktığı tarafa güllerle benim adımı yazdı.Bütün site adamın bu jestine hayran kaldı ama  geçen gün de beni bıçakla tehdit etti.Kendimi tehlikede hissdiyorum ama ailemede bir şey diyemiyorum. Ondan kurtulamıyorum, çünkü beni bırakmıyor. Ben ne yapacağım ?

           Ah yavrum ah ! ne yapıyorsun sen ?Bu adamın normal olduğundan emin misin ?Sana bunca işkence yapan, bir de üstüne bıçak çeken adamla hala nasıl beraber kalabiliyorsun ?Onun psikolojik tedaviye ihtiyacı olabilir. Hayat bu kadar kolay elden çıkarılacak br şey değil evladım.Psikolojik sorunları var belli ki. Bu adamla sonun olur mu sence ? Her an her şey beklenir. Ailene söyleyemiyorsan, polisten yardım iste kızım.Başka bir yere gidebilirsen git.Bana kalırsa o adamdan olabildiğince uzaklaş.Anlattıkların bana hiç de akıllıca gelmedi…

Kadın sorunları Kadın dertleri kadınlar ne ister kadınların sıkıntısı

Bana yardım edin lütfen !

Bilge nine,

Evleneli 17 sene oldu neredeyse… Şimdiye kadar kendimi bu kadar kötü hissettiğim bir olay daha olmadı. Eşimin çalıştığı bir iş yerindeki bir kız, ona çok yaklaşıyor. Ben bunu bir kaç kere toplantılarda filan denk geldiğim için farkettim. Kadın eşimi etkisi altına almış. İşin tuhafı, o işyerindeki bir çok adam büyülenmiş gibi. İnanamıyorum, dehşet içindeyim. Bu kadın onlara ne yapmış olabilir bilmiyorum. Eşimin o kadını oradan çıkarma yetkisi olmasına rağmen, yapamazmış gibi davranıp, öyle konuşması beni delirtiyor. “Sen yanlış anlıyorsun, öyle bir şey yok” vs demesi ise kafamı karıştırıyor. Bu kadın hakkında araştırma yaptım ve şunu biliyorum ki, bu kadın çalıştığı yerlerde hep aynı şeyi yapmış. En son çalıştığı yerde ise bir karı kocanın ayrılmasına sebep olmuş. Peki benim aptal kocam niye bu olayı anlayamıyor ?

Kızım,

Erkekler, biz kadınlar gibi bakamıyorlar olaylara ne yazık ki… Bazı kadınlar da rahat durmuyorlar be evladım. Ne yapıp edip erkekleri yoldan çıkarıyorlar. Bunlarda bizim hemcinslerimiz. Bunu inkar edemeyiz. Ama şunu söylemek istiyorum ki, bunun gibi olaylara çok sık rastlanıyor hayatta. O sebepten kendin halledemiyorsan, eşinin de dinleyeceğini düşündüğün bir aile büyüğünü araya sok. Olayın tam olarak ne olduğunu sen de iyice anlamaya çalış. Belki de büyüttüğün gibi bir şey değildir. İnşallah en kısa zamanda çözersin olayı…

Kadın İtirafları

Her sene aynı şeyi yaşıyoruz

Bilge nine,

Evleneli 12 sene oldu. Ama biz daha eşimle birlikte tatile çıkmayı başaramadık. Tatil deyince hemen köyün yolunu tutuyor. İyi güzel köy de lazım tabi ama insan bir kere de yahu be kadın bu senede denize gidelim demez mi ? Köylerinde 15 gün misafirklere çay yap, kahve yap, yemek hazırla belim çıkıyor valla.Artık canım daralıyor.Bir kerecik olsun hadi hanım, 3 -4 gün bir deniz kıyısına gidelim dese ölür mü ? Ben mızıldanmaya başlayınca da kavga çıkarıyor. Bütün tatil boyunca onun anası, bAbası, akrabaları ve köylüleri ile birlikte olmaktan bıktım usandım.

Sevgili kızım,

Erkeklerin böyle bir halleri vardır.Türkiye’de tatil olgusu henüz oturmuş değil ne yazık ki ! Eşin de bu işe biraz zor alışacağa benziyor. Ama sen de hemen sinirlenme ! Bu 15 günlük tatilin 3-4 gününü de başka bir yerde geçirelim, ben de biraz dinleneyim desen, biraz ılımlı söylese bunu, olmaz mı ?Kültür olarak buna alışmış bir adamı bundan birdenbire vazgeçiremezsin evladım. O yüzden alıştıra alıştıra yapmalısın bunu.Bir kaç günle başlayıp, uzun bir zamana yayabilirsin. Benden sana tavsiye, huzursuzluk çıkarmadan bu işi hallet.

Katarine ve Baltacı Mehmet Paşa Masalıyla tarih öğrenilmez

Katarine ve Baltacı Mehmet Paşa Masalıyla tarih öğrenilmez

 

Herkesin bildiği ve genel olarak da, tarih öykülerinde (dinsel öğretilerin dışında), en çok bilinen, anonim bir masaldır Baltacı ve Katarine öyküsü. Ama bizler, yıllarca bu tür masallarla avutulduk.

Tarih 1711 Prut Savaşını Ruslar kaybetmek üzere. Rus ordusunun üzerine gidilse, bataklıkta yok olacaklar. Rus Çarı bize göre deli, kendilerine göre Büyük Petronun aklına dahiyane! bir fikir, gelir. Karısı Katerinayı allar pullar, Osmanlı kumandanı Baltacı Mehmet Paşanın çadırına yollar. Tarihçilerimize göre Katarine ile Baltacı Mehmet Paşa çadırda halvet olurlar. Sözüm ona, Baltacının aklı başından gider. Katarinenin cilvelerine, yapılan masraf, çekilen çileler, verilen şehitler feda edilerek! orduya geri çekil emrini verir.

Yıl 1711. Neredeyse 250 yıl sonra, 1950’lı yıllara girerken, her genç gibi, bu tablo benim de hayalimi süsler, fantezilerimde yer alırdı.

Bu baştan sona uydurulmuş yalanın, biraz dibini eşeleyelim. Tarihte hiçbir ulus ya da tarih yazarı kendi sadrazamına, ordu komutanına böylesine alçakçasına bir iftira atmamıştır. Paşamızı uçkuruna düşkün bir zavallı gibi tarihine mal etmemiştir. Bu olayın yalanına gelince: 1711 yılında fotoğraf makinesi henüz keşfedilmemişti. Bizimkilerden, Katarinanın kendini değil, resmini gören bir kişi bile yoktu.

Çar Petersburgta oturuyor. Katarinayı saraydan çağırsa, günlerce yolculuk yapacak, bu bir yana, ya Baltacı Katarineyi geri vermezse ya onu savaş ganimeti sayarsa! Bir Çar ve Çariçe, böyle bir maceraya nasıl katılabilir? Bu Rus tarihini de allak bullak etmek demektir.

Eğer Baltacı paşamıza bir kadın gönderilmişse, bu bir savaş oyunudur. Katarina diye bir başka kadın, bir Rus fahişesi gönderilmiştir.

Bunu yazan tarihçi Bunları bilmiyor muydu? Ya da biliyordu da, kendi cinsel zaafları uğruna, tarihin gerçekleriyle oynuyor muydu. Oysa bu hayali olayına şöyle devam etseydi:
“Katarina çadıra geldiğinde Baltacı Mehmet Paşamız seferin tarihini yazan yetkiliyi çağırdı ve ona: “Söyleyeceklerim iki ruhsa (örnek) yaz. Birinci Çar hazretlerine, ötekini Osmanlı sarayının arşivine gönderelim” dedikten sonra:

Sayın Çar hazretleri,

Biz savaşta kazanırız, kaybederiz, ölürüz, öldürürüz. Bunlar savaşın dili, kuralıdır. Ancak düşmanımız da olsa, onun harim’i ismetine dokunmaz, harama uçkur çözmeyiz. Emanetiniz olduğu gibi geri gönderilmiştir” deseydi…

Acaba bizim tarih bilincimiz daha farklı olmaz mıydı? Bir savaşın, kazanılan bir zaferin, bir kadına feda edilemeyeceği biçiminde donatılsaydı kimliklerimiz nasıl gelişirdi? Ya da zamanımızda, Nataşalar için ineklerini, tarlalarını satan, paralarını, altınlarını harcayan ve de canlarını feda eden erkeklerimizin oranı ne olurdu?..

Sadece düşünelim yeter.

Not: Bundan böyle bu sayfada okuyacağınız tarihsel olaylar kopya ya da çakma değildir. Benim araştırmam ve yorumumdur.

Saygılarımla

Dr. Haydar Dümen
Nöroloji ve Psikiyatri Uzmanı