Sohbet | Chat | Sohbet | Video | Haber | Mirc | Kadin | Cocuk |

Aylık Arşiv: Eylül 2010 - Page 2

İlk mikroIVF bebek dünyaya geldi

İlk mikroIVF bebek dünyaya geldi

İnfertilite (kısırlık) tedavisinde klasik tedavi yöntemlerine alfernatif olarak geliştirilen MikroIVf uygulamasında ilk doğum gerçekleşti.

Tekniği Türkiye’ de ilk kez uygulayan Maya Tüp Bebek Merkezi’ nin Tıbbi direktörü Op.Dr. Osman Denizhan Özgün; “Daha önce aşılama yöntemi uygulanmış ancak olumlu sonuç alınamamış Yasemin-Fatih Topaloğlu çiftine MikroIvf tedavisi uyguladık, ülkemizde ilk kez uygulanan bu yöntem ile sağlıklı bir gebelik elde edildi ve Mikroivf nin ilk bebeği dünyaya geldi, ilerleyen aylarda diğer MikroIVF tedavilerinin sonuçlarını da yayınlamayı planlıyoruz” dedi.

Aşılama tedavisine alternatif olarak uygulanan MikroIVF ile gebelik şansı iki katına çıkarılabiliyor. Yöntemde Mikroenjeksiyon tekniğine göre daha az ilaç kullanılıyor ve maliyeti daha düşük oluyor. Bu nedenle MikroIVF tedavisi, aşılama yerine daha yüksek başarı oranı isteyen ve maddi problemler yüzünden Tüp Bebek ve Mikroenjeksiyon uygulamalarına ulaşamayan çiftler için umut vaat ediyor.

İnfertil çiftlerin tıbbi durumlarına en uygun tedavileri belirleme konusunda titizlikle çalıştıklarını belirten Dr.Özgün, “Uyguladığımız yeni ve doğru tedavi yöntemleri ile Türkiye’ de yardımcı üreme teknikleri ile elde edilen gebelik oranlarını artırmayı hedefliyoruz” dedi.

Kadın ve Kadın

kadın sorunları sistit

Önce tuvalete gitme arzusu yaratan hafif bir sızı… Sonra tuvaletten çıkmanızı engelleyen ‘bitmedi’ duygusu. Ardından dozu gittikçe artan amansız bir sancı. Tanıdık geldi mi?

Halk arasında ‘idrar zoru’ diye de adlandırılan ’sistit’ hemen her kadının sorunu. Hastalık en basit tanımıyla ‘bir enfeksiyon sonucu idrar kesesinin iltihaplanması’. Ancak yarattığı zorlukların yanı sıra neden olabileceği ciddi sorunlar dikkate alındığında ‘ayaklarını susak tut geçer’ düşüncesi yetersiz kalıyor.

Neden oluyor?

Kadın anatomisi, bulaşıcı hastalıklara maruz kalma ‘konusunda daha ‘açık’ bir yapıya sahip. Bu yüzden idrar yollarında ya da üreme organlarında yaşanabilecek enfeksiyon riski olan hastalıkların sayısı oldukça fazla. Bu konuda özenli olmamak sistitin ortaya çıkması için en büyük etken. Mesela ortak kullanıma açık bir tuvalet ya da sentetik kumaştan yapıldığı için aslında bir bakteri yuvası olan iç çamaşırınız sistite neden olabiliyor. İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Tuncay Filiz’in verdiği bilgilere göre sistite yol açan diğer sebeplerse şunlar:

> İlişki esnasında veya genital temizliğin az olduğu durumlarda,

> Uzun süre idrann tutulması,

> İdrar yollarım daraltan hastalıklar sebebiyle,

> Menopoz döneminde görülen düşük östrojen seviyesi nedeniyle…

Sistitin en sık rastlanan sebebi ‘Escherichia Coli’ (E.Koli) adlı bakteriler. Bu bakterilerin en önemli Özelliği çok hızlı üremeleri. Normalde bu bakteriler üreme organları ve anüs bölgesinde yaşamakta. Bazen alt idrar yollarını aşarak mesaneye ulaşıyorlar. Mesaneye ulaşan bakteriler idrar ile dışan atılıyor. Ancak mesaneye gelen bakteri sayısı atılandan fazla ise mesanede ve daha sonraki aşamada böbreklerde İltihaplanmaya yol açabiliyor…

Uzmanlara göre kadınların yüzde 20’si hayatları boyunca en az bir kez sistite yakalanıyor. Eğer doğru önlem alınmazsa, hastalık kadının hayatını karartan bir hale dönüşüyor… Sistitin en kötü tarafı mesanenizde idrar olmadığı halde yaşadığınız yanma hissinin sizi tuvalete gitmeye zorlaması ve idrar çıkışı sırasında canınızın çok yanması. Sorunu sadece antibiyotikle çözmeye çalışmak, bakterilerden tam anlamıyla kurtulmak hemen mümkün olmadığından kronik bir hal alabiliyor hatta hastalık böbrekleri etkileyebiliyor, hamilelik sürecinde sorunlara yol açabiliyor.

Basit bir enfeksiyon vakası gibi görünse de sistit ihmal edildiğinde hayatınızı karartan bir kabusa dönüşebilir. Birçok kadın için ‘geçici’ bir sorundan öteye gidemeyen bu hastalığın kronikleşmesi ve bıraktığı kalıcı hasarlar çocuk sahibi olmanızı dahi engelleyebilir!

Belirtileri ve Tedavisi nedir ?

Bazen alt idrar yollarını aşarak mesaneye ulaşıyorlar. Mesaneye ulaşan bakteriler idrar ile dışan atı¬lıyor. Ancak mesaneye gelen bakte¬ri sayısı atılandan fazla ise mesane¬de ve daha sonraki aşamada böb¬reklerde İltihaplanmaya yol açabiliyor… Uzmanlara göre kadınların yüzde 20’si hayatları boyunca en az ı bir kez sistite yakalanıyor. Eğer doğ¬ru önlem alınmazsa, hastalık kadı¬nın hayatım karartan bir hale dönüşüyor… Sistitin en kötü tarafı mesa¬nenizde idrar olmadığı halde yaşa¬dığınız yanma hissinin sizi tuvalete gitmeye zorlaması ve idrar çıkışı sı¬rasında canınızın çok yanması. So¬runu sadece antibiyotikle çözmeye çalışmak, bakterilerden tam anla¬mıyla kurtulmak hemen mümkün olmadığından kronik bir hal alabiliyor hatta hastalık böbrekleri etkile¬yebiliyor, hamilelik sürecinde sorunlara yol açabiliyor.
Belirtiler ve tedavi
Hastalığın ilk aşamada belirtileri kişiye göre değişse de genel an¬lamda aynı çizgide ilerliyor. İdrar çıkışı esnasında yanma ve sızı (bu idrar yaptıktan sonra da sürebilir), sık idrara çıkma, kasıklarda ve anüste ağn, ateş, terleme, yorgun¬luk, kusma ve bulantı, cinsel ilişki esnasında ağn hissi hastalığın belirtileri olarak karşımıza çıkıyor.

Bunların hepsinden muzdarip olmayabilirsiniz. Ama en çok görülen ve sist,te yakalandığınızı haber veren şey, genelde sık ve ağrılı tuvalete çıkma oluyor. Her hastalık gibi sistit de ancak doktor kontrolünde tedavi edilebilir. Genelde tedavi antibiyotikler yoluyla gerçekleşiyor. Ancak bu yine doktorunuzun sizin için uygun gördüğü antibiyotik olmalı ve düzenli kullanılmalı. Sistit konusunda yapılan en büyük hata belirtiler ortadan kalkar kalkmaz hastalığın iyileştiğine kanaat getirip ilaçları bırakmak. Bu bakteriler tamamen yok olmadan tedaviyi sonlandırdığınız için hastalığın tekrarlamasına ve kronik bir hal almasına yol açıyor. Alabileceğiniz önlemleri ise şu şekilde sıralayabiliriz:

> Tuvaletten sonra genital bölge temizliğini ‘önden arkaya doğru’ yapın. Böylece bakterilerin idrar yollarına girmesini engellersiniz.

> İdrannızı tutmayın ve olabildiği kadar sık yapın. Böylece bakterileri dışan atarsınız. Ayrıca bol bol su içmek idrar çıkışını dolayısıyla
bakterilerin atılımını artırır.

> Cinsel ilişkiden sonraki on dakika içerisinde mutlaka idrarınızı yapmaya çalışın.

> Sentetik kumaşlardan kaçının ve fazla ’sıkı’ iç çamaşırlan giymemeye özen gösterin. Nem bakterilerin üremesini kolaylaştırır.

> Her gün mutlaka iç çamaşırınızı değiştirin ve pamuklu iç çamaşırları tercih edin.

Uygun tedavi ile sistit belirtileri 24 saat içinde kaybolur. Ancak hastalığın gidişatı etken mikrobun cinsine, risk faktörlerin giderilmesine bağlı. Belirtiler kaybolsa da tedavinize doktorunuzun belirlediği şekilde devam etmelisiniz.

İdrar kaçırmaya son!

Türkiye’de kadınların yüzde 15-17’sinin idrar kaçırma sorunu yaşadığı ve bu sorunun yaklaşık 20 dakika süren cerrahi müdahale ile tedavi edilebildiği bildirildi.

Kendi haline bırakmayın!

Jinekoloji ve Obstetrik Derneği Genel Sekreteri, Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Prof. Dr. İsmail Mete İtil, idrar kaçırmanın, yaşamı tehdit eden bir sağlık sorunu olmadığını ancak tedavi yerine kendi haline bırakıldığında yaşam kalitesini bozan ve depresyona sürükleyen kronik bir hastalığa dönüştüğünü söyledi.

Yaşlılığın bir parçası değil!

İdrar kaçırma sorunun genellikle orta yaştan sonra görülmeye başladığını, menopozla birlikte görülme sıklığının arttığını belirten İtil, sorunun, yaşlılığın bir parçası olarak görülmemesi gerektiğini, tedavi seçeneklerinin bulunduğunu vurguladı.

Kadınsal sorunlara çözümler…

İtil, yapılan çalışmalara göre, “Türkiye’de kadınların yaklaşık yüzde 15-17’sinin idrar kaçırma sorunu yaşadığının tespit edildiğini” ifade ederek, “Bu, birçok kronik hastalıktan daha yüksek bir orandır. Bu kadınların birçoğu, ya sorununun halledilemeyeceğini düşünerek doktora gitmiyor ya da utandığından sorunu saklı tutuyor” dedi.

Askı operasyonu

İdrar kaçırmaya özellikle rahim, mesane sarkmaları, zorlu doğumlar, yaş, menopoz etkileri, daha önce geçirilmiş rahim ameliyatları, kabızlık, şişmanlık, kronik öksürük gibi karın içi basıncı artıran durumların zemin hazırladığına dikkati çeken İtil, iki tip idrar kaçırma problemi görüldüğünü ifade etti.

Öksürme, hapşırma, koşma ve yürüme sırasında ortaya çıkan birinci tip idrar kaçırmanın tedavisinin cerrahi yöntemlerle mümkün olduğunu belirten İtil, “Bu tip idrar kaçırma sorununda, lokal anesteziyle mesane boynuna uygulanan sentetik askı operasyonuyla tedavi mümkün. Günümüzde, bu operasyonlar yaklaşık 20 dakika gibi kısa bir sürede sonuçlanıyor” diye konuştu.

Yaş sınırı yok

İtil, cerrahi müdahale için herhangi bir yaş sınırının bulunmadığını, yapılan ameliyatların sonuçlarının başarılı olduğunu kaydetti. İtil, “Sonuçlar çok iyi. Aynı gün hasta idrarını yapabiliyor, uzun süre sonda
kalmasına gerek kalmıyor. Ameliyat sonrasında, yüzde 90’ın üstünde memnuniyet sağlanıyor” dedi.

İlaç tedavisi

İtil, sık sık idrara çıkma, gece idrara kalkma, tuvalete yetişememe gibi belirtilerle karakterize olan ikinci tip idrar kaçırma sorununun ise ilaçla tedavi edildiğini söyledi. İtil, “Bir kadının günde 8 kez idrar
yapması normalken, rahatsız olanlar günde 20-25 kez, hatta daha fazla idrar yapıyor” diye konuştu.

Tedavi yöntemine karar verilmeden önce idrar kaçırma sorunun hangi tip olduğunun mutlaka belirlenmesi gerektiğini anlatan İtil, “Gerekli testler yapılmalı. İlaç tedavisi görecek hastanın ameliyat edilmesi, ameliyat olması gereken hastanın ise ilaç tedavisi görmesi son derece yanlıştır. Sorunları daha da artırır” uyarısında bulundu.

Doz hastanın durumuna göre değişiyor

İtil, ilaç tedavisinin en az 6 ay uygulandığını ifade ederek, “Doz, hastanın durumuna göre azaltılarak ya da çoğaltılarak 1-2 yıl uygulanıyor. İlaçların, ağız kuruluğu dışında önemli bir yan etkisi bulunmuyor” dedi.

kadın sohbet Kadınsal Sorulara Yanıtlar

Adet düzensizliği, doğum kontrol hapı kullanımı, rahim dönüklüğü, vajinal akıntı, hamilelik şikayetleri ve doğum gibi pek çok konuyla ilgili pek çok soru “Uzmana Danışın” sayfalarımızda cevap buluyor.
Bahçeci Kliniği’nden Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Bora Cengiz, üroloji ve cinsel sorunlar alanlarında sizlerin sorularınızı yanıtlıyor.
İşte Op. Dr. Cengiz’in en çok sorulan sorulara cevapları:
Soru: Doğum kontrol hapının kullanımından sonra hamile kalınırsa düşük riski artar mı?
Merhaba ben doğum kontrol hapı kullanıyorum düzenli doktora gidiyorum. En son smear testimi de yaptırdım. Geçen gün gazetede doğum kontrol hapının kullanımından sonra hamile kalındığında düşük riskinin olduğu okudum. Bu konu da bilgi alabilir mıyım? Doğum kontrol hapı kullanıyorum. Teşekkür ederim. İyi çalışmalar.

Cevap: Hanımefendi düzenli ilaç kullanan kadınlarda her 1000 kadından iki veya üçü gebe kalmaktadır. İlaca rağmen gebe kalan bu kadınların %15’i düşük yapmaktadır bu da ilaç kullanan 100.000 kadında 45 kadını ifade etmektedir. İhtimaller az ancak doğum kontrol hapına bağlı kazanım çok.
Sağlıklı günler dilerim…

Soru: Yumurtlama döneminde kaç adet yumurta oluyor ve yumurta çatladığında ağrı oluyor mu?
Merhaba, 30 yaşındaki bir kadında genelde yumurtlama döneminde kaç adet yumurta olabiliyor? Yumurta çatladığı zaman ağrı oluyor mu? Bende hiç ağrı olmuyor…

Cevap: Her kadında her ay bir yumurta gelişmekte ve çatlamaktadır. Ağrı olması gerekmemektedir…

Soru: Rahmin ters olması ve cinsel ilişki sırasında hissedilen ağrı…
Merhaba ben 28 yaşında bir bayanım. 3 sene önce sezaryenle bir kız çocuğu doğurdum. Doğumdan sonra sürekli bel ağrısı ve cinsel ilişki anında çok acı duymaya başladım. Adetlerim de çok düzensiz. 6 ay önce doktora gittim. Rahmimin ters olduğunu söyledi. Bu şikayetlere sebep olabilir mi? Neden rahim ters döner, düzelir mi? Çocuk olmasını etkiler mi? Teşekkürler…

Cevap: Rahmin dönüklüğü tüm kadınların % 15 inde görülen normal anatomik bir durumdur. Çocuk sahibi olmanızı etkilemez. Zaten bu şekilde bir çocuğunuz olmuş. Bel ağrısı ise fizik tedavi ile çözülmesi gereken bir problem. Cinsel ilişki sırasında hissedilen ağrının ise konunun uzmanı tarafından değerlendirilmesi gerekir.

Soru: Hamile kalmak için ne zaman ilişkiye girmek gerekli?
Sayın hocam merhaba. Benim sizden öğrenmek istediğim hamile kalabilmek için adetten sonra ne zaman denemek lazım. Örneğin ayın 21′inde adet gördüm 29 ve 30′unda ilişkiye girdim acaba yumurtlama zamanım mıydı diye sizden bilgi almak istiyorum.
Not: Adetim 4-5 gün sürüyor.
Saygılar,

Cevap: Adet sürenizi söylemişsiniz ancak kaç günde bir gördüğünüzden bahsetmemişsiniz. 28 günde bir adet gören bir kadının adetinin 14. gününde yumurtlaması beklenir. 30 günde bir adet görenin 16, 35 günde bir adet görenin ise 21. günde yumurtlaması olacaktır (gün-14). Adet bitiminden itibaren günaşırı ilişkide bulunmanız öneririm.

Soru: Kızlık Zarım Yırtılmış Olabilir mi? Tahminlerinize Bile İhtiyacım Var…
Merhabalar 24 yaşında kronik bir rahatsızlığı olmayan bir genç kızım. Yaklaşık 4 sene önce erkek arkadaşımla cinsel anlamda yakınlaşma oldu, yalnız vajinam çok dar olduğu için tam bir birleşme söz konusu olmadı. (17 yaşında doktora gitmiştim vajinamın çok dar olduğunu söylemişti doktor) Sürtünme yoluyla birlikte olduk, yalnız ardından lavaboya gittiğimde iç çamaşırımda 1-2 damla kan yada kahverengimsi leke vardı. Acaba kızlığım bozuldu mu? Yoksa zorlamadan dolayı zedelenmemi söz konusu oldu? O günden bu zamana kadar hiçbir şekilde cinsel birlikteliğim olmadı, oturduğum yer küçük bir şehir olduğu için doktora gitmem imkansız, şuan evlilik aşamasındayım, tahminlerinize bile ihtiyacım var. İlginize teşekkürler, iyi çalışmalar…

Cevap: Öncelikle şunları unutmayın:
1. Sorduğunuz soru spekülasyonla değil muayene ile cevaplanabilir.
2. Kadınların % 30′unda cinsel birleşmede kızlık zarı yırtılmaz ve kanamaz, kızlık zarı esnek ya da yoktur.
3. Çoğu kadında kızlık zarı sadece vajinal doğum sırasında yırtılır.

Endişenize bir doktor olarak değil bir ağabeyiniz olarak cevap vermek daha uygun olacaktır. Senaryoları gözden geçirelim;

1. İlk ilişkiniz sırasında kızlık zarınızın bütünlüğünü yitirdiğini varsayalım. Bu durumda muayenede bu doğrulanacak ve eşinizle ilk ilişkiye girdiğiniz sırada kanama olmayacaktır. En korkulan senaryo bu, ya eşinizi kandıracaksınız (yukarıdaki bilgi geçerlidir) ya da dürüst olup daha en başında bir ömür boyu yaşayacağınız hayat arkadaşınızla başınızdan geçen bu olayı paylaşacaksınız. (dürüst olup sonuçlarına katlanacaksınız)
2. Ya da bekleyip göreceksiniz; eğer kızlık zarı anatomik bütünlüğünü yitirmediyse, tam anlamı ile ilişkiye girebilirseniz ve kızlık zarı ilişki sırasında kanarsa ona göre, kanamazsa da bu sonuca göre davranacaksınız.

Soru: Kızım 1 yıldır regl oluyor ancak adetleri hala düzensiz. Doktora gitmeli miyiz?
Merhaba. Kızım 13 yaşında. Bir yıl önce adet gördü. Ama adetleri çok düzensiz. Bazen bir iki ay hiç olmuyor. Sonra çok yoğun kanaması geliyor. Hala da düzene girmedi. Bir doktora getirmem mi gerekir? Son adetini bir hafta önce gördü ama günde bir iki damla geliyor ve hala da devam ediyor. Sorunu nedir? Teşekkürler.

Cevap: Ergenlik döneminde tarif ettiğiniz şekilde düzensiz kanamalar olabilir ve bu durum 1-2 sene devam edebilir. Bu yumurtlamanın henüz düzenli olmamasına bağlıdır. Kanama miktarı aşırı değilse, bu yüzden kansızlık oluşmamışsa doktora gitmenize gerek yok… Süreç uzarsa mutlaka doktora başvurmalısınız…

Soru: Vajinal akıntının fazla olmasının sebepleri nelerdir?
Merhaba, ben 32 yaşında bir normal doğum yapmış bir kişiyim. Doğumdan önce de vardı ama sonrası artan akıntım olmaya başladı. Rengi değişiyor ve aşırı kokulu… Her daim ped bulundurmam şart oldu. Önceleri sancı yapıyordu, şimdi sancı olmuyor. Doktora çok gittim enfeksiyon iltihap antibiyotik kullandım. Ancak sorunum geçmedi. Bu rahatsızlığın kesin çözümü var mıdır? Hatta bir doktor bir doğum daha yaparsan tedavin daha kolay ve kesin olur dedi. Şimdiden teşekkür ediyorum, iyi çalışmalar.

Cevap: Bazı kadınlarda vajinal akıntı “doğal” olarak fazladır. Akıntının mutlaka “mikrobik” olması gerekmez.
Bu doğal akıntı doğumla azalmaz, belki, emzirme döneminde vajinal salgı “doğal” olarak azaldığı için o dönem şikayetiniz azalabilir.

Soru: Normal doğum sonrasında idrarımı tutamamaya başladım…
24 yaşındayım ve 15 ay önce normal doğum yaptım. Şu an sorunum; idrarımı tutamıyorum bazen kaçırıyorum. Tedavisi var mı?

Cevap: Gerekli tetkiklerin yapılmasını takiben uygunsa kaçırmayı engelleyici bir cerrahi müdahale uygulanmalıdır…

Soru: 47 yaşındayım ve geç de olsa hamile kalmak istiyorum…
1961 doğumlu çalışan yeni evli bir bayanım. Hamile kalmak istiyorum ama 4 aydır tansiyon hapı kullanıyorum adetlerim düzenli olmakta hamilelikte tansiyonum sorun çıkarır mı, ne yapmalıyım? Sizden bilgi almak istiyorum. Geç de olsa anne olmak istiyorum ama sağlığımı bozmadan. Nasıl geçer hamileliğim? Sizden ricam beni yönlendirmeniz. Teşekkürler şimdiden….

Cevap: Hanımefendi 45 yaşından sonra gebe kalma ihtimali %5 in altına düşmektedir.
Sistemik hastalığı olan kadınlarda ise hamile kalmak bir problem oluşturmamakta ancak hamilelikte hastalığın tipine göre ve kullanılan tedaviye göre problemlerle karşılaşılabilmektedir. Gebe kalma ihtimalinizi tartışmak için doktorunuza başvurmanızı öneririm.

Soru: Doğumdan sonra adet düzensizliği yaşamaya başladım…
Merhaba, ben 11 ay önce doğum yaptım fakat adet düzensizliği başladı. Doğumdan sonra 2 ayda bir adet oluyorum. Kimi zaman karnımda ağrı oluyor ama adet olamıyorum bir türlü. Adet olsam da bu 2 gün sürüyor. Günde 3 ped değiştirecek şekilde. Emziriyorum ama sütüm de az. Karnımda hala 8 aylık hamileymişim gibi şiş. Ne yapmam gerekir? Yardımcı olursanız sevinirim.

Cevap: Emzirme bittikten sonra adetleriniz düzene gelecektir. Karın şişliği ise diyet ve sporla düzelir. Şikayetleriniz çok fazla ise doktorunuza muayene olmanızı tavsiye ederim. Adet miktarınızın az olması bir soruna yol açmayacaktır. Sağlıklı günler dilerim…

Soru: Rahim yapışması sorunu hakkında…
Ben 44 yaşında bir bayanım. 5 yaşında bir kızım var. 3,5 aylık hamileydim ancak bebeğimin kalp atışları durdu ve kürtajla aldırmak zorunda kaldım. Aradan 2 ay geçmesine rağmen regl olmayınca doktor kürtaj sonrası yapışma olabileceğini söyledi ve bir ilaç verdi. Yine regl olmayınca tahliller yapıldı. Her şeyin normal olduğunu, bir doz daha ilaç kullanmam gerektiğini ve eğer yine regl olmazsam yapışıklığı açmak için müdahale edeceklerini söyledi. Yaşımın ileri olduğunu biliyorum ama 2′nci bir bebeği ben de eşim de çok istiyoruz. Gerekirse tüp bebek bile düşünüyoruz. Bu konuda ne yapabileceğimizi bilmiyoruz. şu an 2. doz ilacı kullanıyorum ve lütfen bana yol gösterin. Teşekkür ederim

Cevap: Rahim filmi çekilerek rahimde yapışıklık olup olmadığı anlaşılabilir. Biz yapışıklık varsa vajinal olarak histeroskopi ile yapışıklıkları açıyoruz.
Takiben kontrol amaçlı rahim filmini tekrarlıyoruz. Tüp bebekten önce bu problemler çözümlenmeli ve sonra da doğal yolda hamile kalmayı denemelisiniz. Başarabilirsiniz…

Soru: Göğüs büyütücü hap kullanmak zararlı mıdır?
Merhaba 30 yaşında evli bayanım. 4 gün önce internetten araştırdığım kadarıyla bilgi sahibi olduğum günde 3 adet alınan tamamen bitkilerden oluşan göğüs büyütücü hap kullanmaya başladım. Aynı zamanda over kisti içinde doğum kontrol hapı kullanıyorum. Sizce bana zararı olur mu? Bilgi verirseniz sevinirim. Şimdiden teşekkür ederim.

Cevap: Satılan ilacın içeriği hakkında bilgim yok. Bu tür ilaçlarla yapılmış bilimsel bir çalışmada yok. Bilinmeyen riskler denizine yelken açmış durumdasınız.

Soru: Zevk suyu hamileliğe sebep olabilir mi?
Merhabalar ben 30 yaşındayım 2.5 yaşında bir oğlum var. Şu an 2’nci bir çocuk düşünmüyorum ve kondom ile korunuyoruz. 7 senedir adet düzensizliği sorunum var. 2-3 ayda bir olduğum da oluyor. Şu an da adetim epey gecikti. Korunmamıza rağmen endişeliyim. Kondomu doğru kullanmaktan kasıt nedir? Zevk suyu hamileliğe sebep olabilir mi? Şimdiden teşekkür ederim.

Cevap: Kondom ilişkinin başında takılmalıdır yani vajinal ilişkiye girmeden önce.
Korunmadan ilişkiye girilirse (veya sadece boşalma sırasında kondom takılırsa) erkeklik organından orgazm öncesi olan akıntıda sperm olabileceği için gebe kalma ihtimali olabilmektedir…

Soru: Sezaryen sonrası belime korse kullanabilir miyim?
Merhaba, sezaryen sonrası belime korse kullanabilir miyim? Korse kullanmaya ne zaman başlayabilirim? Teşekkür ederim.

Cevap: Sezaryen ve vajinal doğum sonrasında hastalarıma korse önermiyorum. Korse karın ve bel kaslarını zayıflattığı için ileride problemlere yol açabilmektedir. Operasyon sonrası 10. günden itibaren karın egzersizlerine başlamanız ve diyet yapmanız eski formunuza kavuşmanız için yeterli olacaktır.

Soru: Hamilelik öncesinde yapılması ve dikkat edilmesi gereken şeyler nelerdir?
Merhaba; hamilelik öncesinde yapılması gereken ve dikkat edilmesi gereken şeyleri öğrenebilir miyim? Teşekkürler & İyi çalışmalar

Cevap: Muayene olmalı ve takiben doktorunuzun istediği kan testlerini yaptırmalısınız. Sigara ve alkol kullanmamalı, kilolu iseniz gebelik öncesi kilo vermelisiniz…

Soru: Adetin çok koyu renkte olması…
Merhaba, 29 yaşındayım ve 1 yıllık evliyim. korunma yöntemi olarak da aylık iğne kullanıyorum. 3 aydır adetimin ilk günü ve son iki günü kanamam çok koyu renkte neredeyse siyah renkte oluyor, adetlerim de 6 gün sürüyor. Daha önce hiç böyle olmamıştı. Sizce bu renkte olması bir sorun olduğunun göstergesi midir? Sebepleri neler olabilir?

Cevap: Hanımefendi adet rengindeki değişiklikler bir soruna işaret etmiyor…
Saygılarımla

Soru: Doğum kontrol hapları kısırlık yapar mı?
29 yaşındayım yeni evliyim fakat henüz çocuk düşünmüyoruz korunma yöntemleri ile ilgili çok net ve sağlıklı bir bilgim yok. Doğum kontrol haplarının zamanla kısırlık yaptığını duymuştum bu yüzden kullanmaktan kaçınıyorum. Bu konuda bilgi verirseniz sevinirim.

Cevap: Doğum kontrol hapı eğer kısırlık yapsaydı en sık kullanıldığı ülkeler olan Avrupa ve Amerika’da yasaklanır kısır kalan kadınların açtığı davalar nedeni ile de ilaç firmaları yüklü miktarda tazminat ödemek zorunda kalırdı.
İlaçlar ile ilgili soru sormadan önce duyduklarımızı bu şekilde mantık süzgecinden geçirmek, ve bir doktora başvurup bilgi almak en iyi yaklaşım olacaktır. Sağlıklı günler dilerim.

Soru: İlişki sırasında kanama ve ağrı…
Merhaba, evli 2 çocuk annesiyim. Rahmimde yara vardı. Tedavi oldum iyileşti, arkasından spiral taktırdım vücudum kabul etmedi. 3 aylık kullanım içerisinde tekrar yara yaptı. Doktorum spiral’in çıkarılmasını uygun gördü; bana doğum kontrol hapı verdi ve hemen aynı gün başlamamı söyledi. Ayrıca eşimle ilişkiye girdiğim zamanlar kanamam ve sabah uyanınca bel ağrım oluyor. Nedeni bu ilaç olabilir mi? Daha önce olduğu gibi fazla akıntım yok ama yaram iyileşmemiş olabilir mi? (2 aydır kullanıyorum) Bu arada 5 ay önce smear tahlili yaptırdım bir şey çıkmadı tekrar önerir misiniz? Beni bilgilendirirseniz sevinirim.Şimdiden teşekkürler

Cevap: Smear sonucunuz normalse yara için endişelenmenize gerek yok. Sadece ilişki sırasında kanama şikayetine sebep olacaktır. İlişki sırasında ve sonrasındaki ağrının ise çok sebebi olabilir. Yara ilişki sırası ve sonrasında ağrıya sebep olmamaktadır. Doğum kontrol hapı da ağrı nedeni olamaz. En iyi cevabı sizi muayene eden doktordan alabilirsiniz…

Soru: Doğumda, hamilelikte aldığım kiloların ne kadarını kaybederim?
Merhabalar, iyi çalışmalar diliyorum. Sorularımızı sabırla yanıtladığınız için teşekkür ederim. Benim doğumuma 5 hafta var ve sezaryen ile doğum yapacağım. Şu ana kadar 13 kilo aldım. Aldığım kiloların ne kadarını doğumda kaybederim?

Cevap: Yaklaşık 6 kilo kadarını doğum sonrası 48 saatte kaybedeceksiniz.

Soru: Regl döneminin 6. gününde ilişkiye girildiğinde hamile kalma riski var mı?
İyi günler, regl döneminin 6. gününde ilişkiye girdim hamile kalma ihtimali var mı? Hangi günlerde hamile kalma riski yüksektir? Şimdiden teşekkür ederim.

Cevap: Düzenli adet gören kadınların (28 günde bir) adetin 6-15. günleri gebe kalma ihtimalleri vardır. Gebelik ihtimali adetin 10-15. günlerinde en yüksektir.
Modern korunma metotlarından birini kullanmanızı öneririm.

Soru: Göğsümde fibrokist var. İğne ile korunma yönteminin bana zararı olur mu?
Merhaba ben gebelikten korunma yöntemi olarak aylık ve üç aylık iğneleri kullanmak istiyorum ama benim tek göğsümde 8 mm.lik fibrokist var. Bu iğneler hormon dengesini bozuyormuş acaba herhangi bir zararı olur mu? Eşim sürekli yanımda olmadığı için düzenli korunamıyorum. Spiral da kanamayı artırdığı için tercih etmiyorum. Bana bu konuda yardımcı olursanız sevinirim… İyi çalışmalar.

Cevap: Yıllık meme muayene ve kontrollerinizi yaptırdığınız sürece bir problemle karşılaşmayacağınızı umuyorum. Üreme çağındaki kadınların memelerinde bu şekilde kistler olmakta ve bu yüzden de kimsenin yumurtalıkları alınmamaktadır (vücudunuzdaki en önemli hormon kaynağı). 3 aylık iğneler adet düzensizliği veya adet görmemeye yol açabilir. Eğer bu sizin için bir problem değilse elbette iğne ile korunabilirsiniz…

Soru: Gebelikte yaşadığım şikayetler için ne yapmalıyım?
19 haftalık ikiz bebeklerime hamileyim. Yaklaşık 2 haftadır ellerimi açıp kapatmakta zorlanıyorum. Bilhassa eklem yerleri bükülürken ağrıyor.
Tüm vücudum da şişlik var. Ayakkabılarım ayaklarıma uymuyor. Tuz yemeyi minimuma indirdim. Yeme içmeme dikkat ediyorum ve vitaminlerimi düzenli saatinde alıyorum.
Çabuk yoruluyorum. Solunumda güçlük yaşıyorum. Ne yapmalıyım?

Cevap: Bahsettiğiniz bulguların hepsi gebeliğin normal gelişimi sürecinde ortaya çıkabilen değişikliklerdir. Kalp ve akciğer sağlığınızın değerlendirilmesi için bir kardiyolog tarafından muayene edilmenizi öneririm.
Kalp muayenesi şikayetlerinize gebeliğin normal bir sonucu olup olmadığı hakkında aydınlatıcı olacaktır…

Soru: Doğum kontrol haplarının etkisini azaltabilecek etkenler nelerdir?
25 yaşında bir aylık evli bir bayanım. Doğum kontrol hapı kullanıyorum. Bu hapın koruyucu etkisini azaltabilecek nedenler nelerdir öğrenmek istiyorum. Düzensiz kullanım dışında… Solunum yolları enfeksiyonu geçiriyorum fakat antibiyotiklerin bu hapların koruyuculuğunu azalttığını duydum. Bu nedenle kullanamıyorum bilgilendirirseniz sevinirim. Bir de hapa 7 günlük ara verilen dönemde adet başlamadan girilen ilişkide hamile kalınabilir mi? Bir de ben ilişki sırasında fiziksel zevk almıyorum, sadece psikolojik bir haz duyuyorum bu zamanla değişir mi? Cinsel ilişki ile orgazm olamıyorum. Teşekkürler.

Cevap: Doğum kontrol haplarının etkisini azaltacak etkenler;
1. Anestezi
2. Sara tedavisi için kullanılan ilaçlar
3. Safra bağlayıcı ilaçların kullanımı olarak sıralanabilir.

Antibiyotikler olumsuz etkilemez. Düzenli ilaç kullanımında 7 gün arada gebe kalmazsınız.
Cinsel ilişki ile ilgili problemlerde ise bir seks terapisti size fayda sağlayabilir.

Yorumlar …

solemıcem
diyor ki:
27 Şubat 2010, 17:55 mrb …30 gun de bı adet goruorm adetım 4-5 gun suruorr adet gunumden 4 gun once partnerımle arkadan ılıskıye gırdık …içime orgazm oldu ve bır sure bekledıkten sonra kaltım lavaboya gtım oturunca gerı düştü yanılmıorsam spermler 2 gunluk bı gecıkmem war hamıle olabılırmıyım bıde akıntılarım var beyaz beyaz:Sanlam veremıorm bakıreyım bu arada 19 yasındayım

Cevapla

Betüş
diyor ki:
27 Şubat 2010, 23:01 Sayfamızda yer alan konular sadece bilgilendirme amaçlıdır. Bu konuda kesin ne dogru bilgiyi bir doktordan alabilirsiniz. buradan size böyle hassas bir konuda cevap veremeyiz.

İyi gunler dilerim

lucifer…
diyor ki:
15 Şubat 2010, 21:21 Merhabalar… 3 aylık doğum kontrol iğnesi yaptırmama rağmen 1.5 ay sonra hamile kaldım.Bu iğnenin bebeğe herhangibir zararı olurmu?
tşkler…

Cevapla

Betüş
diyor ki:
16 Şubat 2010, 11:50 Sayfamızda yer alan konular sedece bilgilendirme amaçlıdır. Daha emin ve kesin bilgiyi doktorunuzdan alabilrsiniz.

Sağlıklı günler dileriz.

seda sevinç
diyor ki:
30 Ağustos 2009, 13:42 bana cevap yazarsanız sevinirim

Cevapla

seda sevinç
diyor ki:
30 Ağustos 2009, 13:41 merhabalar benim adet döneminde agrım oluyo ben agrı kesici içiyorum beni kesiyo hasta olamıyorum neden oluyo

Cevapla

Betüş
diyor ki:
30 Ağustos 2009, 14:00 Burda yazan bilgiler yazanalrın paylaşımıdır. daha sağlıklı bilgi için doktorunuza gitmenizi tavsye ederim.

nurten
diyor ki:
28 Temmuz 2009, 20:25 ben 3 düşük yaptım 2 si 5 aylık sonuncusu 7 haftalık geçen ay rahi filmi çektirdim herşey normal ama adet düzensizliği oldu film çektirdikten 5 ,6 gün sora denize gittim bunun zararı olurmu adet düzensizliğinde denize gittim kanamam 10 ,11 gün oldum kesti 5 , 6 gün hafif hafif tekrar geliyo bunun nedeni ne acaba teşekkürler

Cevapla

Betüş
diyor ki:
28 Temmuz 2009, 20:28 Sitemizde uzman bir doktor bulunmuyor. Burdaki konular alıntı olup sizlere fikir vermesi için vardır. Bu tip sorunlarınız için lütfen geç kalmadan doktorunuza başvurun. Geçmiş olsun.

şermin yaşar
diyor ki:
13 Temmuz 2009, 16:48 ben 29 yaşındayım 4senedir hamile kelmak istiyorum ama bundan 9ay önce bir düşük yaptım ama hala hamile kalamadım ne yapmam lazım düşük yaptığımda doktor bana hemen aynı şeyleri yaşıcamı söyledi ne yapmam lazım birde 9 yşında bir kızım var teşekkür ederim

Cevapla

arife yener
diyor ki:
26 Mart 2009, 03:47 bende rea var 6 gündür hasta olmadım bademcıklerım şişti antibiyotik kullandım buyuzden adet olmuyor olabılırmıyım?

Cevapla

Betüş
diyor ki:
11 Mart 2009, 08:52 Burda yazılı olanlar alıntıdır. Asıl yapmanız gereken şey doktorunuza danışmaktır.

Cevapla

nehir
diyor ki:
11 Mart 2009, 08:19 bencee bu sistemde bir sorun varr ben ben 11 mart saat 15:29 da yazıyorum sistem 8:15 gösteriyorr ciddii biir sistem içermiyorsunuzz bence önc bunları dikkate alınn sonra sorularımızz cevaplarınızaa güven kazansınn. teşekkürler

Cevapla

nehir
diyor ki:
11 Mart 2009, 08:14 sorularımıza hemen cvp alabiliyormuyuz?

Cevapla

Betüş
diyor ki:
19 Şubat 2009, 10:49 Bence bunu doktorunuza danısmanız lazım

Cevapla

Işıl
diyor ki:
19 Şubat 2009, 07:13 İyi günler diliyorum.
Benim sorunum 2 yıl önce sezaryanla bir doğum yaptım doğumdan 3 ay sonra regl oldum , adetlerim düzenli fakat yumurtlama dönemimde 3 gün ağrım oluyor bazen dayanılmaz şekilde ağrıyor yaklaşık 1,5 yıldır ağrılı oluyor sebebini öğrenebilirmiyim ne tavsiye edersiniz?çok teşekkür ederim iyi çalışmalar diliyorum.

Cevapla

ayşegül er
diyor ki:
25 Ocak 2009, 14:48 doğum kontrol hapını 5 aydır kullanıyorum.
yanlışlıkla yenı kutuya 6 gun aradan sonra başladım.bugun başlamam gerekirken dun başaldım.bı sorun olur mu ne yapmalıyım.bı tane hap eksık mı içmelıyım

Motifli Masa Örtüsü

- 10 zincir çekilerek orta halka yapılır.
2- 8 kez 2 trabzan aralarına 5 zincir çekilir.
3-Zincirin üzeri sık iğne doldurulur. Sık iğneli ^dolguların ortasına gelecek şekilde piko yapılır. Bu sık iğneli dolguların aralarına bir zincir çekilir.
4- Alt sıradaki tek zincirlerin içinde 2 trabzan çıkılır. 2 li trabzan aralarına 10 zincir çekilir.
5- Alt sıradaki zincirlerin üzerine 6 dolgu 2 zincir 6 dolgu yapılır..Sıra bu şekilde tamamlanır.
6- 2 zincirlerin içinden 1 ayak çıkılır. 3 zincir çekilir. Bir ayak daha çıkılır. Aralarına 5 zincir çekilir.
7- 3 trabzan 3 zincir 3 trabzan 5 zincir çekilir. Sık iğne ile alt sıraya tutturulur. 5 zincir çekilir, Bu şekilde sıra devam eder.
8- 6 trabzan 3 zincir, 6 trabzan 4 zincir çekilir. Sık iğne ile alt sıraya tutturulur. 4 zincir çekilir sıra devam eder.
9- 19 trabzan yapılır. 3 zincir çekilir, alt sıraya sık iğne ile tutturulur. 3 zincir çekilir, 19 trabzanla devam edilir.
10- Her dilimin üzerine 9 kafes olmak üzere, motifin etrafı kafes geçilir.
11- Son sırada piko oya yapılır.
Ana motifin orta yuvarlağının benzeri olan ara motif birit zincirlerle ana motife tutturulur.