Sohbet | Chat | Sohbet | Video | Haber | Mirc | Kadin | Cocuk |

Author Archives: Tarık Zarif

Göğüs Ve Dekolte Bakımları | Kadın Parkı

Göğüs Ve Dekolte Bakımları, Göğüs, Dekolte Bakımları, göyüs bakımı, meme bakımı, dekolte, dekolte bakımı, göyüs uçları, meme uçları, meme bakımı ve dogal bakım, doğal meme büyütme, meme küçültme, Sık sık kilo alıp verme, hamilelik, emzirme, çok fazla sigara tüketimi, az su içmek, yanlış sütyen kullanımı, üstsüz güneşlenmek ve aşırı sıcak suyla banyo yapmak

Göğüslerde meydana gelen sarkma, yumuşaklık ve deformasyon bayanların en çok duyarlı oldukları konuların başında yer almaktadır.

Yapısında hiç kas olmayan tamamen yağ ve süt bezlerinden oluşan göğüsler zamanla yer çekimi, yaşlanma, sık kilo alıp verme, doğum, emzirme, yanlış sütyen kullanımı gibi nedenlerle eski diri ve dik görünümlerini yitirirler ve bu durum estetik açıdan bayanların huzursuz olmasına ve çeşitli yöntemler aramasına neden olur.

Sizlerin de çok iyi bildiği gibi ilk akla gelen büyütme, küçültme ya da silikon gibi operasyonlardır. Ancak ben şahsen bir kadının kadın olduğunu vurgulayan göğüs gibi önemli bir uzvunu cerrahi müdahalelerle riske atmasını kesinlikle doğru bulmuyorum.

Kaldı ki slikon ve benzeri yöntemlerin zararlı olup olmadığı halen tartışılmaktadır.

ABD ve Avrupada slikon yaptıranlar bile zamanla bunları çıkartmaktadırlar.

Halbuki göğüslerde meydana gelen deformasyonları sağlığınızı riske atmadan yapay ve size ait olmadığı her halinden belli olan yöntemler yerine son derece sağlıklı, doğal ve etkili bir biçimde gidermek mümkündür.

Biz Lavinia’da bu konuda son teknoloji ürünü bilgisayar kontrollü sistemlerimiz ve özellikle yosun özleri içeren tamamen doğal içerikli krem, maske, serum ve ampuller yardımı ile bıçak altına yatmadan size sağlıklı çözümler sunabiliyoruz.

Kişinin göğüs büyüklüğü, yaşı ve deformasyon derecesi belirlendikten sonra ilk önce 5 seans yoğun bir şekilde ürünlerle bakım yapıyoruz. Özel masaj teknikleri ile uygulanan hücre yenileyici ve sıkılaştırıcı bu ürünler göğüs dokusunun canlanmasını ve dirileşmesini sağlıyor.

Tabi ki ürünle dikleştirme işlemi yapılamayacağı için 10 seans süresince bilgisayar programlı bir cihaz yardımı ile özellikle boyun ve dekolte kaslarını çalıştırarak göğsü taşıyan bağ dokusunu kaldırıyor ve 15 seanslık bir kür sonucunda sağlıklı bir şekilde diri ve dik göğüslere kavuşmanıza yardımcı oluyoruz.

Herhangi bir yanlış anlaşılmaya sebebiyet vermemek için şu hususu vurgulamak isitiyorum.Yukarıda açıkladığımız işlemler göğüslerin toparlanıp dikleşmesini sağlar, ancak büyütme ya da küçültme yapan bir etkisi yoktur. Böyle bir programa katılmak için göğüslerinizin deforme olmalarını beklememize gerek yok. Tıpkı cilt bakımı yaptırır gibi ayda bir kez özel ürünler kullanılarak yapılan göğüs bakımına katılmanız ileride yaşayacağınız problemlerin önlenmesini sağlar.

Tüm bunlarla birlikte göğüs güzelliğini korumak amacı ile aşağıdaki bilgilerin sizlere yardımcı olacağını ümit ediyorum.

Göğüs güzelliğini korumak için

  • Çok sıcak su ile duş almayın.

  • Her banyodan sonra soğuk su ile masaj yapın.

  • Üstsüz güneşlenmeyin.

  • Doğru sütyen kullanın.

  • Sütyensiz spor yapmayın.

  • Sürekli yüz üstü yatmayın.

  • Çok sık kilo alıp vermeyin.

  • Düzenli olarak nemlendirici bir krem ile masaj yapın.

  • Özellikle boyun, omuz ve kolları çalıştırcı egzersizleri ihmal etmeyin.

Göğüs liftingi

1. Göğüs liftingi nedir?

Çeşitli nedenlerden dolayı formunu kaybetmiş, sarkmış göğüslerin dikleştirilip, toparlanması işlemidir.

2. Göğüs liftinginde ürün kullanılır mı?

Ürün kullanılarak daha çok göğüs dokusunu sıkılaştırma ve nemlendirme işlemi yapılır. Lifting uygulaması bu işlem için geliştirilmiş özel cihazlarla uygulanır.

3. Göğüs liftingi sırasında göğüs kasları mı çalıştırılır?

Hayır, çünkü göğüste kas yoktur. Dikleşme ve toparlama işlemi özellikle boyun ve göğsü taşıyan dekolte bölümündeki kaslar çalıştırılarak yapılır.

4. Göğüs liftingi kimlere uygulanmaz?

Bu işlem kalp problemi olanlara, vücudunda kalp pili, metal ya da protez olanlara; hamilelere, emziren bayanlara ve göğsünde kist problemi olanlara uygulanmaz.

5. Bu uygulama göğüslerde büyüme ya da küçülme etkisi sağlar mı?

Hayır, bu cerrahi bir işlem olmadığı için ne büyüme ne de küçülme sağlamaz. Ancak toparlama ve dikleşmenin etkisiyle göğüsler daha diri ve formda görüneceklerdir

6. Göğüs liftingi kaç yaşından itibaren uygulanabilir?

Bu tamamen göğüslerdeki deformasyonla ilgilidir. Genelde hamilelik ve emzirme döneminden sonra uygulanmaktadır. Ancak öncesinde de ihtiyaç varsa göğüs oluşumu tamamlanmış herkese rahatlıkla uygulanabilir.

7. Bu uygulama süt bezlerine ya da göğüs ucu hassasiyetini etkiler mi ?

Deri altına bir müdahale olmadığı için bunlardan hiçbirisi söz konusu değildir.

8. Göğüs kremleri dikleştirici etki sağlar mı ?

Hayır, bu tür ürünler genelde göğsü sıkılaştırmak ve formunu korumak amaçlı kullanılmaktadır.

9. Bu uygulama sırasında herhangi bir acı hissedilir mi?

Hayır. Ancak göğsü taşıyan kaslarda yoğun gerilme, hareket ve kasılmalar hissedilir.

10. Bu uygulama kaç seans yapılmaktadır?

Bu kişinin yaşı ve deformasyon derecesine bağlı olarak genelde 10 seans olarak uygulanmaktadır.

11. Dikleşmenin etkisi ne kadar sürmektedir?

Bu göğüs büyüklüğüyle yakından ilgilidir. Ancak göğüste kas olmadığı için yaklaşık 1-1.5 yıl sonra tekrar deformasyon görülebilir.

12. Göğüs deformasyonunun nedenleri nelerdir?

Sık sık kilo alıp verme, hamilelik, emzirme, çok fazla sigara tüketimi, az su içmek, yanlış sütyen kullanımı, üstsüz güneşlenmek ve aşırı sıcak suyla banyo yapmak.

13. Göğüs güzelliğini korumak için hangi sporlar etkilidir?

Bu amaç için en ideali yüzmedir.

Yazar: LAVINIA – Mine Ülgezer

Yumurtalık Kistleri | Kadın Parkı

Kadın hastalıkları, kadın sağlıgı, Yumurtalık Kistleri, yumurtalık kanseri, kist, kist nedir, kist kanseri, yumurtalık, kadın dogum, kadın dogum uzmanı, kist kanser tedavisi, yumurtalık kist kanseri, yumurtalıkda kanser, kist kanser nedenleri, kist kanser tedavisi,

Yumurtalık hastalıkları kısırlık nedeni olabilen hastalıklardan, çok basit ve kendiliğinden geçen fonksiyonel kistlere ve tanıda gecikmenin kadının hayatına mal olabilecek over kanserlerine kadar pek çok problem geliştirebilir. Karın boşluğunda olduğu için bazen geç bulgu verebilir. Yumurtalıklar sadece muayene değil mutlaka ultrasonografi ile değerlendirilmelidir.Karın ağrısı, adet ağrıları, cinsel birliktelikte ağrı, mesane veya makata baskı hissi, sık idrara çıkma, adet düzensizliği durumunda jinekolojik muayene ve pelvik ultrasonografi uygulanmalıdır.

Kadınlarda şikayetleri olmasa da altı ayda bir jinekolojik muayene yaptırmasını öneren Memorial Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Opr Dr.Figen Taşer Güney “Yumurtalık Hastalıkları” ile ilgili şu bilgileri verdi:

Yumurtalıklar(overler) karın boşluğunda rahmin iki tarafında bağlarla serbest olarak asılı duran organlardır. Kadınların doğurganlığını sağlayan yumurta bu organda depolanır.Ayrıca beyinden salgılanan hormonların etkisi ile yumurtalıklardan salgılanan hormonlar, adet düzenini sağlar.

Her ay hormonların etkisi ile yumurtalıklardan yumurtayı içeren küçük bir kist oluşur. Bu kiste folikül denir.Yumurta büyüyen folikülden atılır ve sperm ile buluşursa oluşan embriyo hormonların etkisi ile rahimden oluşmuş dokuya tutunur ve gebelik oluşur. Yumurtalıkta bebeği erken dönemde besleyen bir kist oluşur.Gebelik oluşmamış ise adet kanaması ile son bulur. Folikül kistleri bazen büyüyebilir ve fonksiyonel over kisti denilen ince cidarlı, sıvı ile dolu yapıları oluşturur ve 1 ila 3 ay içinde kaybolurlar.

Yumurtalık kisti yumurtalıkların yüzeyinde veya içinde, içi sıvı ile dolu olan keselerdir. Pek çok bayan hayatının bir döneminde over kisti sorunu ile karşılaşmaktadır. Fonksiyonel over kistleri bazen hiç fark edilmediği gibi, kasık ağrısı, baskı hissi , sık idrara çıkma gibi şikayetlere yol açabilir. Bu kistler yırtılabilir, kendi ekseni etrafında dönebilir veya kistlerin içine kanama olabilir.Bu durumda şiddetli ağrı oluşur.

Kistler değerlendirilirken bazı parametreler dikkate alınmalıdır, yaş, menapoz, kist boyutları ve şikayetler ileri yaşlarda ve menopoz döneminde yani üreme çağı dışındaki bayanlarda kistler olumsuz özellikler taşıyabilir. Fonksiyonel (masum) kistler genellikle üreme çağında oluşur.

Fonksiyonel kistlerin birçoğu şikayete yol açmaz ve muayene sırasında tespit edilirler.Takip edilir 1-3 ay içinde kendiliğinden kaybolabilirler.Doğum kontrol hapları yumurtlamayı baskılayıcı özelliklerinden dolayı tedavide kullanılırlar. Kist içine kanama olduğunda şiddetli ağrı olur, ağrı kesici kullanılarak takip edilebilir.Nadiren yumurta kisti çatlarken damara isabet eder ve batın boşluğuna yumurtlama sırasında kanama olur ise operasyon gerekebilir.Kist yırtılmalarında ani başlayan ağrı oluşur.Kist sıvısı karın organlarını saran periton denilen zar tarafından emilir.Hasta hastane koşullarında takip edilir.Kistler batın boşluğunda asılı duran yumurtalıkların kendi etrafında dönmesine ve yumurtalığın dolaşımının bozulmasına neden olabilirler. Bu durumda da ağrı gelişir.Takip ve gerekirse laparoskopi uygulanmalıdır.

Dermoid Kist: Yumurtalıklarda bulunan germ(üreme) hücrelerinden gelişir. Farklı dokular içerebilir(saç, diş, kıkırdak, kemik, barsak gibi..) Tedavisi cerrahi olarak çıkarılmasıdır.

Bazı kistler de neoplazik(tümoral) özellikler taşırlar. İleri yaşta gelişen, birkaç siklusta geçmeyen ultrasonografide içinde yoğun görünen yapılar, bölmeler içeren, karında sıvı toplanması, kilo kaybı, halsizlik ile beraber olan kistlere şüphe ile yaklaşılır. Bu bulgular varlığında genellikle bir patolog eşliğinde hasta opere edilir. Kist kanser olarak değerlendirilirse kanserin evresine göre sadece yumurtalığın alınması veya rahim ve yumurtalıkların karın zarı(omentum) lenf bezleri ve appendiksin alınması ve ardından ilaç tedavisi gerekebilir.

Çikolata Kisti (Endometriosis): Rahimin iç duvarının yumurtalıklarda yerleşmesidir. Kronik olarak kasık ağrısı adet döneminde ve cinsel beraberlik sırasında ağrıya yol açabilir. Yumurtalıkta oluşan kist erimiş çikolata görüntüsünde olduğu için çikolata kisti olarak adlandırılır ve önemli kısırlık nedenlerinden biridir. Kronik bir hastalıktır ve tekrarlayabilir.Bu kistler tespit edildiğinde çıkarılır ve yeni odakları baskılayıcı tedaviler uygulanır.

Polistik Over: Yumurtalıkların cidarında sıralanmış küçük kistler görülür. Hormon dengesinde oluşan değişiklik adet gecikmelerine yol açar.Metabolik problemleri de içerebilir. İnsülin direnci tip2 diyabet, obesite, kalp damar hastalığı riski, kısırlık, gebelikte düşük riski artışı görülebilir.

Tedavi siklus(adet) düzenleme veya çocuk isteğine göre planlanır.

POF (Prematür over yetmezliği): Yirmili veya otuzlu yaşlarda yumurtalık rezervinin azalması ve menopoz gelişimidir. Adetten kesilmesi ile belirti verir. Genetik özellik taşıyabildiği gibi bazen nedeni açıklanamamaktadır. Tedavide hormon replasmanı ile adet sağlanır fakat yumurtlama gelişmediği için çocuk sahibi olamaz.

Yazar: memorial

canlı kadınlarla sohbet

canlı sohbet, kadın sohbet, canlı kadınlarla sohbet, kadınlarla canlı sohbet, kadın sohbet odası, kadınlarla sohbet sayfası, sesli kadın sohbet, sesli sohbet, kadınların sohbet odası, gerçek kadın sohbet odasına giriş, mynet kadınlarla sohbet, kadınlarla sohbet etmek, dul kadın sohbet odası, dul kadın sohbet, sohbet odası dul kadın,

Canlı sohbet odalarımızda kadınlarla tanışma şansını yakalaya bilirsiniz. Ücretsiz sohbet odalarımızda kadınlara özel sohbet odalarına sadece kadın kullanıcılarımız girebilirler.
Bayan sohbet odalarında bayanların yanı sıra dul kadın ve kızların katıldıgı Türkiyenin En büyük ve ücretsiz kadın sohbet sayfasıdır.

Kadın sohbet odalarına kadın Nick Rumuzları şeklinde takma isim alarak giriş yapabilirsiniz. kadın sohbet odasında canlı bir şekilde sesli ve yazılı olarak sohbet edebilirsiniz. hoşsohbetler dileriz.

Rahim Kanseri | Kadın Parkı

Rahim kanseri, Rahim, Kanseri, Rahim Ağzı kanseri, kadınlarda rahim kanseri, rahim kanseri nedenleri, rahim kanseri nedenleri, rahim kanseri tedavisi, rahim kanseri videolu, kadın rahim kanseri, rahim kanseri ilaçları, rahim kanser tedavisi, rahim kanseri tedavisi ve yöntemleri,

Kadın Parki Ailesi Olarak Bugunki Konumuzda Rahim Kanserini Araştırdık ve Rahim Kanseri Nedenlerini ve Tedavi Yöntemlerini Sizlerle Paylaşıyoruz.

Rahim kanseriveya tıbbi literatürde”uterin kanser veya uterus kanserleri” denildiğinde rahim içini döşeyen endometriumdan (rahim iç zarı) kaynaklanan kanserler anlaşılır. Bu kanserlere”endometrium kanseri” de denir.
Kadınlardaki tüm kanserler arasında dördüncü sırada olup, aynı zamanda en sık görülen kadın üreme sistemi kanseridir. Rahim kanseri genellikle menopoz sonrası yıllarda ortaya çıkmaktadır. Genellikle 50-60 yaşları arasında görülür.

Rahim kanseri endometrium dokusunda geliştikten sonra kadın üreme sisteminin diğer organlarına da yayılma eğilimindedir. İlk önce rahim ağzı (serviks), tüpler ve yumurtalıklara doğru yayılır. Daha ilerlemiş hastalık durumlarında lenfatik damarlar aracılığı ile vücudun diğer bölümlerine atlar. Bir kanserin lenf veya kan yoluyla yayılması olayına”metastas” denir.

Uterus (Rahim) Kanserlerinde Risk Faktörleri

Geç menopoz
Çocuk doğurmamış olmak
Genç yaşlarda adet düzensizlikleri, adet gecikmeleri, PCOS
Şişmanlık (Obesite)
Hipertansiyon
Şeker hastalığı (Diabetes mellitus)
Endometrial hiperplazi öyküsü olanlar
Önceden doğum kontrol hapı kullanmış veya kullanmakta olanlar rahim kanseri ve yumurtalık kanseri için risklerini azaltırken, rahim ağzı (serviks) kanseri için risklerini arttırırlar.

Rahim (Uterus) Kanserlerinde Ne Tür Şikayetler Olur?

Rahim kanserinin ilk bulgusu menopoz sonrası dönemde vaginal kanamalar iken adet gören kadınlardayse düzensiz adet kanamaları şikayetleridir.

ÇOK ÖNEMLİDİR!Menopoz sonrası kanaması olan veya 40 yaş sonrası artmış (özellikle pıhtılı) vaginal kanama şikayeti olan tüm kadınlar rahim kanseri riskine karşı doktora başvurmalıdır.

Ayrıca periyodik jinekolojik muayeneler sırasında vaginal ultrason ile rahim iç zarı (endometrium) kalınlığı ölçümü de rahim kanseri hakkında fikir verebilmektedir.

Menopoz sonrası yıllarda kalınlaşmış bir endometrium izlenmesi durumunda da hastalar kanser açısından değerlendirilmelidir.

Pap-smear testi rahim kanseri erken tanısında kullanmaya elverişli bir test değildir. Bu test daha çok rahim ağzı (serviks) kanseri taramasında önemlidir.

Rahim Kanserlerinde Tanı Nasıl Konulur?

Rahim kanseri kesin tanısı, rahim içersinden kürtaj yolu ile parça alınması (probe küretaj veya fraksiyone küretaj) ve bu parçanın mikroskop altında bir patoloji uzmanı tarafından değerlendirilmesi ile konur.

Patolojik değerlendirmede rahim kanseri tanısı konmuşsa, kanser hücrelerinin davranış potansiyelini gösteren hücresel”grade” (kanserin derecesi) belirtilir. Bu aşamadan sonra rahim kanserinin yayılma derecesini saptamak için ek tetkikler yapılabilir.

Rahim Kanserlerinde Tedavi Nedir?

Rahim kanserinin tedavisinde cerrahi olarak rahimi almak (histerektomi operasyonu) temel prensiptir.

Operasyon sırasında hastalığın yaygınlığını saptamak amacıyla karın içersinden örnekler alınır, tüpler ve yumurtalıklar çıkartılır. Bunlara ilave olarak alt karın bölgesi ve aort damarı etrafındaki lenf bezlerinden de örnekler alınır.

Ameliyat sonrasında çıkartılan tüm parçalar patolojik değerlendirmeye alınarak hastalığın yaygınlığı saptanır.

Eğer kanser rahim dışarısına yayılmamışsa histerektomi tam kür sağlar.

Ancak kanser başka organ veya lenf dokularına da yayılmışsa ek bir tedavi gerekecektir. Bu tür ilerlemiş rahim kanserlerinde cerrahiden sonra radyasyon (ışın) tedavisi uygulanmaktadır. Çok özel bazı durumlarda ilaç tedavisi (kemoterapi) de rahim kanseri tedavisinde uygulanabilmektedir.

Rahim Kanseri
Rahim kanseriveya tıbbi literatürde”uterin kanser veya uterus kanserleri” denildiğinde rahim içini döşeyen endometriumdan (rahim iç zarı) kaynaklanan kanserler anlaşılır. Bu kanserlere”endometrium kanseri” de denir.

Kadınlardaki tüm kanserler arasında dördüncü sırada olup, aynı zamanda en sık görülen kadın üreme sistemi kanseridir. Rahim kanseri genellikle menopoz sonrası yıllarda ortaya çıkmaktadır. Genellikle 50-60 yaşları arasında görülür.

Rahim kanseri endometrium dokusunda geliştikten sonra kadın üreme sisteminin diğer organlarına da yayılma eğilimindedir. İlk önce rahim ağzı (serviks), tüpler ve yumurtalıklara doğru yayılır. Daha ilerlemiş hastalık durumlarında lenfatik damarlar aracılığı ile vücudun diğer bölümlerine atlar. Bir kanserin lenf veya kan yoluyla yayılması olayına”metastas” denir.

Uterus (Rahim) Kanserlerinde Risk Faktörleri

Geç menopoz
Çocuk doğurmamış olmak
Genç yaşlarda adet düzensizlikleri, adet gecikmeleri, PCOS
Şişmanlık (Obesite)
Hipertansiyon
Şeker hastalığı (Diabetes mellitus)
Endometrial hiperplazi öyküsü olanlar
Önceden doğum kontrol hapı kullanmış veya kullanmakta olanlar rahim kanseri ve yumurtalık kanseri için risklerini azaltırken, rahim ağzı (serviks) kanseri için risklerini arttırırlar.

Rahim (Uterus) Kanserlerinde Ne Tür Şikayetler Olur?

Rahim kanserinin ilk bulgusu menopoz sonrası dönemde vaginal kanamalar iken adet gören kadınlardayse düzensiz adet kanamaları şikayetleridir.

ÇOK ÖNEMLİDİR!Menopoz sonrası kanaması olan veya 40 yaş sonrası artmış (özellikle pıhtılı) vaginal kanama şikayeti olan tüm kadınlar rahim kanseri riskine karşı doktora başvurmalıdır.

Ayrıca periyodik jinekolojik muayeneler sırasında vaginal ultrason ile rahim iç zarı (endometrium) kalınlığı ölçümü de rahim kanseri hakkında fikir verebilmektedir.

Menopoz sonrası yıllarda kalınlaşmış bir endometrium izlenmesi durumunda da hastalar kanser açısından değerlendirilmelidir.

Pap-smear testi rahim kanseri erken tanısında kullanmaya elverişli bir test değildir. Bu test daha çok rahim ağzı (serviks) kanseri taramasında önemlidir.

Rahim Kanserlerinde Tanı Nasıl Konulur?

Rahim kanseri kesin tanısı, rahim içersinden kürtaj yolu ile parça alınması (probe küretaj veya fraksiyone küretaj) ve bu parçanın mikroskop altında bir patoloji uzmanı tarafından değerlendirilmesi ile konur.

Patolojik değerlendirmede rahim kanseri tanısı konmuşsa, kanser hücrelerinin davranış potansiyelini gösteren hücresel”grade” (kanserin derecesi) belirtilir. Bu aşamadan sonra rahim kanserinin yayılma derecesini saptamak için ek tetkikler yapılabilir.

Rahim Kanserlerinde Tedavi Nedir?

Rahim kanserinin tedavisinde cerrahi olarak rahimi almak (histerektomi operasyonu) temel prensiptir.

Operasyon sırasında hastalığın yaygınlığını saptamak amacıyla karın içersinden örnekler alınır, tüpler ve yumurtalıklar çıkartılır. Bunlara ilave olarak alt karın bölgesi ve aort damarı etrafındaki lenf bezlerinden de örnekler alınır.

Ameliyat sonrasında çıkartılan tüm parçalar patolojik değerlendirmeye alınarak hastalığın yaygınlığı saptanır.

Eğer kanser rahim dışarısına yayılmamışsa histerektomi tam kür sağlar.

Ancak kanser başka organ veya lenf dokularına da yayılmışsa ek bir tedavi gerekecektir. Bu tür ilerlemiş rahim kanserlerinde cerrahiden sonra radyasyon (ışın) tedavisi uygulanmaktadır. Çok özel bazı durumlarda ilaç tedavisi (kemoterapi) de rahim kanseri tedavisinde uygulanabilmektedir.

Konu Alıntıdır.. Hastane com tr ye Teşekkürler Bilgi Paylaştıkça Büyür.