BİNBİR GECE MASALLARI
Hayatımızın her alanına sokmuşuz televizyonu. Hatta ben daha da ileri giderek televizyonu bir alarm gibi kurmuşum.
Sabah haberlerini kaçırmamak için saat yedide uyandırıyor beni televizyonum. Gece de olur da uyur kalırsam 12 de otomatik olarak kapanıveriyor. Dünyaya açılan gözüm olarak gördüğüm bu aletin kurulduğu baş köşede bana pis pis sırıtışından anlamalıydım oysa içindeki karanlık dünyanın varlığını.
Bilemezdim ki huzurumun yerinde olduğu bir vakitte anneciğimin elleriyle hazırlamış yemeği tam haber saatinde izlemenin bir büyük hata olduğunu.
Akşam bülteni. Hava soğuk. Sıcacık evimde sıcak yemeklerin eşliğinde dilimde şükürlerle kurduğum yer sofrasına (ki böyle daha rahat ediyorum) çömelip, televizyon izliyorum. Lokmalar ağzımda büyümeye başlıyor. Yok canım bir sonraki haberde geçer belki diye hala ısrarla izliyorum. Bir sonraki haber için uyarı geliyor “lütfen çocuklarınıza izletmeyin!” Daha bir merakla bakıyorum ekrana ne gelecek diye.
Yemeğin tadı iyice kaçıyor. Hani çok mutsuz anlarınız olur ya, yemek içmek zulüm gelir. Her şeyin tadı tuzu pas tadıdır sadece. Öyle bir tad siniyor dilime.
Yaşamaktan korkar hale geliyorum ardından. Kızını öldüren babalar, karısını öldüren kocalar, annesini kesen evlatlar, oda arkadaşının gözünü oyan deliler, bar çıkışında birini tekme tokat vitrin camına sokan sarhoşlar, iki bilezik için yaşlıca bir kadını öldüren hırsızlar, sınav sorularını çalan eğitmenler, ülkeyi bölmeye çalışan beyinler, patlayan mayınlar, işsizlik, depremler, yangınlar, seller…ler ler lar lar…
4 kişilik küçücük hayatıma kocaman bir dünya doluveriyor. Ürkütücü, caydırıcı, güvensiz, acımasız bir dünya. Hiç tanımadığım katillerim oluveriyor mahkemede bir kravatla iyi halden indirim alan. 13 yaşında utanmadan koca koca adamları yoldan çıkarıp kendisine musallat eden küçük kızlarım oluyor. Yardım adı altında heybesini haramlarla dolduran arkadaşlarım oluyor. En acı sözleri en yakınlarım söylüyor bazen. Bazen de korkuyorum ecdadımın çatık kaş çıkık parmakla ekrandan bana savuracağı sözleri duyuveriyorum utanıyorum yüzyıllar ötesinden çıkıp gelen muhteşemliğin karşısında.Lokma ağzımda büyüyor, keyifle başladığım soframdan binbir gayleye kalkıyorum. Binbir korku, binbir acı, bir bir doluveriyor beyaz bir camdan, camdan kalbime.
Neslihan Sultan PALA
Neslihan Sultan Pala
nesalihansultanpala@kadinhaberleri.com
Uzun Yıllardır Bir Çok Paylaşım Sitesinde Makalelerini Okudugum ve Yazılarını Beğeni ile Takip Ettiğim En Güzel ve En Olgun Yazılarıyla Kendine Hayran Bırakan Neslihan Sultan PALA’nın Binbir Gece Masalları Adlı Köşe Yazısı Alıntıdır.