Sohbet | Chat | Sohbet | Video | Haber | Mirc | Kadin | Cocuk |

Kategori Arşivi Eğitim ve önemi - Page 2

Atatürk Kürt Olsaydı

ATATÜRK KÜRT OLSAYDI

AHMET ALTAN ‘ Dan MUHTEŞEM BİR YAZI

Mustafa Kemal, Selani…k’te değil de Musul’da doğmuş bir Osmanlı paşası olsaydı, Kurtuluş Savaşı’…nı Türklerle ve Kürtlerle birlikte gerçekleştirdikten sonra kurulmasına önayak olduğu cumhuriyetin adını “Kürdiye Cumhuriyeti” koysaydı, kendisi de Meclis kararıyla “Atakürt” adını alsaydı…

Kürdiye Cumhuriyeti’nin bütün vatandaşlarına “Kürt” deneceği için hepimiz “Kürt” sayılsaydık, Taksim’e, Kadıköy’e, Kızılay Meydanı’na, Kordon’a “Ne mutlu Kürdüm diyene” pankartları asılsaydı…

“Kürdiye’de” Türk olmadığı, herkesin aslında Kürt olduğu söylenseydi, kendilerini Türk sananların aslında “deniz Kürdü” oldukları iddia edilseydi…

Kürtlerin “yedi bin yıllık” bir tarihi bulunduğunu, Anadolu’nun esas sahiplerinin Kürtler olduğunu, Moğolların, Hunların, Etrüsklerin aslında Kürtlerin atası sayıldığını, Osmanlıdaki Kürt paşalarının kahramanlıklarını derslerde okusaydık.

Teoman, Cengiz, Atilla, Osman gibi isimler almamız yasaklansaydı, Berfin, Beruj, Tiruj, Nevruz gibi isimler almak zorunda kalsaydık…

Türkçe televizyon kurulması yasak edilseydi, bütün televizyon yayınları Kürtçe yapılsaydı…

Romanlarımızı, hikayelerimizi, şiirlerimizi Kürtçe yazmak zorunda kalsaydık, yalnızca Kürt şarkıları dinleseydik, gazetelerimizi Kürtçe çıkarsaydık…

Okullarımızda yalnız Kürtçe okutulsaydı ve Türkçe okutulması yasaklansaydı…

“Biz Türküz, bizim bir tarihimiz, bir dilimiz var” dediğimizde sorgusuz sualsiz hapislere atılsaydık.

İstanbul’da, Ankara’da, İzmir’de, Bursa’da, Edirne’de polis sürekli olarak bizi izleseydi, “özel timler” bizim “Kürdiye Cumhuriyeti’ni” parçalamak isteyen “ayrılıkçılar olmamızdan” kuşkulanıp hepimize sürekli “suçlu” muamelesi yapsaydı, sırf Türk olduğumuz için hakaretlere uğrasaydık.

12 Eylül darbesinden sonra bütün batı bölgesindekiler hapishanelere doldurulsa, inanılmaz işkencelerden geçirilse, boğazlarına kadar çamurların içine battıkları hücrelere konsa, tazyikli sularla iç organları perişan edilse, azgın köpeklerle bacakları parçalansaydı…

Evlerimiz basılsa, ayrılıkçı “Türk teröristlere” yardım ettiğimiz iddialarıyla apartmanlarımız yakılsa, biz evimizden bir eşya bile alamadan çıkarılıp, Diyarbakır’a, Hakkari’ye sürgüne gönderilerek, çadırlarda yaşamak zorunda bırakılsaydık…

Biz Türkler buna razı olur muyduk, “işte hepiniz Kürdiye Cumhuriyeti’nin vatandaşı olarak birer Kürtsünüz, ayrıca Türklük diye niye tutturuyorsunuz, isterseniz başbakan bile olabilirsiniz” sözlerini bir hakkaniyet işareti olarak kabul eder miydik?

Yoksa, Türk kimliğimizin, dilimizin, kültürümüzün, bu ülkenin “eşit” vatandaşları olarak kabul edilmesinde ısrarcı mı olurduk?

Bu ülkenin Türk ve Kürt vatandaşları var ve tarih “Türk” çizgisinden yürümüş, bugün bizim “Türk” olarak kabul edemeyeceklerimizi Kürtlerin kabul etmesini istemişiz, bu yersiz istek sonunda patlamış, ülke önce teröre arkasından bir iç savaşa yuvarlanmış.

Türkiye’nin bu kanlı karmaşadan “demokrasiyle” ve Kürt vatandaşların “kimliklerinin” kabulüyle kurtulacağına inanan insanlar, bu düşüncelerini dile getirdiklerinde, bizim yöneticilerle taraftarları hep aynı soruyu soruyor:

- Nedir demokratik çözüm, nedir Kürt kimliği?

Biz Türkler, bir “Kürdiye Cumhuriyeti’nde” yaşasaydık ne isteyeceksek, bu isteklerin bugün Kürtler tarafından dile getirilmesini kabul etmektir demokrasi.

Kendimiz için isteyeceğimizi, bizimle eşit oldugunu kabul ettiğimiz insanlara vermemek için bu kadar kan dökmeye, ülkeyi bir çıkmaza sürüklemeye değer mi?

Değmez diyenler “demokrasi” istiyor işte.

Demokrasiyi getirmek çok mu zor zanaat?

ŞİMDİ BİR DE AŞAĞIDAKİ YAZIYA Bİ GÖZ ATALIM…

Lozan Andlaşması Madde 39 :

Herhangi bir Türk uyruğunun, gerek özel gerekse ticaret ilişkilerinde, din, basın ya da her çeşit yayın konularıyla açık toplantılarında, dilediği bir dili kullanmasına karşı hiç bir kısıtlama konulmayacaktır.
Devletin resmi dili bulunmasına rağmen, Türkçe’den başka bir dil konuşan Türk uyruklarına, mahkemelerde kendi dillerini sözlü olarak kullanabilmeleri bakımından uygun düşen kolaylıklar sağlanacaktır.

Bu maddeye bakılırsa mitinglerde de basında da mahkemelerde de Kürtçe konuşulabilir. Bu konuda hiçbir kısıtlamaya izin vermiyor. Peki bu maddeye uymak zorunda mıyız?…T.C.Anayasasına bakalım…

Anayasa madde 90:

Usulüne göre yürürlüğe konulmuş milletlerarası andlaşmalar kanun hükmündedir.
Usulüne göre yürürlüğe konulmuş temel hak ve özgürlüklere ilişkin milletlerarası andlaşmalarla kanunların aynı konuda farklı hükümler içermesi nedeniyle çıkabilecek uyuşmazlıklarda milletlerarası andlaşma hükümleri esas alınır.

Etiketler: Ahmet Altan, Atakürt, Atatürk, Atatürkün hayatı, Kürdistan, Kürtler, Kürt, Kürt kökeni, Kurt, kurtler, kürtlerin tarihi, kürtlerin yaşamı, kürtçe,

Dul kadına devlet güvencesi geliyor

Dul kadına devlet güvencesi geliyor

Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı 150 bin yetim aileye el uzatıyor. Dul eşlere sabit ücret ödenecek

Kadına yönelik şiddete karşı elektronik kelepçeyi gündeme getiren Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Şahin’den yeni proje. Bu proje eşi vefat etmiş, sosyal güvencesi olmayan kadınların mağduriyetini gidermek için yapılacak. Eşinden ayrılmış kadınlar aile, hayatını yoluna koyana kadar sabit ücretle desteklenecek ve çocukları okutulacak.

Star gazetesine konuşan Bakan Şahin’in yeni dönemde yapacakları çalışmalarla ilgili özetle şu bilgileri verdi:

HER AİLENİN BİR DESTEK UZMANI OLACAK:

Sağlıkta nasıl bir dönüşüm yapıldı ve bugün her ailenin bir hekimi varsa, Aile Sosyal Destek Projesi ile her ailenin bir de sosyal destek uzmanı olacak. Yüksek riskli olanlarla başlayacağız ama 74 milyonu kucaklayacak bir sisteme dönüştüreceğiz.

Uzmanlarca her ailenin analizi yapılacak ve o ailenin neye ihtiyacı varsa o temin edilecek. Şimdiki sistemde insanlar gelip benim şuna ihtiyacım var diyor. Oysa uzman sistemi hayata geçtiğinde bugün yaşadığımız birçok toplumsal soruna daha baştan, yangın çıkmadan, testi kırılmadan müdahale edebileceğiz.

ELEKTRONİK KELEPÇE EKİM’DE:

AK Parti Kadın Kolları Başkanı olarak, milletvekili sıfatımla dünya tecrübesini yerinde inceledim. İspanya’ya Avusturya’ya gittik, oradaki modelleri inceledik. 4320’nin güçlendirilmesi, ailenin korunması için bir kanun teklifimiz vardı, şiddet uygulayan erkeğim evden uzaklaştırılması konusunda. Zincirin zayıf halkalarını zaten tespit etmiştik. Bakanlığa gelir gelmez de İçileri Bakanlığı, Adalet Bakanlığı ve bizim bakanlığın uzmanlarıyla üçlü bir çalışma yaptık ve alt yapı zaten sağlam olduğu için üzerine eklenmesi gerekenler de ilave edildi ve sivil topluma sunulabilir hale geldi. 1 Ekimde Meclis açılır açılmaz bunu yasalaştıracağız.

Aslında biz teknik takip dedik, elektronik kelepçeyi medya dedi. Bu da kötü bir şey, görünürlüğü sağladı. İspanya ve Avusturya buton sistemini, Amerika elektronik kelepçeyi kullanıyor. Hangisinin bize daha uygun olduğunu tespite çalışıyoruz.

150 BİN YETİM AİLEYE DEVLET DESTEĞİ:

Bu ailelerin geliri 100 TL sınırında, yeşil kart imkânları düşük, çocukların eğitiminde sıkıntı var. Sosyal destek alıyorlar ama düzensiz bir çalışma sistemi bu. Bulundukları yerdeki kaymakamın ya da vakıf müdürünün inisiyatifine bağlılar. Biz şimdi diyoruz ki, “hizmet odaklı çalışıyorsak ve bu ailenin gerçekten desteğe ihtiyacı varsa onları bu kişisel inisiyatiften kurtaralım, devlet politikası geliştirelim”. Yaklaşık 150 bin aile var bu şekilde sosyal güvencesi olmayan, eşi vefat etmiş. Bu kadınların durumunu düzeltmek için bu hafta projeyi üst kurula getireceğiz. Eşin vefatıyla birlikte hemen sabit bir para verilecek ve ailenin bu süreci yönetebilmesi için ekonomik destek aldığı zaman planlaması yapılacak – 6 ay olabilir bu, 1 yıl olabilir. Çocuklarla ilgili eğitim tedbirleri de alabileceğimiz çok önemsediğimiz bir sosyal politika üreteceğiz, icraata geçeceğiz. Bunu da ilk kez size söylüyorum

Etiketler: kadın hakları, kadin haklari, dul, dul ve yetim, dul ve yetim kadınlar, dul kadın, dul kadın chat, dullar, dul sohbet, dullar ile sohbet, canlı dul kadın sohbet, dul kadın sohbet odası, kadın sohbet odaları, kadınsal sorunlar, kadın uzmanı,

Tanıtım yazısı vs Pagerank makalesi

Tanıtım yazısı vs Pagerank makalesi permalink

——————————————————————————–

Merhaba,
R10 topluluğuna yeni katıldım ve buradan herkese hoşbulduk diyorum

İlk makalemi yazarken , kendi kişisel analizlerim doğrultusunda ve uzun yıllardır haşır neşir olduğum yabancı webmaster sitelerindeki arkadaşlarımızın gözlemlerini harmanlayarak bir yazı yazmak ve sizinle tanışmak istedim..
Lafı uzatmadan makalemizi yazmaya başlayalım.

Alan Razı Veren Razı !
Öncelikle işe şu açıdan bakalım.Tanıtım yazılarını alıcı ve satıcıyı mutlu eden tek reklam çeşidi olarak görmekteyim.Neden derseniz tanıtım yazıları özgün olarak yazılır ve özgün yazının google için önemin hepimiz bilincindeyiz.Satıcıya +1….. Gelelim alıcıya , diğer alternatif reklam şekillerine göre tanıtım yazısı almak satıcı için daha uygun ve verimli bir yöntemdir.Normal link alımında sitede sadece bir yada iki kelime olur , ancak iyi hazırlanmış bir tanıtım yazısı linklenen kelimeleri daha iyi ifade eder ve Google’da üst sıralara daha rahat çıkmanıza fayda sağlar düşüncesindeyim.

İçerik Problemi
Tanıtım yazıları yine devreye giriyor.Siz genel portal içerikli bir siteden tanıtım yazısı alırsanız bu sizin sitenize katkı yapar.Ancak portal içerikli bir siteden tek başına text link alımı çokta mantıklı ve verimli bir strateji sayılmaz.

Bir siteden tanıtım yazısı alırken amacımız nedir ?

Bir siteden tanıtım yazısı alırken hedefimiz trafik olmamalıdır.Evet belki bir bakarsınız günde 100-150 hit getirir ama trafik istiyorsanız başka yöntemlere başvurmalısınız.Tanıtım yazısını biraz değişik bir şekilde televizyon reklamı gibi düşünebiliriz.

Örneğin ,siz bir ürün satıyorsunuz ve televizyona reklam veriyorsunuz..

Yüksek reytingi olan bir dizi sonrası reklam vermek çok ilgi uyandırır ve izleyenleri(konumuzda botları) vay be televizyonda reklamı var kaliteli imajı verir. (PR5-6 siteden tanıtım yazısı)

Orta-vasat reytingi olan bir dizi sonrasında reklam vermek , izleyicisi az olsa (botlar her diziye eşit yaklaşır sadece sıklıkları değişir)bile izleyicileri(botları) televizyonda reklamı var kaliteli imajı getirir. (PR0-1 siteden tanıtım yazısı)

Sonuç olarak amaç hit getirmesi ise PR5-6 sitelerden tanıtım yazısı alınmalıdır.(Bu sitelerin PR5 olması sizin için pek birşey ifade etmez çünkü neredeyse hiçbir yazı anasayfada 1 haftadan fazla durmaz hadi biraz daha para ödediniz 1 ay)
Not : Sitelerin PR5-6 olmasında kendi katkıları yok ise ! Diğer türlü pr5-6 olup hiti olmayan çok fazla site mevcuttur.

Ama amaç eğer doğrudan hit getirmek değilde Google’ın size hit getirmesiyse o zaman Orta-vasat reytingi olan bir diziden link almak çok mantıklı ve ucuzdur.

Aslında 1 ay sonra pr5 e tanıtım yazısı verseniz yada pr0 a her ikiside aynı değere sahip olacaktır.site.com/tanıtımyazisi.html şeklinde olacak linklerinizin bulunduğu sitenin pr değeri 0 olacaktır.

Alexa
Alexa Sıralaması… Eski olanlar bilir bundan 3-4 sene önce çok revaçta olan bir sistemdi.Bir dönem herkes alexa sıralamasına göre site ve link alıp-satıyordu.Alexa’ya güvenmeden önce birkaç kez düşünmek gerekir.Çünkü sitesine alexa toolbar koyanların daha çabuk sıralamada yükseldiklerini hepimiz okumuşdur.Bu durum bence alexanın yeterince sağlıklı olmadığına işaret ediyor.Ki bende alexaya güvenip hesap kitap yapmayın derim.

c-Class IP / nedir ve önemli midir ?
Öncelikle nedir bu c-class dediğimiz söylerken çok afiili duruyor . c-class ip demek web hosting firmalarının müşterilerine istekleri doğrultusunda verdikleri bir hizmettir.Her siteyi farklı hostta gösterir. Ip değerleri atıyorum bir sitenin 123.456.789.001 iken diğer site için 123.456.789.002 olmasıdır.Verdiğiniz tanıtım yazılarının ipleri aynı olmamalıdır.Televizyon reklamlarından bassettik bu şuna benzer yaklaşık olarak kanal d yi xxx dizi olduğu zaman izleyen bir kesim vardır.Sizin reklamlar girdiğinde bir reklam almakla tüm reklamları almanız arasında fark yoktur.Zaten izleyenler(botlar) reklamınızı görecektir.

c-Class ip ise bir nevi sabahtan akşama kadar bir televizyon kanalında reklam vermeye benzer. Sabah programını bayanlar izler akşam maç olduğu zaman erkekler.Evet c-class ip için kusursuz diyemeyiz ama uygulanışta ve google da kusursuz işlediğini araştırmalarım sonucu gördüm.

PR8 siteye text link veya 500 adet Tanıtım yazısı almak ?

Açıkcası bana karşı çıkan arkadaşlar olabilir ama Pagerank ‘ın öneminin zamanla yeni çıkan algoritmalarla azaldığı düşüncesindeyim. Pr8 siteye aylık reklam vermekle 500 adet toplu tanıtım yazısı almak size yaklaşık aynı paraya mal olur.Hangisini seçmeli ? Bunun cevabı şudur değildir.Öncelikle Pr8 bir siteye text link vermek sizin siteniz açısından pek hoş olmayabilir(sandbox/filtre vs..).Öte yandan beşer günde bir 50 tane tanıtım yazısı (totalde 50 gün sürer tüm sitelerin eklenmesi) siteniz açısından çok daha fazla verimli olacaktır.pr8 e link eklerken ilk hafta keywordun baş harfini koy sonra harf harf ekleyelim hacı 1 ayda deseniz epey komik olacağı görüşündeyim

Genel görüş ve tahminim , Bir dönemler Alexa vardı sonra yakın bir döneme kadar Pagerank vardı ama artık Tanıtım yazıları ve social bookmarking(daha sonra konuşuruz bu konuyu ayrı bir şekilde) devri .. Geçtiğimiz güncelleme de bunu göstermiyor mu sizce ?

İlginize çok teşekkür ederim bu makale tamamen benim tarafımdan yazılmıştır yaklaşık 1 saattir yazıyorum

Tekrardan hoşbulduk diyor ve sözü size bırakıyorum..

Alıntıdır: R10.Net ‘e tşkler…

Etiketler: tanıtım yazısı, Pagerank Makalesi, Makale, Prli tanıtım yazısı, pagerank yükseltme, siteyi önlere çıkarmak,

Türkey & Türkish

Turkish ( Türkçe (help·info)) is a language spoken as a native language by over 83 million people worldwide,[4][5][7] making it the most commonly spoken of the Turkic languages. Its speakers are located predominantly in Turkey and Northern Cyprus with smaller groups in Iraq, Greece, Bulgaria, the Republic of Macedonia, Kosovo[a], Albania and other parts of Eastern Europe. Turkish is also spoken by several million people of immigrant origin in Western Europe, particularly in Germany.

The roots of the language can be traced to Central Asia, with the first known written records dating back nearly 1,300 years. To the west, the influence of Ottoman Turkish—the variety of the Turkish language that was used as the administrative and literary language of the Ottoman Empire—spread as the Ottoman Empire expanded. In 1928, as one of Atatürk’s Reforms in the early years of the Republic of Turkey, the Ottoman script was replaced with a phonetic variant of the Latin alphabet. Concurrently, the newly founded Turkish Language Association initiated a drive to reform and standardize the language.

The distinctive characteristics of Turkish are vowel harmony and extensive agglutination. The basic word order of Turkish is subject–object–verb. Turkish has no noun classes or grammatical gender. Turkish has a strong T-V distinction and usage of honorifics. Turkish uses second-person pronouns that distinguish varying levels of politeness, social distance, age, courtesy or familiarity toward the addressee. The plural second-person pronoun and verb forms are used referring to a single person out of respect. In very formal situations, double plural second-person “sizler” may be used to refer to a much-respected person

Türkçe:

Türkçe (Türkçe (yardım · bilgi)), dünya çapında milyon 83 fazla insan tarafından anadil olarak konuşulan bir dildir, [4] [5] [7] Türk dillerinin en yaygın konuşulan. Onun konuşmacılar ağırlıklı olarak küçük gruplar Irak, Yunanistan, Bulgaristan, Makedonya Cumhuriyeti ile Türkiye ve Kuzey Kıbrıs bulunmaktadır, Kosova [a], Arnavutluk ve Doğu Avrupa’nın diğer bölgelerinde. Türkçe aynı zamanda başta Almanya olmak üzere Batı Avrupa’da göçmen kökenli birkaç milyon kişi tarafından konuşulmaktadır.

Bilinen ilk yazılı kayıtları neredeyse 1300 yıl öncesine dayanan, dilin kökleri Orta Asya’ya kadar takip edilebilir. Batısında, etkisi Osmanlı Türk-Osmanlı İmparatorluğu genişledikçe, İmparatorluk yayılmış Osmanlı idari ve edebi dili olarak kullanılmış olan Türk dilinin çeşitli. 1928 yılında Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk yıllarında Atatürk Reformları biri olarak, Osmanlı yazısının Latin alfabesi fonetik bir varyant ile değiştirildi. Aynı zamanda, yeni kurulan Türk Dil Kurumu, dil reformu ve standartlaştırmak için bir sürücü başlattı.

Türk ayırt edici özellikleri, ses uyumu ve geniş aglütinasyon. Türkçenin temel sözcük sırası, özne-nesne-fiil. Türkçe isim sınıfları veya gramer cinsiyet vardır. Türk, güçlü bir saygı ifadesi TV ayrım ve kullanıma sahiptir. Türk, kibarlık, sosyal mesafe, yaş, nezaket ya da muhatap karşı aşinalık düzeyleri değişen ayırt ikinci şahıs zamirleri kullanır.Çoğul ikinci kişi zamiri ve fiil formları saygı tek bir kişi söz kullanılır. Çok resmi ortamlarda, çift çoğul ikinci kişi “sizler” çok saygın bir kişi başvurmak için kullanılır.

Etiketler: Türkish, Türkey, türk, türkiye, turqi, turqie, turkie, turkey, türkiye cumhuriyeti, akparti, ak parti, türkman, türkish man, türkish chat, türk sohbet, tr sohbet, tl, tc