Sohbet | Chat | Sohbet | Video | Haber | Mirc | Kadin | Cocuk |

Kategori Arşivi Kadın

Küfür eden kadınlar

Kadınların küfür etmesi, küfür eden kadın, küfür eden kızlar, küfürlü kız, küfürlü kadınlar, küfür eden kadınlar, kadınlar neden küfür eder, kadın niye küfür eder, kadınlar ve küfür, kadınların küfür etmesi,

Kadınlar sövemez mi?

Bu Yazımızda Kadınların Neden Küfür ettikleri ve Kadınların Henüz Çocukluk ve Ergenlik çağlarından kalma alışkanlıkları ve erkeksi davranışları hakkında bilgiler vericegiz. Kadınlar Neden Küfür ederler ve Neye Küfür ederler konu hakkında Ayrıntılı Bilgi aşagıdaki Yazımızda Mevcuttur.
Statlarda ‘Çiçek açsın’ mantığıyla seyircisiz maçlara ücretsiz alınan kadınlar da küfür etmekten geri durmuyor. Demek ki sorun başkaymış…
Kadınlar sövemez mi?

Statlardaki erkek taraftarların ettiği küfür ve yarattığı şiddetten ötürü kulüplere verilen seyircisiz maç oynama cezasını ‘fırsat’a çevirmek adına kadın ve çocukları ücretsiz tribünlere alan Türkiye Futbol Federasyonu, bu uygulamaya da son verebilir! Zira, tribünlerde ‘çiçek açsın’ hesabıyla kapıların açıldığı kadınlar da zaman zaman erkek taraftarları aratmıyor küfür konusunda.

Çarşı’yı aratmadılar!
Sadece kadınların izlediği ve TFF’nin alkışlanmasını sağlayan ilk maç Fenerbahçe-Manisaspor karşılaşmasıydı. Şike davasına tepki vermek amacıyla da tribünleri dolduran yaklaşık 45 bin Sarı-Lacivertli kadın ve çocuk, takdire şayan bir performans gösterdi. Maçın 61. dakikasında Trabzonspor’a edilen küfür, dövizlerdeki bazı ifadeler ve objektiflere sobelenen çeşitli el kol figürleri (!) de erkekler tarafından kadınlara yakıştırılamadı(!)

Bursaspor-Galatasaray maçı da yalnızca kadın ve çocuklara oynandı. Timsah’ın kadınlarının yarattığı atmosfere övgü düzmesi için uzatılan mikrofona Fatih Terim, “Bana edilen küfürler de dahil mi? Keşke her maçta yerlerini alsalar ama hepimiz küfürlerden şikâyetçi değil miyiz? Harika bir atmosferde herkes hayret etti herhalde. Bayanlara yakıştıramadım” diyerek, küfürün erkeklere mahsus bir ayrıcalık olduğunu ima etti sanki…

Nihayet son vakıa İnönü’de yaşandı… Küfür yüzünden sık sık İnönü’nün kapanmasına neden olan Çarşı’nın erkeklerini aratmadı Dişi Kartallar, Mersin İdmanyurdu maçında… Daha önce Beşiktaş’ın Gaziantep BB ile oynadığı Türkiye Kupası müsabakasında destek tezahüratlarıyla övgüye mazhar olan Beşiktaşlı kadınlar, 1-0 kaybedilen Mersin İdmanyurdu lig maçında ise maçboyu koro halinde yaptıkları küfürleriyle yadırgandılar… Sorun küfürden ziyade kullanılan dilin bir hayli ‘erkek’ olmasıydı. Kadın spor yazarları, bu şekilde maça giden kadınların ‘erkekleştiğini’ belirtirken, “Küfür bir erkek ayrıcalığı mı?” diye de soruyor…

Küfür sadece erkeğin hakkı mı?
GÜLENGÜL ALTINSAY
Erkeklerin kadınları bir görme biçimi var. Kadınlar tribünde küfür etmesin istiyorlar. Ama bu gerçek değil oysa. Erkeğin kafasında bir kadın modeli var ve onun için sokuyor: Kadın küfür etmez, erkek eder! Küfür etme hakkı erkeğe aittir. Küfürle bir problem varsa da bunu ‘naif kadınlar’ çözer.

Kadınlara normal taraftar mumalesi yapılmıyor. Erkeklerin kendilerine biçtikleri role girmeleri isteniyor. ‘Tribünlerde çiçek açsın’. Kişisel olarak küfür etmem ve hoşlanmam ama bazı insanlar bunu kullanıyorsa kadınların da kullanması doğal. Erkek egemen toplumda kadın hep kendini erkeğe kabul ettirme durumu var ve haliyle tribüne de ‘erkekleşerek’ geliyor.

Seyircisiz maçların kadın ve çocuklara açılmasında özellikle çocuklar açısından itiraz ettiğim bir nokta var: Gece maçlarına çocukların götürülmesi haksızlık. Eve dönmeleri gece 12’yi buluyor.

Diğer yandan ben seyircisiz maça karşıyım. Böyle bir ceza varsa da tribünler boş kalacağına kadınlar olsun.

Erkeğin boşluğu dolduruluyor
EBRU KILIÇOĞLU
Seyircisiz maçlara kadınların davet edilmesi samimi mi, değil mi bende soru işareti yaratıyor. Kadınların gerçekten maça gelmesini istiyorsak, normal günde de onların isteyerek gelmelerini istemeliyiz. “Boş kalacağına kadınlara verelim” deniliyor. Oysa eşi, erkek arkadaşı veya erkek kardeşi nereye oturacaksa bir kadın da oraya oturmadıkça o kadınlara tahsis edilen yerler boş kalacak.

Bu yapılan ‘adet yerini bulsun’ tablosudur. Bunun da doğal sonucu olarak kendilerine ait olmayan bir yere gitmiş oluyorlar. Bu türlü maça gitme bir ‘görev bilinci’ yaratıyor. O nedenle de erkekler ne yapıyorsa, boşluğunu doldurmak amacıyla, kadınlar da o tuhaf tezahüratları yapıyor.
Tek başına tribüne giden biri olarak söylüyorum; futbolu gerçekten severseniz stada gitmekte bir zorluk yok. Fakat bu şekliyle kadınların sevmesine olanak yok. Uygulamanın bu haliyle kadınlar tribünlere ‘erkekleşip’ gidiyor.

Kadın yaratıcılığı nerede?
FERYAL PERE
‘Bizi aratmayın’ diye yollayanlara, ‘Sizi aratmayacağız’ diyen bir motivasyon, yumuşatıcı efekt olarak, algılanmayla inatlaşma, öğrenilmiş desteğin devamını getirme isteğiyle diyelim… İncecik seslerden daha zarif olması gerekmez ama ‘özgün’ destek yakışır. Nerede kadın yaratıcılığı? Tribünler tek bir cümleyi, sevgiyi rakibe baskıyı kadın, erkek çoluk çocuk yapınca güzel.

Ceza gelir mi?
Peki bilet paraları TFF tarafından karşılanarak seyircisiz maçlarda stada alınan kadın ve çocuk taraftarların ettiği küfür veya mahal verecekleri saha olaylarından ötürü kulüplere ceza gelir mi?

Her ne kadar bu taraftarlar TFF davetlisi olsa da ceza verilebileceği savunuluyor. Bunu savunanlar kulübün maçın güvenliğinden sorumluğu olduğu hatırlatılıp, seyircisiz maçlarda stat dışındaki taraftar eylemlerinden ötürü bile kulübe ceza verilebildiği kaydediliyor. Zaten tribünlere özel güvenlik elemanlarını yerleştirmesi de kulübün kadın ve çocuk taraftarların sorumluluğunu üstlendiğini gösteriyor.

Avukat Ali Rıza Dizdar, seyircisiz maçlarda sahaya alınan kadın ve çocukların eylemlerinin kulüpleri bağlayamayacağı görüşünde. Dizdar, “Onlar talimatlardaki seyirci tanımına girmiyor. TFF’nin misafiri olarak maça akredite ediliyorlar ve bu nedenle yapacakları kötü eylemlerden ötürü kulüplere ceza verilemez. TFF, olaylar artarsa bu uygulamayı sonlandırma yoluna gidebilir ancak” diyor.

Bir Kadını Mutlu Etmenin Yolları!

Günümüzde Bir çok kadını hayal kırıklığına ugratan erkeklere bir kaç nasihat bazında verilecek dersler.

Sevdiginiz kadın ailenizden birisi olabilir yada cevrenizden. Anneniz yada sevgilinde olabilir.

Kadınları Mutlu Etmek için Neler Yapılmalı herşeyi burada Açıklıyorum. Umarım kadınları mutlu etmenin yöntemleri işinize yarar.

Bir Kadını Mutlu Etmenin Yolları!

BIR KADIN NASIL MUTLU EDILIR:

Kızlarla bir arada bulunun
Kahvede pişpirik ya da altmışaltı oynayarak kız tavlanmaz. Kız tavlayabilmek için onlarla tanışabilmek, tanışabilmek için de onların bulunduğu yere gitmek, doğacak her tanışma fırsatını iyi değerlendirmek, hatta bu fırsatı yaratmak gerekir.

Kadın piyangodan çıkmaz. Emekle çabayla elde edilir. Göstereceğiniz ilk çaba kızların nereye gittiğini araştırmak olmalıdır. Ne demiş ünlü Latin şairi Ovidius:

Bilir avcının iyisi nerede tuzak
kurulur karacalara
Bilir bilmesine hangi boğazda
vurulur azgın domuz
Kuş kuşlayan bilir dizim dizim
kuşlar nereden gelir.
Bunlar gibi senin de
Bulup çıkarman gerek
kızların kaynağını.

Kendinize güvenin
Kendinize güvenmeniz, yalnız kız tavlama konusunda değil, hayatın bütün alanlarında başarıya ulaşmanızın önşartıdır. Korkulanın başa gelmesi, çoğu zaman, kendine güvenin bulunmayışından kaynaklanır. İlkokul kitaplarında anlatılan küçük bir hikâyeyi hatırlayalım: Süt dolu kaba düşen iki kurbağadan, kendine güvenmeyen, kolayca umitsizliğe kapılan kurbağa boğulmuştu. Sizin de hiç bir zaman ümitsizliğe kapılmamanız ve devamlı mücadele etmeniz gerekir. Ki, sadece bu bile kızların size hasta olmasını sağlayabilir. Kaldı ki sosyal hayattaki başarıyla cinsel başarı arasında paralel bir ilişki vardır. Birini başaran öbürünü de başarır. Çünkü ikisinin temelinde de yukarıda saydığım “erdem”ler bulunmaktadır.

Neden umutsuzluğa kapılasınız ki? Dünyadaki ve ülkemizdeki kadın – erkek sayıları aşağı yukarı eşittir. Her erkeğe bir kadın düşmektedir. Kör, topal ya da sağır da olsanız. Sizin de kısmetiniz çıkar! Yine, ünlü şair mısralarında;

Kesilmesin umudun, gün gün
alıştırılır at boyunduruğa
At yavaş yavaş koşuma
Sürtünür de aşınır demir
Toğrağı sürtmekle yıpranır
saban demiri
Ne var taştan katı?
Ne var sudan uysal?
Bak nasıl aşındırır taşı.

diyerek de ne güzel anlatmış.

İlk adımı siz atın
Her ne kadar kadınlar kabul etmese de erkek üstünlüğüne dayanan bir sosyal ortamda yaşıyoruz. Erkek üstünlüğü kadını geriletmiştir ister istemez. Bu da kadınların pasif olmasına yol açmıştır. Sonradan da tabi bu pasifliğin kadının doğasından geldiği ileri sürülmüştür. Bereket versin ki bunun böyle olmadığı bugün biliniyor. Fakat kadının cinsel istek göstermesi bugün bile ayıp sayılıyor. Oysa hiç bir kadın cinsiyetsiz değildir. Cinsel istek duymak ve bunu belirtmek elbetteki hakkıdır. Ama yine de ilk adımı siz adın. Nasıl mı? Hoşlandığınız kızın arkadaşlarıyla arkadaş olabilirseniz, hedefe yaklaştınız demektir. Bundan sonra sabırla tanıştırılmayı bekleyin ve her zaman konuşmaya hazır bir şekilde tetikte bekleyin. Söz gelişi, kız durakta mı bekliyor? Hemen ona duraktan hangi otobüslerin geçtiğini sorun. Ya da bitişik masanızda afet mi afet mi bir kız mı oturuyor? Hemen ona havanın güzelliğinden bahsedin. Bir kadın size bir şey mi sordu? Sakın bilmiyorum demeyin. Bu ilk adımı atabilirseniz, konuşmanın devamını da istediğiniz yöne çeker ve sürdürürsünüz. Süslü püslü sözler kullanmayın. Bu sizin kendinizi göstermek istediğiniz anlamına gelir ki, belirtilmesi gereken sizin öneminiz değil, karşınızdakine verdiğiniz önemdir.

Yine ünlü bir yazar, “Kadınları güldürebilmeyi öğren. Kadına kahkayı attırabildin mi, karyola gıcırtılarına dönüştürebilirsin fıkırdamasını” diyerek bizlere nasihat ediyor.

Her fırsatta kadına dokunun
Bir ilişkinin kurulmasında gözden ve sözden sonra sıra “el”e gelir. Her fırsatta elinizi kullanmalısınız. Bir caddeden mi geçiyorsunuz, arabalar çiğnemesin diye kızın elinden tutmalısınız. Otobüsten inerken, elinizi sırtına koyarak ona yol vermelisiniz. Bir masada otururken yüzüğünü çok beğendiğinizi söylemeden önce, yüzüğü daha yakından görmek için kızın elini avucunuzun sıcaklığına almalısınız.

Yine Ovidius diyor ki:
Bak, bir de eteği düşmüş,
değmişse yere
derleyip topla, kaldır yerden,
Gözden ayırma, tozlanmasın iyi bak
Ödülür bu yaptığın en azından
kızın çıplak bacaklarını görmek.

Yalanlar söyleyin
Cinsel birlikteliği en az erkekler kadar kadınlar da arzulamaktadır. Fakat, kadınlar yine de hoş bir erkekle karşılaştıklarında ondan kendilerini uzak tutmak için arkadaş olmanın, arkadaş kalmanın erdemlerinden bahsederler. Bilirler ki, erkek üstelerse, kendilerine söz geçiremeyecek, teslim olacaklardır. Bu nedenle de kadınlara her türlü vaadde bulunmakta çekinmeyin. Onlarda özellikle yalana inanmak konusunda müthiş bir yetenek ve istek vardır. Kaldı ki ne kadar yalan söylerseniz söyleyin, bütün yalanlarınızın altında, o kadına duyduğunuz sevginin gerçekliği, içtenliği bulunmaktadır.

Yaz, tatlı diller dök,
anlat yana yakıla
Kim olursan ol,
durumuna bakma aldırma.

Yumuşatır tanrıların bile
hıncını yakarışlar.
Söz ver bol bol, ne gider elinden?
Kim olsa zengin olabilir
söz verme konusunda.
Umutlar avutur, oyalar
kişiyi uzun uzadıya
Tanrıça aldatırsa, kadın ne yapmaz?

İltifat edip, hediyeler verin
İnsanoğlu beğenilmekten, övülmekten hoşlanır. Beğenilip övüldükçe otokritikliğini yitirir. Bu, elbette ki kadınlar için de böyledir. Kadın daha çok ilgi ister, daha çok taktir bekler. Hayatını bunun üzerine kurmuştur. Bu ilgi ve taktir, yalnız sevgi bağlarının kurulması için değil, sürdürülmesi için de gereklidir. Sevgi de her şey gibi doğar, büyür ve ölür. Onu uzun ömürlü kılacak şeyler ilgi, taktir, iltifat ve hediyelerdir.

Benzet gözü şaşıları Venüs’e
Kızıl saçlıyı Minerva’ya
İnce, uzun boyluyu fidana.
Cana yakın bul iri kıyımlısını,
Güzel deyiver,
öv güzel olmayan yanını
Yaşını sorma, araştırma doğum yılını.

Kadına uyun
Günümüzün kadını kendisini erkeğe uydurmak zahmetine katlanmıyor; kendisine uyacak erkeği arıyor. Kadınların bir erkekten ayrıldıktan sonra adamın kendisini anlamadığını öne sürmesi de bundan kaynaklanır. O yüzden kadınları anlamaya çalışın. Anlamıyorsanız da anlıyor gibi görünün. Onun sevdiği artisti sevin. Dinlediği plakları dinleyin. En sevdiğiniz renk onun da en sevdiği renk olsun. Ve onun her fikrine katılın. Bunun tam tersi durumlar olsa olsa dikkat çekmek için olabilir. Fakat burada da dikkat edilmesi gereken husus, kadının sizi ikna etmeye çalışmaya başladığı andan itibaren sona ermelidir. Unutmamak gerekir ki kadınlarla tartışan erkekler, genellikle kadınlarla ilişki kuramayanlardır. Tartışma onları bir arada bulundurur. Ya da bir arada bulunmak için tartışırlar.

Sabırlı olun
Atalarımız “Sabırla koruk helva olur” demişler. Sabır, bu kadar imkansız bir şeyi bile gerçekleştirebilecek güçtedir. İşte, bir kadını da elde etmek genellikle sabır isteyen meşakkatli bir süreçtir. Bunun çeşitli sebebleri vardır. Hoşlandığınız kadın başkasıyla birlikte olabilir. Durum böyleyse diğer ilişki bitinceye kadar ona karşı ilginizi sürekli canlı tutmalısınız. Çoğu erkek böyle bir durumla karşılaştığında ilgisini sürdürmeyi bırakır. Bu yanlıştır. Çünkü kadının ilişkisi bir noktaya geldiğinde zayıflayacak ve kadın bir tercih yapmak zorunda kalacaktır. Ya ilişkisini sürdürecek ya da siz ilginizi canlı tutmaya devam ediyorsanız sizinle birlikte olmaya başlayacaktır. Bir kadını elde etmenin sabır işi olmasının bir başka sebebi de, cinsel ilgi ve arzunun zamanla olgunlaşmasıdır. Olgunlaşmanın zamanı ve hızı her kadına göre değişir. Ama ne kadar değişirse değişsin, bu hız daima erkeğinkinden daha yavaştır. Mâhsulünü yazın alacak bir bahçıvan gibi sabırlı olmalısınız. Bu bir ay, bir mevsim hatta bazen yıllarca da sürebilir. Sizin bu ilginiz aynı, suyun taşı aşındırması gibi onun da direncini aşındıracaktır. Üstelik, bu kadar uzun süre ilginizi belirtmeniz, öteki erkekler gibi geçici bir hevesle, sırf isteklerinize alet etmek istemediğiniz gibi de bir sonuç çıkaracaktır. Ve unutmamak gerekir ki “ele geçmez, yola gelmez sevilen tüm kadınlar.”

Üsteleyin
Şimdiye kadar gördük ki kadın istekle yanarken “hayır” diyor. Direniyor, kaçıyor. Yine gördük ki kadın, aldatılmaktan, güvensizlikten, yasaklardan kaçıyor; Kaçarken de sevgiye, güvene koşuyor. İçgüdüleri ona “yap”, mantığıysa “yapma” diyor. Bu nedenle ona sevgi göstererek, güven vererek ısrar etmeli, içgüdü ve mantık çatışmasından içgüdüsünün galip çıkmasını sağlamalısınız.

Kim bilge olur da
öpücükler katmak istemez
Tatlı sözlerine bu konu da,
çekinme öpmekten,
Seni bir öpen olmasa bile
İlkin karşı kor kadın:
“Çok kötüsün” der.
Görürsün karşı koymakla
yenildiğini de,
İncitme sakın incecik,
güzelim dudaklarını,
Yakınmasın kabaca davranışlarından
Bir öpücük alıp ardını getirmeyen
Yıkmış demektir yaptığını
kendi eliyle.
Aşırılık değildir öpüştükten
sonra işi sürdürmek.
Utanılacak bir yönü yoktur
onlarca bu işin
Severek katlanır baskıya kadın,
göster gücünü.
Yürekten isterler ezilmeyi sıkılmayı
Sevişirken içini açar kadının ezilmek
Bayılır tadına sıkılmanın ezilmenin
Bir gülüş belirir yüzünde,
acı doğar içinde,
Gönlünü yapmayınca, sızlar yüreği

Her şey olsun ister kadın, ama kendi elinde olmadan. Her zaman bir suçluluk duygusu içindedir ve bunu başka bir şeyin, başka birisinin üstüne atmak isterler. O yüzden “hayır!” sözcüğüne tıka kulaklarını.

Size güvenmesini sağlayın
Bir kadının size güvenmesi sizin kendinize güvenmeniz kadar kadar önemlidir. Sizin hiç kimseyi değil, sadece ve sadece onu istediğinize, ilişkinizi çevreye yaymayacağınıza, onu yüzüstü bırakmayacağınıza, zayıf anlarında ona destek olacağınıza inanması ve bu konularda size güvenmesi gerekir.

Kadınlarla arkadaş olmaya kalkmayın
Kız tavlamanın kurallarından biri de “Ani taarruz, kat’i neticedir.” Cinsellikten utanan kendisine güvenemeyen erkekler, “önce bir arkadaş olayım, sonra her şeyi söylerim” diyerek kadın üzerindeki isteklerini belirtmekten kaçınırlar. Bu çekingenlik arkadaşlık süresince de devam ettiğinden hiç bir zaman söyleyemezler. Söyleseler bile, onlar artık kadın için erkek olmaktan çok uzaktır. Bu nedenle de reddedilirler ve hatta arkadaşlıklarını da kaybederler.

Ateşle barut yan yana durmaz sözü, sadece barutla ateş arasındaki ilişkinin sonucunu değil, süresini de belirtir. Cinsel bir sonuç elde etmek istiyorsanız, kadına karşı yaklaşmanızın da cinsel olması gerekir. Unutmayın ki bir kadın hoşlanmadığı bir adamla sokakta dahi yan yana yürümez. Eğer sizi arkadaş çevresine almış, sizi de arkadaş olarak bellemişse, demiri tavında dövmeniz gerekir.

Kıskanmayın
Kıskançlık erkeğin boynuna takılan hızma gibidir. Kadın, kıskanan erkeği dilediği yere çeker götürür, ocağına incir ağacı diker. Dikkat edilirse kıskanılan kadınlar genellikle havai mizaçlı kadınlardır. Böyle bir kadına duyulan sevgiyle onu kaybetme korkusunun ürünüdür kıskançlık. Bu güçsüzlük, kadını kendinize bağlayamamış olmanız ya da onu kaybettiğinizde yenisini bulamayacağınız korkusunu dile getirir. Oysa, kadın sivilce gibidir. Kendi haline bırakırsanız, kolay iyileşir. Durmadan onunla oynarsınız azar, kıskançlık gibi deva bulunmaz bir illet olur. Kadın, güvercinler gibi uçup gitmek, gökyüzünde vakit geçirmek akşam olunca da kümese dönmek ister. Kıskançlık yüzünden buna izin vermeyen erkek, kadının havasızlıktan boğulacağını, sonunda büsbütün kaybedeceğini bilmelidir. Ayrıca şunu da bilmelidirler ki, kadın bir şeyi aklına koydu mu yapar. Hiçbir şey engel olamaz ona. Asıl mesele, ona engel olmak değil, sizinle ilişkisinin devam etmesidir.

Kadını eve götürmesini bilin
Kadın cinselliği içgüdüsel olarak istemekte fakat mantıksal olarak istememektedir. Bu bakımdan sürekli bir bocalama içindedir. Bunun için de kadını eve götürmesini bilmek ayrı biri incelik ve teknik isteyen bir iştir. İlk öncelikle uygun zamanı kollamak gerekir. Kadının yatağa gitmeden önceki bütün aşamalardan geçmesi gerekir. Daha önce elini dahi tutmadığınız bir kadını eve götürseniz bile, bir sonuç almanız süphelidir. Ya da kadının çok az vakti varsa, kapıdan girer girmez saldıracak da değilsiniz.

Kadın ne kadar hazır olursa olsun, “hadi eve gidelim” denildiği zaman itiraz eder. Bu nedenle de bu sözün hemen arkasına onun merak ettiği bir şeyi göstermek ya da dinletmek istediğinizi eklemeniz gerekir. “Hadi eve gidelim. Sana pul koleksiyonumu göstereyim.” vb.

Kadın günah saydığı davranışı seve seve tekrarladığı halde, bunun sözle ifadesini asla istemez (…) Hatta tersler erkeği, koyu ahlakçı kesilir.

Sonsöz:
İnsan mizacı kişiden kişiye değişir. Bu bakımdan elde edilmek istenen kadının mizacı kadar yukarıda anlattığımız taktikleri uygulayacak kişinin mizacı da başarıyı ya da başarısızlığı tayin edecektir. Başarısızlık halinde göz diktiğiniz kadını elde etmekten vazgeçip, çevredeki diğer kadınların peşine düşmek gerekir. Sürekli başarısızlık asla söz konusu olamaz. Eğer kendinize has bir yol tutturmuşsanız burada yazılanları uygulamaya çalışmanız boşunadır. Çünkü, nasıl her kadının kalbine giden bir yol varsa, her erkeğin de kendine ait yolları vardır. Şüphe yok ki, bilmek ve yapmak ayrı şeylerdir. Bu nedenle de artık bildiklerinizi, öğrendiklerinizi uygulamaya başlamanın zamanı geldi.

kadını mutlu etmek, kadınları mutlu etmek, sevdiği kadını mutlu etmek, kızları mutlu etmek, kadınların mutlu olmasını sağlamak, bir kadını mutlu etmek, kadınlar nasıl mutlu olur, kadınlar nelerden hoşlanır, kadınlar ne ister, kadın nasıl mutlu edilir, kadını tatmin etmek,

Aldatan Kadınlar Dikkat

Öteki kadın, esas kadına tazminat ödeyecek
05.01.2012 19:23

Kocasından boşanmasına neden olan öteki kadından 5 bin lira tazminat alacak.

İZMİR’de yaşayan G.R., kocası E.R. ile ilişkiye girip boşanmasına neden öteki kadın G.G.’yi, açtığı dava sonunda yasal faizi hariç 5 bin lira tazminata mahkum ettirdi.

Dört yıl önce ikinci evliliğini yaptığı marangoz atölyesi sahibi E.R.’nin başka bir kadınla kendisini aldattığını öğrenen G.R., soluğu Aile Mahkemesi’nde aldı. Boşanma davası açan G.R., eşinden 500 lira aylık tedbir nafakası, 10 bini maddi 20 bini manevi toplam 30 bin lira da tazminat istedi. Hakim, taraflar arasındaki evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına sebebiyet veren olaylarda davalı kocanın ağır kusurlu olduğuna karar verip çifti boşadı. Mahkeme kadına 175 lira aylık tedbir nafakası bağlarken, koca E.R.’nin eşine 5 bini maddi, 3 bini manevi toplam 8 bin lira tazminat ödenmesine de karar verdi.

ÖTEKİ KADINA DA DAVA
Eşinden boşanmakla yetinmeyen G.R., bu kez avukatı aracılığıyla yuvasını yıkan öteki kadın G.G’ye karşı 10 bin lira manevi tazminat istemiyle Asliye Hukuk Mahkemesi’nde dava açtı. G.R. avukatı aracılığıyla mahkemeye verdiği dilekçede şunları anlattı:

“Eşimle dört yıl önce ikinci evliliğimi yaptım. Bu kadın aramıza girene kadar kendisiyle mutlu bir yaşantımız vardı. G.G’nin eşimle aramıza girmesiyle evde soğukluk baş gösterdi. Eşim eve gelmez oldu. Bu yüzden evliliğimiz son buldu. Kendisi evli olduğunu bildiği halde eşimle ilişki yaşamaştır. Eşim evle ilgilenmediği gibi, evin hiçbir giderini de karşılamaz oldu. Bütün paralarırı davalıya harcamaya başladı. Parası yetmediği için bankalardan kredi çekti. Ödemeyince eve haciz gelmesin diye çalışmaya başladım. Borçları kapattım.”

‘BİRLİKTE ÇIPLAK FOTOĞRAFLARINI BULDUM’X
Bir gün eşine temiz eşya götürmek için telefonla arayıp nerede olduğunu sorduğunu belirten G.R. şöyle devam etti:

“İşyerine gittiğimde kepenk kapalıydı. Uyuyor diye kapıyı uzun süre çaldım. Açan olmadı. Bu sırada sesi duyup komşular dışarı çıktı. Bana ‘Siz nesi oluyorsunuz’ diye sordular. Ben de eşi olduğumu söyledim. Bana eşimin içeride olduğunu, devamlı gelip giden başka bir kadının bulunduğunu ve onu eşi zannettiklerini söylediler. Bunları duyunca benim dünyam karardı. Eşim kapıyı açıp beni tersledi. Tekrar konuşmak için gittiğimde işyerindeki çekmecesinde duran fotoğraf makinesi dikkatimi çekti. Açıp baktığımda eşimin G.G. ile birlikte samimi ve çıplak fotoğralarının olduğunu gördüm. Fotoğraftaki kadını bulup eşimi bırakmasını söyledim. Evli olduğumuzu bildiğini, ancak bırakmayacağını söyledi. Eşim beni değil onu tercih etti. Davalı ahlaka aykırı bir tutum ve davranışta bulunup mutluluğumuzu yıktı. Olaylar nedeniyle büyük ruhsal travma yaşadım.”

Yapılan son duruşmada hakim, öteki kadın G.G.’yi, yuvasını yıktığı G.R.’ye yasal faizi hariç 5 bin lira tazminat ödemeye mahkum etti. Davayı kaybeden G.G.’nin avukatının kararı temyiz edeceği belirtildi.

DAHA ÖNCE DE KAZANILDI
Daha önce de yine İzmir’de yaşayan A.S.’NİN, 6 yıl önce eşi M.S. ile cinsel ilişkiye girip hamile kalan ve kürtaj yaptıran T.A.’ya karşı açtığı tazminat davasında Yargıtay Genel Kurulu son noktayı koydu. Yerel mahkemenin ve Yargıtay Hukuk Dairesi’nin reddetiği tazminat davasında Genel Kurul, mağdur olan kadılara tazminat ödenmesi yönünde karar verdi. Bu kararın ardından aynı şekilde mağdur olan kadınlar tek tek mahkemelere başvurup dava açmaya başladı.

YARGITAY GENEL KURULU KARARI
Yargıtay Genel Kurulu’nun, daha önce açılan davada verdiği ve emsal oluşturan karar şöyle:

“Türk Medeni Kanunu’nun 185′inci maddesinde yer alan ‘Evlenmeyle eşler arasındaki evlilik birliği kurulmuş olur. Eşler birlikte yaşamak, birbirine sadık kalmak ve yardımcı olmak zorundadırlar’ biçimindeki düzenleme gereğince, evli bir kimsenin evlilik dışı birlikteliği, diğer eşin sosyal kişilik değerlerine saldırı niteliğindedir. Bu eyleme, evliliği bilerek katılan kişi de diğer eşin uğradığı zarardan sorumludur. Davalı, davacının evli olduğunu bilerek duygusal ve cinsel ilişkiye girdiğine göre, Borçlar Kanunu’nun 49′uncu maddesi gereğince manevi tazminatla sorumlu tutulmalıdır.”

Aldatan kadınlar, aldatan kadınlar mahkeme, karısını aldatanlar, boşanan kadınlar, kocasını aldatanlar, karısını aldatanlar, öteki kadın, kocasından ayrılmak zorunda kalanlar, evli adamı yoldan çıkaran kadınlar

Kadınlarda Menopoz Dönemi | Kadın Parkı

Kadınlarda Menopoz Dönemi | Kadın Parkı
Menopoz gözleri de kurutuyor
Menopoz, gözyaşını azaltıp göz kuruluğuna neden olabiliyor. Göz kuruluğu tedavisi gören 10 kişiden altısı kadın. Soruna erken müdahale edilmezse kalıcı görme bozuklukları ve ciddi enfeksiyonlar gelişebilir.

İSTANBUL – Gözyaşı bezlerinin androjen ve ostrojen hormonlarından direkt olarak etkilendiğini söyleyen Göz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Melike Gedar, göz kuruluğu yaşayan 10 hastadan 6’sının kadın olduğunu belirtti.

Gedar, “Kadınlarda bulunan erkeklik hormonu androjen, gözyaşı bezlerinin çalışmasında ve gözyaşı üretiminde önemli bir rol oynuyor. Androjen de menopoz döneminde kadınlık hormonu ostrojen gibi azalıyor. Bu durum ise gözyaşı bezlerinin çalışmasını ve gözyaşı üretiminin yavaşlamasına neden oluyor” dedi.

Menopoza giren kadınların yüzde 10’unun göz kuruluğu tedavisi gördüğünü, ancak pek çok kadının ise farkında olmadan bu sorunu yaşadığını ifade eden Op. Dr. Gedar, menopoz tedavisinde kullanılan ilaçların da göz kuruluğunu tedavi edemeyeceğini dile getirdi ve sözlerini şöyle sürdürdü: “ Menopoz tedavisinde kullanılan ilaçların içerisinde ostrojen oluyor, ancak androjen hormonu bulunmuyor. Bu nedenle bu tip tedavilerin göz kuruluğunun tedavisinde hiçbir etkisi olmuyor.”

KALICI GÖRME SORUNLARININ NEDENİ
Gözde yanma, batma, kızarıklık gibi belirtilerin gözyaşı azalmasının habercisi olabileceği konusunda uyarıda bulunan Op. Dr. Gedar, göz kuruluğu sorununun erken tedavi edilmediği durumlarda kalıcı görme bozukluklarına ve sık göz enfeksiyonuna neden olabileceğini anlattı. Artrit gibi romatizmal hastalığı olan, tiroid hastalığı olan, antidepresan ve hipertansiyon ilaçları kullanan, lazer göz operasyonu geçiren kadınların özellikle menopoz döneminde göz kuruluğu sorununu artabileceğini açıklayan Op. Dr. Gedar, “Bu tedavileri gören hastalarımızı, ilgili branştaki hekimlerinin de kontrolünde göz kuruluğu yapmayan ilaçları tavsiye etmelerini öneriyoruz’ dedi.

SIK SIK GÖZ KIRPIN, CEVİZ TÜKETİN
Göz kuruluğunun, çoğu zaman suni gözyaşı damlası ve omega 3 içeren vitamin desteği ile çözülebileceğini ancak eğer kuruluk sorunu ilerlemişse gözyaşı kanallarını silikon tıkaçlarla tıkadıklarını dile getiren Op. Gedar, gözyaşı azalması sorunu yaşayan kişilerin kırmızı et ve kurutulmuş yiyecekleri azaltmalarını; omega 3 içeren somon, ceviz gibi yiyecekleri tüketmelerini önerdi. Op. Dr. Gedar sözlerine şöyle devam etti:

“Gözyaşı kuruluğu yaşayan kişilerin ilaçlarının yanı sıra koruyucu gözlük kullanmaları gerekebilir. Suni gözyaşı damlası ve vitamin desteğinin tedavide yeterli olmadığı hastalarda siklosporin içeren ilaçlarla bir ya da iki yıllık bir tedavi ile sorun çözülebilir. Göz kuruluğu sorunu yaşayan kişilerin bol su içmeleri, gözlerini ovalamamaları, ağır makyaj yapmamaları, sigara ve dumandan uzak durmaları gerekiyor. Bunun yanında bilgisayar kullanımını sınırlamak ve gözleri sık kırpmak önemli.”

Anahtar kelimeler: kadınlarda menopoz dönemi, menopoz, menopoz dönemi, kadın saglıgı, kadın hastalar, kadın sağlık dergileri, kadınların menopoz olayı, menopozun zararları, menopoz nedir, menopozun faydaları, menopoz yaşı kaçtır, kaç yaşında menopoz olur kadınlar, menepoz nedemektir, menopoz dönemi, ilişkide menopoz, menopozdayken ilişkiye girmek, menopoz döneminde ilişkiye girmek, menopozun göze zararı, menopozun zararları göze, kadın parkı