Sohbet | Chat | Sohbet | Video | Haber | Mirc | Kadin | Cocuk |

Kategori Arşivi Tatil

Dengeli Beslenme

Hayatınızda akılcı bir beslenme rejimi her zaman olmalı. Kilo vermeyi ertelemeyin. Eğer hızla kilo veremediyseniz, hayal kırıklığına uğramayın. Keza çok çabuk kilo kaybederseniz, yeme alışkanlıklarınızı değiştirmeniz imkansız. Herhangi bir tatlıyı yemeden veya bisküvi paketini açmadan önce kendinize sorun, “Ben gerçekten aç mıyım” eğer cevabınız olumluysa, on dakika bekleyin ve bu soruyu tekrar sorun.

Yiyeceklerinizi haftalık olarak planlayın. Böylece alışveriş yaparken, abur cubur satın almaktan kurtulabilirsiniz.Asla süpermarkete aç gitmeyin. Eğer insanlar tok karnına alışverişe giderlerse, besin değeri daha yüksek yiyecekler alıyorlar. Abur cuburdan da uzak duruyorlar.

Daha hareketli olabilmek için hayatınızda, beslenme rejiminizde değişiklik yapmaktan kaçınmayın.

Bir günlük tutun. Hem ne yediğinizi, hem de ruh halinizi kaydedin. Eğer istemediğiniz halde yemek yiyorsanız, bir dakika sonra kendinizi kontrol altına alabilirsiniz. İradeyi kullanmak, dakikalarla başlar, saatlik, günlük, haftalık, aylık… sürelerle devam eder. Daima geriye dönüp kendinizi kontrol edin..

Hiçbir zaman neden kilo vermek istediğinizi unutmayın. Sıkıldığınızda veya diyet yapmaktan yorulduğunuzda eski fotoğraflarınıza göz atın. Ve her verdiğiniz kiloda kendinizi nasıl hissettiğinizi hatırlayın. Değişimin zamanla ve sabırla olacağını hep aklınızın bir köşesinde bulundurun.

Geçmişi değiştiremeyebiliriz ama gelecek için şansımızı deneyebiliriz.

Eğer istemediğiniz halde yemek yiyorsanız, bir dakika sonra kendinizi kontrol altına alabilirsiniz. İradeyi kullanmak, dakikalarla başlar, saatlik, günlük, haftalık, aylık… sürelerle devam eder.

Yeryüzündeki hiçbir yiyecek, sizin kendinizi zayıf hissetmenizden daha lezzetli olamaz.

Artık biliyorum ki, doğru seçimler yaparsam, zayıflayabilirim. Her an şu soruyu soruyorum: “Buna ihtiyacım var mı, gerçekten onu yemeyi istiyor muyum?

Eğer yemek yemek istemiyorsanız, yemek yiyebileceğiniz bir yere gitmeyin.

Sosyal zorunluluk olarak, bir partiye gidiyorsunuz, ne yiyeceğinizi de planlayın

Eğer bir açık büfe ile yüz yüze iseniz, hemen salata bölümüne gidin ve tabağınızı salatayla doldurun. İkinci kez gittiğinizde kendinizi tok hissedeceksiniz ve daha fazla kontrol edebileceksiniz.

Her zaman ölçülü olun. Porsiyonlarınız küçük olsun.

Bol sebze, Az yağ, Bardak bardak su… .

Yemeğe başlamadan önce bir bardak su için ve bu sırada düşünün, “Şu anda yemek yiyorum ama hedeflediğim kilodan uzaklaşıyorum.” Kendi kendinizle yapacağınız tartışmalar işe yarayacak.

Bilinçli bir şekilde yemek yiyin. Yavaş olun. Ağzınıza götürdüğünüz her lokmaya dikkat edin.

Her yemekten sonra dişleriniz fırçalayın. Ağzınızdaki temizlik duygusu sizin bir kaç saat acıkmanızı engelliyor.

Yediklerimiz Nasıl Harcanır?

3 dilim ekmek
79 dakika yürüyüş veya 45 dakika ev temizliği

Kaşarlı tost
18 dakika jimnastik veya 11 dakika ip atlama

100 gr. pastırma
125 dakika kayak veya 36 dakika ev temizliği

1 kase mercimek çorbası
44 dakika yürüyüş veya 12 dakika ip atlama

1 tabak patlıcan musakka
28 dakika jimnastik veya 36 dakika ev temizliği

1 cheesburger
65 dakika jimnastik 39 dakika ip atlama

1 tabak zeytinyağlı barbunya
160 dakika kayak veya 80 dakika yürüyüş

1 adet muz
25 dakika yürüyüş veya 50 dakika kayak

1 dilim üzümlü kek
17 dakika jimnastik veya 22 dakika ev temizliği

Günlük Kalori Hesabı

Herkesin günlük belirli bir kaloriye ihtiyacı vardır. Bu konuda aşağıdaki tablodan faydalanabilirsiniz. Yaptığınız aktiviteye göre, vücut ağırlığınızı belirtilen sayıyla çarpın, çıkan sayı almanız gereken kaloriyi gösterecektir.

AKTİVİTE
ERKEKLER İÇİN
KADINLAR iÇİN

Hafif

Orta

Yoğun
Ağırlık x 37

Ağırlık x 42

Ağırlık x 51
Ağırlık x 35

Ağırlık x 37

Ağırlık x 44

Masal Sohbet

Masal Sohbet Olarak Keyifli sohbetler Dileriz.

24 Saat Kesintisiz En iyi Müzik

Radyonuz MasaL FM Yüksek Ses Kalitesi İle Yayın Yapmaktadır. Bir Çok Ulusal Radyonun Bile Yapamadığı 128 kpss (Medya Player) 80 kpss (Flatcast) Yayını İle Sizlerle Güçlü Dj Kadromuzla 24 Saat Kesintisiz Bir Şekilde Sizlerle Olmaya Devam Ediyoruz.

Yayın Formatımız

Radyonuz MasaL FM, Türkçe Pop, Rock Ve Fantazi Müzik Ağırlıklı Yayın Yapmaktadır.

MasaL FM 2010

MasaL FM 2010 Yılındada Kalbini Dinle Ve Müziği Hisset Sloganlarıyla Yayın Hayatına Devam Edecektir. Daha Çok Kitleye Ulaşmak İçin Çalışmalarımız Devam Etmektedir. Yeniliklerimiz Ve Sürprizlerimiz İçin MasaL FM’den Ayrılmayın…

Sayın Misafir , Hoşgeldiniz. MaSaLChat.Net
Türkiyenin en büyük wap/web platformu
üye olup hemen forum, chat odaları,üye blogları,
makaleler, anketler, oyunlar, haberler ve daha fazlasında
hem ögrenmenin hemde eğlenmenin keyfini çıkarın.

Türk – Azeri dostluk ve paylasim sitesi…Sitemizde türkçe ve azerice wap chat yapabilir yeni dostlar tanıyabilirsiniz…Türkiye ve Azerbaycanın en iyi mobil chat sitesindesiniz…Üye olun ve yeni dostlar tanıyın…

masalsohbet.Net Sohbet Odalari. Turkiyenin Sohbet Chat Mirc Muhabbet TurkChat Seslisohbet SesliChat mRC KameraLI MasalFm Grup Masalsohbet.net
MasalSohbet.Net sitemize hoşgeldiniz..
Masalsohbet Masal Sohbet maSalScrpt Sohbet platformlarının en iyisi olmaya aday sitemiz siz değerli kullanıcılarımız için en iyi platformu oluşturmak adına çalışmaktadır. MasalSohbet.Net sohbet ortamına katılmak istiyorsanız hemen alt tarafta bulunan Sohbet Girişinden Bağlanabilirsiniz. Ayrıca Mirc keyfini yaşamak istersenizde, alt tarafta bulunan Türkçe Mirc İndir Linkine tıklayarak indirebilirsiniz
Java Kurulum
masalsohbet sohbetmasal masalımchat Sunucumuzdaki sohbet platformundan yararlanabilmek ve sohbet edebilmek için bilgisayarınızda java uygulaması yüklü olmalıdır. Eğer javanız yok ise buraya tıklayarak edinebilirsiniz.
MaSaLSohbet.Net masalsohbet byN _MaSaL_ Tüm HakkI SaklIdIr. sohbet – sohbet kanalı -mp3 dinle – sarki dinle – Sagopa Kajmer – kizlarla sohbet – sohbet kanali – Url List – chat sohbet odaları, chat cet sohbet resimler fotograflar radyo dinle haber facebook gazete Site HaritasI – Sitemap- canli sohbet- dj akman – ibrahim tatlises – Hayko Çepkin – Rap Dinle – kIz kIza sohbet – sıcak sohbet – sohbet – chat – Sevda – Sevda Sohbet – Sevda chat – cet – Sohbet sitesi – Chat Sitesi – sevda – Adana – AdIyaman – Amasya
Masal Sohbet, Masal Chat, Sohbet Masal, Chat Masal, Masal Sohbet Odaları, En Güzel Masallar, Masal Diyarı, Masal Odaları, Masal radyo, Masal fm, Masal diyolog, Masal mirc, indir,Masalsohbet mirc, Masal script indir, masal chat odası, masal sohbet.com, masalsohbet.net, masal sohbet.org, masal dünyası, masal anlat, masal anlatanlar, sesli masal, hayal masal, masal diyolog, masal sohbet odaları, trchat,net, trchat sohbet, trchat sohbet, trchat sohbet odaları, trchat odası, tr chat,Masal Sohbet, Masal Chat, Sohbet Masal, Chat Masal, Masal Sohbet Odaları, En Güzel Masallar, Masal Diyarı, Masal Odaları, Masal radyo, Masal fm, Masal diyolog, Masal mirc, indir,Masalsohbet mirc, Masal script indir, masal chat odası, masal sohbet.com, masalsohbet.net, masal sohbet.org, masal dünyası, masal anlat, masal anlatanlar, sesli masal, hayal masal, masal diyolog, masal sohbet odaları, trchat,net, trchat sohbet, trchat sohbet, trchat sohbet odaları, trchat odası, tr chat,

Efsunlu kent

Efsunlu kent
Bundan 20, hatta bin yıl önce de Mardin rüya gibi bir kentti; dünyanın merkeziydi…
13 Eylül 2010 Pazartesi, 13:23:53

Mardin ne dizilerdeki kadar ağdalı ne doğu mitlerindeki kadar mesafeli. Pırıl pırıl, kuru ama ferahlatıcı havasıyla, uyum içinde yaşayan halklarıyla, Akdenizlileri kıskandıracak kadar bereketli ovasıyla, benzersiz panoramasıyla, güvercinlerin, perilerin ve büyülü lezzetlerin kenti Mardin, hayatınıza girmeyi bekliyor.

Mardin’e gideceğimi öğrendiğimde garip bir şekilde ürktüğümü hatırlıyorum. Beni bekleyen bu güzelliğin haşmetinden, kültür yelpazesinin genişliğinden, sokaklardaki ayrıntıların öneminden korkmuştum. Mistik çağrışımlarla büyüleyen kentin, aciz kelimelerimle hakkını verememekten bir de… Bir usta, Murathan Mungan bile memleketi Mardin’i ve çocukluk anılarını anlattığı otobiyografik kitabı Paranın Cinleri’nde itiraf etmiş “…hep onu yazdığım halde, bir türlü yazamadığım bir ‘şey’: Mardin…” diye. O bile bu kadar çok sancı çektiyse… Belki rüyalarıma girecek kadar büyülü olması, belki de yakın tarihimizin sancılı gerçekleri, periler, cinler ya da güvercinler… Mardin, benim yola çıkmamı, ona doğru yol almamı bekliyordu.

Uzunca denebilecek bir süredir gezi yazısı yazan biri için bir kilometre taşı mıdır Mardin? Güneydoğu Anadolu’nun, hatta Türkiye’nin en şiirsel kentini kendi akışına bırakarak mı yazmalıyım? Sabahın çok erken bir saatinde İstanbul-Mardin uçağına binmek üzere yola koyulduğumda aklımda sorular, heyecan içindeyim. Ama daha uçaktan adımımı atıp, havasını içime çektiğim anda korkularım yerini kavuşma heyecanına bıraktı. Enlem, boylam, iklim değişikliği değildi bana kendimi iyi hissettiren. Başka bir evrene gitmiştim ve dönüş vaktine çok vardı. Tanıştığım insanlar, kokladığım kokular, renkler, tonlar, rüzgarlar ve her bir köşesine gizlenmiş asırlık lezzetler beni bir nefeste içine çekiverdi.

Ne dizi fenomeni ne de kültür turizmi, bundan 20, hatta bin yıl önce de Mardin rüya gibi bir kentti; dünyanın merkeziydi. Hemen güneyinde dinler doğuyor, doğusunda imparatorluklar büyüyordu. Batısında ise dünya doludizgin gelişiyordu. Burası MÖ 4500′lerden bugüne, Sümer, Hurri, Akad, Mitani, Hitit, Asur, Roma, Bizans, Arap, Selçuklu, Artuklu ve Osmanlıları içine alan bir kent oldu. Sanki efsunluydu; imparatorları, ulusları, göçebe toplulukları bir mıknatıs misali kendine çekiyordu.

Birgün sizin de yolunuz Mardin’e düşerse, kentin efsunlu dokusunun etkisi altına girmemeniz mucize olur. Yine de büyünün etkisinden çıkmak ve onu biraz daha yakından tanımak elinizde. Bunun için işe 1. Cadde’den başlamalısınız. Mardin’in bütün daracık sokakları ve girift yapısı bu caddede çözülüyor sanki. Küllerinden doğan telkariciliğin en güzel örneklerinin satıldığı kuyumcular; bıttım (yabani fıstık) sabunu, leblebi ve badem şekeri satan kuruyemişçiler; bakırcılar ve eskiciler sıralanmış bir bir. Kentin ilk butik oteli Erdoba Evleri’nin konakları da bu cadde üzerinde. İsmini Mardin’in Asur Dönemi’ndeki adı ‘arz-dobey’den (kutsal yer) alan Erdoba Evleri’nde, Mardin’in dokusunu oluşturan taş işçiliğinin, ferforjelerin en güzel örnekleri görülebilir.

KARTAL YUVASI

Tıpkı Erdoba Eveleri gibi cadde boyunca dizilen bütün eski ve yeni binaların iki yönlü manzarası var. Biri uçsuz bucaksız ova, diğeri ise gece ışıklandırmasıyla Mardin Kalesi. ‘Kartal Yuvası’ ismini hak eden kale, kayalarla o kadar uyumlu ki Mardinlilerin anlatmayı çok sevdiği kente hakim insanüstü güçler tarafından yapıldığına inanabilirsiniz. Tarih boyunca ele geçirilemez olarak ün yapan kaleden tarihte ilk defa, 4. yüzyılda Bizanslı tarihçi Ammianus Marcellinus söz etmiş.

Cadde üzerinde kah kalenin kah ovanın manzarasına bakan tarihi binaların hemen hepsi Mimarbaşı Lole imzalı. Cumhuriyet Meydanı’ndaki 1895 yılında Mimarbaşı Lole tarafından Süryani Katolik Patrikhanesi olarak inşa edilen büyük bina bugün Mardin Müzesi. Avlusu, sakin bir köşe arayanların kaçamak noktası adeta. Bugün PTT binası olarak kullanılan Şahtana Ailesi Konağı da yine Lole tarafından 1890 yılında yapılmış. Kapı ve encerelerindeki sövelerinde, iç mekandaki nişlerde ve mihraptaki taş işçiliği dikkat çekici. Tam karşısında Şehidiye Medresesi yer alıyor. Artuklu hükümdarı Nasreddin Artuk tarafından 13. yüzyılda yaptırılan medresenin Binbir Gece Masalları’nı anımsatan minaresinde de Mimarbaşı Lole’nin imzası var. Söylenceye göre Lole bu minareyi iskelesiz yapmış. Bu minareyi ova manzarasıyla birlikte en güzel, hemen üzerindeki çay bahçesinden izleyebilirsiniz. Kapısıyla görenleri büyüleyen Kız Meslek Lisesi, Papaz Gabriel Akyüz’ün görevli olduğu, Kırklar Kilisesi olarak da bilinen Mar Behnam Kilisesi ve Zinciriye Medresesi yolun kuzey kısmındaki dokuyu oluşturuyor.

BİR MARDİN KLASİĞİ

Kentin girift dokusu içinde özenle işlenmiş bağlantılar abbaralar (aynı ailenin farklı parselleri arasındaki geçişleri sağlayan, sokakları birbirine bağlayan kabaca yapılmış, yuvarlak kemerli, basık geçişler), eski ahşap işlemeli kapılar, güvercin motifli güzelim dökme kapı tokmakları ve dar sokaklardaki ulaşımı ve taşımacığı sağlayan eşekler (Mardin Belediyesi’nin çöp toplama için kullandığı eşekler çok ünlü) gözünüzden kaçmaması gereken ayrıntılar. Bakırcılar Çarşısı’nda zamanın durduğu kahvelerde soluklanmak, bakır işçiliği, semercilik gibi geleneksel zanaatları loş ışıklı taş dükkanlarında icra eden Kürt, Arap, Süryani, Ermeni ya da Türk esnafla sohbet etmek bir Mardin klasiği.

Mardin evleri, kullanışlı espasları, ferah iç avluları, kameriyeli odalarıyla mimarinin ulaşması gereken son nokta sanki. Bir avlunun diğerinin çatısını oluşturduğu bu iç içe geçmiş evlerde Ermenilerden Sünnilere, Süryanilerden Yahudilere her dinden ailenin yaşamı da birbirine kenetleniyor. Mardinlilerin tüm siyasi, dini ve ekonomik sürtüşmelere rağmen huzur içinde yaşamayı nasıl başardığını anlamanız için biraz yüksekçe bir pencereden aşağı doğru bakmalısınız. Damlarda yaşamın sürdüğünü görmek insana mutluluk veriyor. Bir avluda küçük bir çocuk tahtta (Mardinlilerin sıcak yaz gecelerinde uyuduğu, ılık kış akşamlarında misafi r ağırladığı yerden yüksek tahta çardaklara verilen ad) kitap okurken annesi dağların yüksek kesimlerinde yetişen mazruna üzümünden yaptığı pestil ve cevizli sucukları kurutmak için asıyor. Ara sokakların birinden çıkan yaşlı teyze, abbaradan geçerek muhteşem bir tahta kapıyı çalıyor. Elinde kiliçesiyle (Süryanilerin Paskalya, yılbaşı gibi önemli günlerde; Müslümanların cenaze ve mevlitlerde ikram ettiği tarçınlı, baharatlı bir çörek) iç avluya süzülüveriyor. Günbatımına yakın bir damdan genç bir adam takla kuşlarını (Mardin’in sembolü bu güvercinler, alkış sesiyle havada takla atmaya eğitiliyor) gökyüzüne salıyor.

LEZZETLERE DOĞRU

Bundan 20, hatta bin yıl önce de Mardin rüya gibi bir kentti; dünyanın merkeziydi.
Mardin’in tarihi ve etnik ayrıntılarını takip ederken aklımızın bir köşesini de yemekleri kurcalıyor. Mardin mutfağının Arap, Türk, Ermeni, Kürt ve Süryani mutfaklarının hoş bir karışımı olduğunu söyleyebiliriz ama Mardinlileri yakından tanıdıkça, aslında tek bir Mardin mutfağından bahsetmenin pek de doğru olmadığını anlıyoruz. Ziyaretimizde bize eşlik eden Kadın Emeğini Değerlendirme Vakfı (KEDV) yetkilisi Çiğdem Yılmaz’ın evine ikbebet (haşlanmış içli köfte) yemeğe davet ediliyoruz. Salonun tam ortasında tertemiz bir yer örtüsünün üzerinde evin kızlarından Lütfi ye Pamukçu, yarma ve çiğ köftelik bulguru kişnişle yoğuruyor. Evin büyükannesinin sessiz ama kontrollü denetimi altında bize ikbebetin büyüklüğü ve şeklinin nasıl evden eve değiştiğini anlatıyor. Maharet tabii ki küçük ve ince yapabilmekte; bu herkesin harcı değil. İncecik hamuruyla haşlanan küçücük ikbebetlerimizi yerken her ikisi de öğretmen olan Çiğdem Hanım’ın annesi Nilüfer Yılmaz ve teyzesi Müzeyyen Demirkol’dan Mardin yemeklerinin ayrılmaz bir parçası olan sumak suyunun nasıl yapıldığını öğreniyoruz. Sumak suyu ağustos ayında yapılıyor. Çarşıdan ya da bahçelerden sumak toplanıyor. Çeşitli aşamalardan geçirilerek güneşle randevusuna hazırlanıyor. Küçük porselen ya da cam kaplara paylaştırılan sumak suyu, tortusu iyice dibe çöksün diye Mardin evlerinin güneşli damlarında buharlaştırılıyor. Sumak suyu, çöken tortuyu kaldırmadan berrak yerinden alınıyor ve ince bir süzgeçten geçirilip cam şişelere aktarılıyor. Nilüfer Hanım, etli sarmaya, dolmaya ve kısıra mükemmel bir lezzet katan sumak suyunu ağustos ayında yapıp tüm kış kullandıklarını anlatıyor. Biz yabancıların ise dilersek çarşıdan alabileceğimizi ekleyerek yüreklerimize su serpiyor.

Çiğdem Yılmaz daha sonra bizi KEDV’in atölyesine götürüyor. Burada Mardinli kadınları maddi açıdan desteklemek için kurulan kooperatifte çalışan Zeynep ve iki güzel kızıyla tanışıyoruz. Zeynep Hanım, şiirsel hareketlerle yosun sabunu yapıyor. Bu sabunun büyük şehirlerde rağbet görmesinden mutlu, “Selülite iyi geliyormuş,” diyerek anlatıyor.

Akşamüstü çayı için Erdoba Evleri’nin günbatımında garip bir sessizlikle büyüleyen terasında soluklanıyoruz. Önümüze otelin meşhur hurma tatlısı geliyor. Otelin yöneticisi Özgehan Hanım’la uzun, keyifli bir sohbete dalıyoruz Mardin mutfağı üzerine. İş hayatının yoğunluğuna rağmen mutfak üzerine çok iyi yetiştirilmiş bir genç kadın, Özgehan Hanım. Kentin mutfağını anlamamıza yardımcı oluyor anlattıkları: “Kadınlar, Mardin mutfağında yemeklere kendi yorumunu katar. Her evde başka bir usül vardır. Mesela benim annem ikbebete fıstık koyar. Bir de bizim ailenin kadınlarının eli küçüktür; içli köfteyi küçük küçük, güzel açarız. Sembuseki (kapalı lahmacun) yoğurtla, mantı gibi yeriz. Kimi üzerinde yağ yakar, kimi yuvarlık yapar.”

 En iyisi nefesinizi tutup sizi lezzetler, pırıl pırıl, mistik ayrıntılarla ağırlayan bu kentin manzarasını aklınıza kazıyın.

Zeynep Yosun Akverdi- Food&Travel

Yeni yıla yalnız mı giriyorsunuz? İşte size tavsiyeler…

  • Yeni yıla yalnız mı giriyorsunuz? İşte size tavsiyeler…

 

Yılbası öncesinde coğumuz tatlı bir telasa kapılırız. Yeni yılda arkadaslarla, aile ile ya da sevgilinizle bas basa gecirecek olmanın verdiği heyecan günlük hayatımıza yansımaya, aklımızı sürekli mesgul etmeye baslar.

Yeni yıl ile ilgili planı olanlar alısveris, sohbetler ve hediyelerle mesgul olurken, henüz plan yapmamıs olanlar ve hatta birlikte gecirebileceği bir arkadası bile olmayanlar ise, atlatılamaz gibi görünen bir karamsarlığa kapılırlar. Arkadas ortamlarından, dolayısıyla da yılbası planlarıyla ilgili konusmalardan ve sorulardan uzakta depresyon halinde o günün gelip bir an önce gecmesini isterler.

Yılbasında yapacak planınız olsaydı, ne tür bir aktiviteden hoslanacağınızı düsünün. Evde film izlemek mi, bir konser ya da partiye katılmak mı yoksa sokağa cıkıp yeni yıla girerken insanların arasına karısmak mı sizi daha mutlu ederdi?

Tercihiniz film izlemekten yanaysa, bu esnada yemekten hoslanacağınız seyler tercih edin. Sizi uyumaya itecek ağır yiyeceklerden kacının. “Yalnızım” duygusunu körükleyecek türdeki ickilerden de uzak durun. Tüm yılın yorgunluğunu unutturacak bir film izlemek ve bu hazzı yasamak sizi evden dısarıya adım atmaya tesvik edecek ve bu karamsarlıktan kurtulmanızı sağlayacaktır

Herkesin rahatca eğlendiği ve geride kalan yılın endiselerinden uzak bir sekilde hos arkadaslıklar kurabileceğinizi düsünün. Sizi hic tanımayan ve sizin de hic tanımadığınız, sorunlarını bilmediğiniz ve bu sayede anın tadını cıkarabileceğiniz bir eğlenceden neden kacıyorsunuz?

Elbette etrafınızda göreceğiniz yeni yüzler, sizin her zamanki kliselerden uzak bir yılbası gecirmeniz icin mükemmel bir fikir. Tek yapmanız gereken, hayatı güzel kılan seylerin yenilikler olduğunu görmek ve buna uygun hareket edecek gücü kendiniz de bulmaktır.

Bu da evde oturup zamanın ilerlemesini beklemekten daha zor değildir

Her zaman zor olan ve olacak bir sey varsa o da hediye secmektir. Hem bütcemize uygun hem de karsımızdakini sasırtacak bir hediye bulmak pek de kolay değildir. Fakat yalnız gecireceğiniz bu yılbasında sizden hediye bekleyecek kimse olmayacağı icin, hediye almak zorunda da kalmayacaksınız. Bu kez sadece kendiniz icin alısveris yapın.

Herkes tarafından bilinen bir söz vardır. “Yeni yıla nasıl girersen o yıl öyle gecer”.

Kulağınıza cok tanıdık gelse de durup düsündüğünüzde altında yatan gerceği göreceksiniz. 1 Ocak itibariyle baslayacak ve muhtemelen bir ay süresince devam edecek yılbası değerlendirmelerinde aslında herkesin özlemini duyduğu heyecanlı ve eğlenceli bir yılbası gecirmek sizin elinizde.