Minik oğlunuz bir anda komşunun kızına aşık olduğunu söylerse panik olmayın. Çünkü 4-5 yaşlarındaki çocuklar sık sık aşık olabilir! Böyle bir durumda çocuğunuzu ayıplamak’ yerine sabırla dinleyin.
Sizin gözünüzde minicik bir bebek olmaktan bir türlü kurtulamayan çocuğunuz
gün gelip de size “Ben Berk’e aşığım” derse şoka girmeyin! 4-5 yaşlarındaki çocuklar
bu tür sözleri sık sık dile getirebilir. Peki çocuklar neden aşk ve evlilik sözlerini söyler? Acaba gerçekten çocukların o küçük yüreği; biz yetişkinlerin gözünü kör eden aşk duygusunu hissediyor olabilir mi? Çocukların aşklarının masum ve duru olduğunu söyleyen Psikolog Şeyda Özdalga
“Onların aşkı cinsellik içermediğinden ‘ayıp’ kelimesini kullanarak yaşamlarını kısıtlamayın” uyarısında bulunuyor.
İTİNA EDERLER
* Çocukların aşktaki heyecanları birden bire oluşur
kısa süreli
geçici ve değişkendir. Bu ay birini
gelecek ay başkasını seçebilirler ve onu sevdiklerini söyleyebilirler. Bu dönemde birbirine yakın fiziksel özellikteki kişilere ilgi duyabilirler. Onun adı geçince ya da onu görünce bakışları
gülüşleri
mimikleri farklılaşır. Ya çok daha ilgili ya da çok utangaç olabilir. Giysilerine özel itina gösterir
saçlarına değişiklikler yapar.
* 4-5 yaş dönemindeki çocuklar
‘aşık oldum’ gibi ifadelerden daha çok
bu heyecan
tutku ve aşkı
“Biz evleneceğiz” şeklinde ifade ederler. Bu evliliğin de o yaşlarda gerçekleşmesi arzusunda olabilirler. Onlar bu konuşmaları anne babalarına masumca aktarır. Bu durumda; çocuğun duygularıyla alay etmeden
ona karşı gereksiz sorgulamalarda bulunmadan ve onu eleştirmeden anlatmasını desteklemek
çocukları rahatlatacaktır.
‘AYIP’ DEMEYİN!..
* Çocuklar sadece yaşıtlarına değil; kardeşlerine
akrabalarına ve öğretmenlerine de ilgi duyabilir. Bu hisler cinsellikten uzak olup; karşısındakinin fiziki özelliklerini beğenme
güven gibi ihtiyaçları beslemek istemeleriyle ilgilidir. Bu nedenle çocuğa karşı ‘ayıp yaklaşımı’ doğru değildir.
* Bu şekildeki tutumların; çocuğun duygusundan utanmasına
suçluluk duymasına
sevgi ihtiyaçlarını ebeveynleri ile sınırlamasına
bu duyguyu bastırmayı öğrenmesine
kendini değersiz hissetmesine ve özgüvenine olumsuz etkileri olabilir. Duygularını paylaşmasını desteklemek ve nötr kalmak
çocuğu rahatlatacaktır.
* Çocuğun yaşamda öğrendiği şeyler
duygusal ve sosyal gelişimine anlam katar. “Evleneceğim” dediği arkadaşı bir hafta sonra başka arkadaşıyla ilgilenirse
yaşadığı deneyim
ebeveynin yaklaşımından daha etkin olacaktır.
Sizin gözünüzde minicik bir bebek olmaktan bir türlü kurtulamayan çocuğunuz
gün gelip de size “Ben Berk’e aşığım” derse şoka girmeyin! 4-5 yaşlarındaki çocuklar
bu tür sözleri sık sık dile getirebilir. Peki çocuklar neden aşk ve evlilik sözlerini söyler? Acaba gerçekten çocukların o küçük yüreği; biz yetişkinlerin gözünü kör eden aşk duygusunu hissediyor olabilir mi? Çocukların aşklarının masum ve duru olduğunu söyleyen Psikolog Şeyda Özdalga
“Onların aşkı cinsellik içermediğinden ‘ayıp’ kelimesini kullanarak yaşamlarını kısıtlamayın” uyarısında bulunuyor.İTİNA EDERLER
* Çocukların aşktaki heyecanları birden bire oluşur
kısa süreli
geçici ve değişkendir. Bu ay birini
gelecek ay başkasını seçebilirler ve onu sevdiklerini söyleyebilirler. Bu dönemde birbirine yakın fiziksel özellikteki kişilere ilgi duyabilirler. Onun adı geçince ya da onu görünce bakışları
gülüşleri
mimikleri farklılaşır. Ya çok daha ilgili ya da çok utangaç olabilir. Giysilerine özel itina gösterir
saçlarına değişiklikler yapar.* 4-5 yaş dönemindeki çocuklar
‘aşık oldum’ gibi ifadelerden daha çok
bu heyecan
tutku ve aşkı
“Biz evleneceğiz” şeklinde ifade ederler. Bu evliliğin de o yaşlarda gerçekleşmesi arzusunda olabilirler. Onlar bu konuşmaları anne babalarına masumca aktarır. Bu durumda; çocuğun duygularıyla alay etmeden
ona karşı gereksiz sorgulamalarda bulunmadan ve onu eleştirmeden anlatmasını desteklemek
çocukları rahatlatacaktır.‘AYIP’ DEMEYİN!..
* Çocuklar sadece yaşıtlarına değil; kardeşlerine
akrabalarına ve öğretmenlerine de ilgi duyabilir. Bu hisler cinsellikten uzak olup; karşısındakinin fiziki özelliklerini beğenme
güven gibi ihtiyaçları beslemek istemeleriyle ilgilidir. Bu nedenle çocuğa karşı ‘ayıp yaklaşımı’ doğru değildir.* Bu şekildeki tutumların; çocuğun duygusundan utanmasına
suçluluk duymasına
sevgi ihtiyaçlarını ebeveynleri ile sınırlamasına
bu duyguyu bastırmayı öğrenmesine
kendini değersiz hissetmesine ve özgüvenine olumsuz etkileri olabilir. Duygularını paylaşmasını desteklemek ve nötr kalmak
çocuğu rahatlatacaktır.* Çocuğun yaşamda öğrendiği şeyler
duygusal ve sosyal gelişimine anlam katar. “Evleneceğim” dediği arkadaşı bir hafta sonra başka arkadaşıyla ilgilenirse
yaşadığı deneyim
ebeveynin yaklaşımından daha etkin olacaktır.
Yoruma Kapalı.