Sohbet | Chat | Sohbet | Video | Haber | Mirc | Kadin | Cocuk |

ninni

Yılların mı ayların mı yorgunluğu var üstümde? Bilmiyorum. Ama her gün yataktan silah zoruyla kaldırılıyormuşum gibi geliyor.

Midem isyan etmese, daha çok uyurum belki de. Sabahın bu yorgunluğuna inat geceler bir o kadar uzun geliyor. Kim demiş yaz geceleri kısa diye? Uyuyamayanlar bilir sessizliğin gürültüsünü. Birine beddua edecekseniz deyin ki “Allah gece uykunu alsın senden”. Bu ona yeter.
Öyle “canın çıksın, kör bıçaklara gelesin, teneşirler paklasın seni, irin aktarasın, bağırsağın ters dönsün, kan kusup kızılcık şerbeti içesin, hanay haraba kala, betrey söne (benzin solsun), gülley avucuma gele (gözün kör olsun),yurdun yuvan dağıla, kapılara bakasın, yerden alıp yüzüne çarpasın, küller başına yağa, kör şeytanından bulasın” gibi sözlerle kaza-bela dilemeye gerek yok. Tek cümle kısa ve öz “uykusuz kalasın!”

Uykusuzluk kadar insanı mahveden başka bir güç tanımıyorum çünkü ben. Hele bir de metropolün göbeğinde yaşıyorsanız, saat iki buçuktan sonra işkence gibi çöp arabalarının gürültüsü, gelip geçen arabaların sesi, gerekli gereksiz öten alarmlar sizi deli etmeye yeterken, rüzgarın uğultusu, alacakaranlığın serinliğinde kuşların cıvıltısı bile işkenceye dönüşebilir zaman zaman.

Ama en kötüsü zifiri karanlıkta saatin akrep ve yelkovanının koşuşturması. Beyninizin içinde dönüyor gibi. Tik tak, tik tak. Alıp, duvara çalasınız gelir de, yine kıyamaz başka bir odaya koyarsınız, gündüz sesi soluğu çıkmayan, gece kurt adama dönüşen duvar saatini.

Zor bela sabahı edersiniz, akabinde bir uyku bastırır. Bu sefer hiçbir sesi duymaz olursunuz. Dükkanların kepenk açmalarını, arabaların vızır vızırlarını, hatta yan odada çalışan televizyonu bile. Şirin bir uyku kaplar bedeninizi “ohhhhh hayat ne hoş” diyecekken diyemezsiniz, kalkmak zamanıdır. Yaşamak zamanıdır, hayata karışıp rutinin içinde kaybolmalıdır her gün. Söylene söylene, ah geç kaldımlara ver yansın ederek, neresinden başlasam diye telaşlanarak, yorgunluktan sersem sersem vitaminlere sarılarak, karbonhidratlarla meşk ederek akabinde oluşan ayva göbeğinize “seninle görüşeceğizzzzzz!” diyerek, harala gürele bir günün içinde çarpa çarpa dolanır olursunuz.

Hele bir de benim gibi büyük evin küçük kızı moduna girmişseniz 30undan sonra, gelen gidenin “senin rengin mi solmuş, uykusuz musun, yine kara sarı olmuşsun ?”girizgahıyla başlayan ve bilmem kaç menem otu kaynat, şunu ez buna kat, amuda kalk, kendi etrafında bir tur atıp göbek at reçetelerini dinlemek zorundasınız. Oysa çözüm çok basittir. “Canım sen yorgun görünüyorsun, git uzan” demeleri yeterlidir. Ama ne mümkün, namüsait!

Güne yorgun başlamanın ağırlığıyla, parmaklarım tuşlarla dans ederken; rahmetli büyükannemin sesi çınlıyor kulaklarımda

“Nenni neni uyuyasan, şirin yuhulara (uykulara) batasan, nenni nenni yavrum nenni”

Neslihan Sultan PALA

neslisul07@hotmail.com

Yorum Yap


Not - Bunları KullanabilirsinizHTML tags and attributes:
<a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>

Spam Protection by WP-SpamFree