Sohbet | Chat | Sohbet | Video | Haber | Mirc | Kadin | Cocuk |

Etiket Arşivi adet

Adet Görememe

Adet Görememe

Adet Görme Mekanizması

Bir kadının düzenli aralıklarla adet kanaması görebilmesi için bazı şartlar yerine gelmelidir:

Öncelikle hipotalamus adı verilen beyin bölgesinden hipofiz bezine bir uyaran gitmeli ve burada FSH ve LH adı verilen iki hormonun uygun seviye ve oranlarda üretilmesi ve kana geçmesi gerekmektedir.
Bu iki hormon, olgunlaşmaya elverişli yumurta hücreleri içeren yumurtalık dokusunda folikül gelişimini uyarmalı ve yumurtlama gerçekleşmelidir.
Folikül adı verilen yapı içinde üretilen östrojen ve progesteron hormonları rahim iç tabakasında sağlıklı bir kalınlaşmaya neden olmuş olmalıdır.
Yumurtlama gerçekleştikten sonra gebelik oluşmamış olmalı ve yumurtlama oluştuktan sonra yaklaşık 14 gün ömrü olan Sarı Cisim (“Corpus Luteum”) bu süre sonunda progesteron hormonu salgısını durdurmalıdır.
Adet döngüsünün bitimine denk gelen bu dönemde progesteron hormonu salgısının aniden düşmesi neticesinde rahim iç tabakasında gerçekleşen “dökülme” ve bununla beraber oluşan kanama rahim iç tabakasından rahim ağzına, buradan vajinaya, vajinadan da dış ortama akacak yol bulabilmelidir.
Yukarıda maddeler halinde anlatılmış olan mekanizmalardan birinin veya birkaçının aksaması beklenen adet kanamasının gerçekleşememesiyle, yani adet kanamasının gecikmesiyle sonuçlanır.

Farklı Bir Açıdan Bakış

Yukarıda anlatılan mekanizmaları farklı bir biçimde ele almak mümkündür:

Kadında adet kanamalarının düzenli bir şekilde gerçekleşebilmesi için dört farklı bölümün kendi içlerinde ve birbirleriyle etkileşimde sağlıklı çalışmaları gerekir.

Bölüm 1
Rahim içinden vajinanın çıkışına kadar olan tümüyle açık bir akış yolu

Bölüm 2
Her ay düzenli olarak yumurta hücresi üreten ve bunu serbest bırakan yumurtalıklar

Bölüm 3
Sağlıklı işleyen bir hipofiz salgı bezi

Bölüm 4
Beynin üst merkezleriyle sağlıklı bir iletişim içinde olan hipotalamus bölgesi

İLK ADET KANAMASININ GÖRÜLEMEMİŞ OLMASI

Bir genç kızın ilk adet kanamasını gördüğü zaman öncesine kadar hipotalamus ve hipofiz hormon salgıları oldukça azdır ve bu nedenle yumurtalıkların yumurtlama işlevi başlamamıştır.

Hormon salgıları artmaya başladığında genç kızda öncelikle meme gelişimi ve kadın tipi kıllanma gibi kadınsı özellikler başlar, ancak hormon salgısı hala yumurtalıkları harekete geçirecek kadar fazla değildir.

Hormon salgısının giderek artmasıyla beraber rahim iç tabakası kalınlaşmaya başlar ve bir süre sonunda, ortalama 12.5 yaşında ilk adet kanaması ortaya çıkar. Bu kanama yumurtlama olmaksızın gerçekleştiğinden ilk kanama sonrasındaki kanamalar henüz düzenli değildir. Hormonal sistemlerin tam olarak olgunlaşmasıyla yumurtlama da devreye girer ve genç kız düzenli olarak adet kanaması görmeye başlar ve böylece üreme çağına girmiş olur.

Ergenlik Çağı

İlk adet kanamasının ortaya çıkma yaşı herkes için farklıdır ve genetik özelliklerden etkilenebilir.Meme gelişimi ve kıllanma gibi kadınsı özellikleri kazandıran gelişim basamaklarının ortaya çıkmış olması koşuluyla ilk adet kanamasının 16 yaşına kadar gecikmiş olması tıbben normal kabul edilir. Bu süre sonunda adet kanaması göremeyen genç kızların nedenin aydınlatılabilmesi için bazı değerlendirmelerden geçmeleri gereklidir.

İlk adet kanamasının görülememiş olmasının altında yatan muhtemel nedenler yukarıda anlatılan dört bölümden birindeki bir sorunla ilgili olabilir. Site daha çok üreme çağındaki kadına yönelik hazırlanmış olduğundan ve söz konusu sorun nispeten ender görüldüğünden “İlk adet kanamasının görülememiş olmasına” daha fazla yer verilmeyecektir.

Düzenli Adet Kanaması Gören Bir Kadında Beklenen Adet Kanamasının Olmaması

28 günde bir düzenli olarak adet kanaması görmeye alışmış olan bir kadın kanaması geciktiğinde hemen endişelenebilir. Konuda daha fazla ilerlemeden önce basit ve pratik bir bilgi verilmesi uygun görülmüştür:

Çok düzenli olarak adet kanaması gören bir kadın yılda bir veya iki kez gecikmeli adet görebilir. Bunun altında yatan en muhtemel neden iş değişikliği, aile içi stres, üzüntü, yaşam tarzı değişikliği, iklim değişikliği, yorgunluk gibi basit bir olaydır. Bu olay beynin bilinçli kısmını etkileyerek buradan hipotalamus adı verilen bölgenin işlevini bozmakta ve adet döngüsü burada “takılmaktadır”. Böyle bir durumda tıbbi bir değerlendirme yapılması gerekli değildir.

Öte yandan yine düzenli olarak adet kanaması gören bir kadında adet gecikmesinin en sık görülen nedeninin gebelik olduğu göz önünde bulundurulmalı ve bu konuda gerekli adımlar atılmalıdır.

Adet Kanamaları Neden Gecikir?

Yukarıda adet kanaması gecikmesinin iki temel nedeni ele alındı. Gecikmenin uzun süreli olması durumunda (beklenen üç adet kanamasının olmaması) veya takip eden birkaç adet kanamasının gecikmeli olarak gerçekleşmesi durumunda muhtemel nedenin ortaya çıkarılması için mutlaka doktor değerlendirmesi yapılmalıdır.

Muhtemel nedenler yukarıda anlatılan dört bölümden herhangi birinin işlevlerinin bozulmuş olmasıyla ilgili olabilir.

Bölüm 1 (Rahim içinden vajinanın çıkışına kadar olan tümüyle açık bir akış yolu) Sorunları

Düzenli adet kanaması gören bir kadında rahim içine veya rahim ağzına yapılan bir müdahale sonrasında adet kanaması olmaması durumunda en muhtemel neden açık olan bu yolun zarar görmüş olmasıdır.

Kürtaj nedeniyle rahim iç tabakası zarar gördüğünde veya rahimağzı kanalı tıkandığında yapılan kürtaj sonrası beklenen adet kanaması gerçekleşmez.

Asherman sendromu

Ender görülen bir neden de rahimağzında yer alan kanser öncüsü lezyonların çıkarılması amacıyla uygulanan konizasyon esnasında rahimağzı kanalının tıkanmasıdır. Lezyonu ortadan çıkarmak amacıyla koni şeklindeki parçanın çıkartılması sonrasında beklenen adet kanaması gerçekleşmez.

Bölüm 2 (Her ay düzenli olarak yumurta hücresi üreten ve bunu serbest bırakan yumurtalıklar) Sorunları

Polikistik Over: Düzensiz yumurtlama ve bunun etrafında gerçekleşen çeşitli belirti ve bulgular topluluğundan oluşan bu durum gecikmeli adet görmenin en sık görülen nedenlerinden biridir.

Polikistik over

Menopoz ve Erken Menopoz: Yumurtalıklar ilk adet kanamasının görülmesinden yaklaşık iki yıl sonra her ay düzenli olarak yumurta hücresi üretimine devam ederler. Yumurtalıklarda üretilebilecek yumurta hücresi bittiğinde yumurtlama gerçekleşemeyeceğinden adet kanaması da olmaz. Yumurta hücrelerinin doğal olarak tükendiği ve adet kanamasının kesildiği andan itibaren menopoz çağı başlamıştır.

Türkiye’de 50′li yaşlara doğru ortaya çıkan menopoz daha erken yaşlarda (35 yaşından önce) ortaya çıktığında Erken Menopoz adını alır. Bu durumun getirmesi muhtemel riskleri nedeniyle mutlaka tanısının konması ve gerekli tedavinin yapılması son derece önemlidir.

Bölüm 3 (Sağlıklı işleyen bir hipofiz salgı bezi) Sorunları

Hipofiz bezinden düzenli hormon salgısını bozan bir etken adet döngüsünün bu aşamada “takılmasına” neden olur. Bu etkenler arasında en sık görüleni prolaktin hormonu yüksekliğidir.

Prolaktin hormonu yüksekliği

Bölüm 4 (Beynin üst merkezleriyle sağlıklı bir iletişim içinde olan hipotalamus bölgesi) Sorunları

Hipotalamusun hipofizi hormon salgısı yapması yönünde uyarmasını bozan bir etken adet kanamasının gecikmesine neden olabilir. Bu bölüme ait nedenler bu yazının ilk başında da anlatıldığı gibi çoğunlukla selim tabiyatlı nedenlerdir.

Tıbbi Değerlendirme

Gebelik, adet kanaması gecikmesinin en sık görülen nedeni olduğundan ve basit bazı incelemelerle ortaya konabildiğinden ve saptandığında başka ileri inceleme yapılmasına gerek kalmayacağından üreme çağında olan ve aktif cinsel yaşamı olan bir kadında adet kanaması geciktiğinde araştırılması gereken ilk durum gebeliktir.

Yapılan jinekolojik değerlendirmeyle gebelik olmadığının saptanması durumunda var olan ek belirtiler de dikkate alınarak bir ön tanıya varılır ve kesin tanıyı koymak için hormon incelemeleri veya diğer bazı ileri incelemeler yapılır.

Tedavi tanıya yöneliktir ve ilgili bölümlerde ele alınmıştır.

Kadın Hastalıkları

Rahim Urları;Myomlar”
Düzensiz kanamaların diger bir önemli nedeni myomlardır. Myomlar rahimi olusturan kas dokusunun tümörleridir. 35 yasın üzerindeki her 4 kadından birinde belirgin myoma rastlanır. Myom olusmasında estrojen hormonunun etkisi vardır. Menopoz döneminde hormon kullanmayanlarda myomlar büzülür, kücülür. Ayrıca estrojeni azaltan GnRH analogu denilen ilaclar da myomları kücültür. Myomların %99 dan fazlası iyi huyludur. Ancak cok degisik büyüklükte olabilirler ve cok cesitli rahatsızlıklara neden olabilirler. Yerlestikleri yere göre etkileri farklı olur. Bazan saplı olarak uterusa birlesir. Özellikle rahimin ic kısmında yerlesen myomlar düzensiz ve bol kanamalara neden olur. Kanama yanında agrı ve kasıklara basınc hissi yaratırlar. İri myomlar sık sık idrara ve kabızlıga neden olabilir.

Tedavinin ne sekilde olacagına kadın-dogum uzmanı ile tartısmak gerekir. cocuk istemiyen kadınlarda histerektomi en cok uygulanan tedavi seklidir.

Myomlarda hangi durumlarda ameliyat gerekir?:

Tedavi ile gecmeyen düzensiz kanamalar

3 aylık gebelikten daha büyük myom

iyilesmiyen kasık ve bel agrısı

Büyüyen myom

Menopozda hormon tedavisi gerekliligi

Sayfa Bası

DÜZENSIZ KANAMALAR…
Menopoza yakın zamanlarda düzensiz kanamalar sık görülür. Bu kanamalar genelde hormonal düzensizlige baglıdır. Ancak bazan bazı hastalıkların belirtisi de olabilir.

Inceleme gerektiren haller:

21 günden daha sık aralıklarla olan kanama

8 günden daha fazla ve bol olarak süren kanama,

6 aydan sonra tekrar baslayan kanama

Hiperplazi…

Hiperplazi rahim ici örtüsünün hormonal düzensizlik nedeniyle kalınlasmasıdır. Bu kalınlasma zaman zaman dökülür ve düzensiz kanamalara neden olur. Teshis icin küretajla tüm rahim icinin alınması ve patolojik inceleme yapılması gerekir. cünkü bu kanamalar aynı zamanda gizli bir rahim ici kanserinin belirtisi olabilir ve ancak bu sekilde teshis edilebilir.

Diger Düzensiz Kanama Nedenleri…

Uterus, tüp veya rahim agzı iltihapları.

Agır hastalıklar. Karaciger ve kan pıhtılasma hastalıkları.

Polip

Rahim icinde yerlesmis kücük ve saplı urlara polip denir. Bu polipler ancak histeroskopi denilen bir teshis yöntem ile ortaya cıkarılabilirler. Ayrıca vijinal ultrason sırasında rahim icine sıvı verilerek de ortaya cıkarılabilir.

Hormonal Düzensizlige Baglı Kanamalar:

Yas İlerledikce yumurtlama düzeni bozulur. Progesteron üretimi yeterli olmaz. Rahim icinde sürekli olarak estrojen etkisi vardır. Bu sürekli estrojen etkisi rahim ici endometriumda kalınlasmaya neden olur. Bu kalınlasan hücreler bir süre sonra kanamayla dökülür.

Sayfa Bası

Yumurtalık kistleri:
35 yas sonrası kasık bölgesinde kitlelere rastlama sansı artar. Bu kitleler bazan belirti verir. Ancak genelde tesadüfi olarak ortaya cıkarılır. Belli tetkikler yapılmadan bu kitlenin ciddiyetini hakkında karar vermek güctür.

Menopoz dönemindeki kadınlarda yumurtalık kistlerine sıkca rastlanır. Kesin tanı ultrasonla konur. Bir kist ne kadar yuvarlak ve düzgünse, ici ne kadar temizse ve sıvı dolu ise o kadar az tehlikelidir. 6-7 cmden kücük ve tehlikesiz gibi görülen kistlerde önce 1-2 ay ilac tedavisi yapılır. Ilac tedavisi netice vermezse operasyonla kistin cıkarılması ve ameliyat anında patolojik incelemenin yaptırılması gerekir. Bir kadın icin en tehlikeli hastalık yumurtalık kanseridir. cünkü teshisi güc konur ve kondugu zamanda genellikle kanser ilerlemistir. Bu nedenle özellikle 40 yasın üzerindeki kistlerde cok uyanık davranılmalı ve yakından takip edilmelidir.

Sayfa Bası

Akıntının nedenleri

Bir kadını kadın hastalıkları doktoruna getiren en sık nedenlerden biri vajenden gelen akıntılardır. Bazan akıntılar artar, kokulu olur, kasıntılı olur.

Bu nedenle normal akıntı ile anormal akıntıyı birbirinden ayırmak gerekir.

Estrojen hormonunun azalması vajende salgının azalmasına ve dogal korunma ortamının bozulmasına neden olur. Vajenin dogal korunma ortamı asitdir. Hormon azaldıkca bu asitlik azalır ve mikropların yerlesmesi kolaylasır. Özellikle mantarların yerlesmesi kolaylasır. Tüm bunlar kokulu ve kasıntılı akıntılara neden olur. Bu hallerde kadın dogum uzmanının muayenesi ve tedavisi gereklidir.

Normal vajinal akıntının özellikleri nelerdir?

Vajinal akıntının icinde, salgı bezlerinden olusan sıvı, dökülen hücreler, ve normal vajen mikropları bulunur. Normal bir vajinal akıntı beyaz, saydam ve kokusuzdur. Kasınma, yanma veya herhangi bir rahatsızlıga neden olmaz. Adet gününe göre akıntının miktarı degisebilir. Örnegin yumurtlama günlerinde artar.

Anormal Akıntının Nedenleri Nelerdir?
Mikroplar vajen ve vulvanın iltihaplanmasına neden olur. Kasıntı, yanma hissi, anormal kötü koku, akıntıda belirgin artıs bu iltihabın belirtileridir.

Menopoz sonrası mikrop olmadanda, estrojen eksikligi aynı belirtileri ortaya cıkarır.

En cok mantar denilen mikroplar enfeksiyona neden olur. Bunun dısında trikomonas denilen parazitler ve bakteryel mikroplar akıntı nedenidir.

Sayfa Bası

Mantar Akıntıları
Mantarlar oldukca karmasık bir yasam sekline sahiptir. Dogada bitki ve hayvanların üzerlerinde ve insan vücudunda yasayabilir. nemli ortamlar mantarlar icin ideal mekandır. Bircok mantar cesidi arasında vajende rahatsızlıga neden olan candida albicans denen türdür. Bu tür ılık, nemli, ısıksız ortamda hızla ürer.

Kasıntılıdır. Süt kesigi görünümünde beyaz akıntılardır. Kokusuzdur. Tedavisi kolaydır. Ancak seker hastalıgı varsa ilaclar yetersiz kalır.

Kesin tanı icin akıntının mikroskop altında incelenmesi gerekir.

Kadınların %75′i hayatında enaz bir kez vajinal mantar hastalıgına yakalanır. Tedavi olmazsa hastalık kalıcı olur. Bazıları da doktora gider ama tedavileri eksik ya da yetersiz kalır. Eski tedaviler gercekten uzun ve zorlu idi. Aynı zamanda ilaclar etkisiz kalabiliyordu. Tedavinin basarılı olması icin ilacların 7 ila 14 gün kullanılması gerekiyordu. Halbuki belirtiler 2 günde kesildiginden kadın iyilestim deyip tedaviyi yarım bırakıyordu. Mikropda kısa sürede daha güclü olarak tekrar ortaya cıkıyordu. Böyle ilaca alısmıs mikrobu yine aynı ilacla yok etmek artık mümkün degildi.

Ancak son yıllarda gerek vajinal yoldan, gerekse hap olarak agızdan kullanılan yeni ilaclar cıktı. Bu ilacların üstünlügü hem güclü olmaları hem de cok kolay kullanılmaları. Genelde tek bir hap veya fitil ile tedavi basarılıyor.

Sayfa Bası

Kadında diger vajinal enfeksiyonlar…
Trikomonas, bakteriyel vajinozis adlı mikrobik hastalıklar. Gerek mantar, gerekse bu mikroorganizmalar normal vajenin icinde de bulunur. Ancak zararsız halde dururlar. Ya da kadının savunma mekanizmaları bu mikropların zararlı olmasını engeller. Bu savunma mekanizması zedelendiginde veya zayıfladıgında, bagısıklık sistemi cöker, ve mikroplar hastalık üretmeye baslar. Mantarı digerinden ayıran özellik kasıntı olmasıdır. Idrar yaparken ve cinsel iliski sırasında agrı görülür. Akıntı koyu ve beyaz renktedir. Icinde süt kesigi manzarası olabilir.

Bakteriyel Vaginozis…

Akıntı, hafif kasıntı ve yanma olur. Akıntı koyu, kıvamlı ve kötü kokuludur. Rengi yesil ve sarı olabilir.

Trikomonas…

Bulasma cinsel iliski ile olabilir. Banyolar, umumi tuvaletler bulasma yeri olabilir. Genc kızlarda ve dogurganlık cagında daha sık görülür. Akıntı cok fazladır. Köpüklüdür. İdrar yaparken ve cinsel iliski sırasında agrıya neden olur.

cogu zaman bu üc mikrop birarada hastalık yapar.

Mikroplar nasıl hastalık yapar…

Mikropların hastalık yapması icin önce üremesi gerekir. Belli bir sayıya ulastıktan sonra bir takım zararlı ürünler salgılayarak hastalık üretir. Iltihap belirtileri ortaya cıkar. Iltihap bedenin bu zararlı etkilere karsı verdigi savas sonucu ortaya cıkan bir durumdur. Vajinal akıntılarda böyle reaksiyonlardır.

Mikrobik akıntı tedavi olmazsa…

Akıntı devam eder. mikroplar gittikce derine yerlesmeye baslar. Özellikle uterusun vajen icine bakan agız kısmında yaralara neden olur. (servisit). Akıntı cinsel organın giris kısmında da sisme ve agrıya neden olur.

Sayfa Bası

Akıntıya neden olan haller…
Antibiyotikler..

Sık sık antibiyotik kullanlması vajenin savunma mekanizması olan yararlı mikropları öldürerek zararlı mikropların ortaya cıkmasına neden olurlar. Bu nedenle gerekli olmadıkca antibiyotik kullanmamak gerekir.

Dogum kontrol hapları..

Hormonal baskı vajende asiditiyi etkileyerek mantar olusumunu arttırır. Ancak estrojeni düsük hap kullanıldıgında bu etki azalır.

seker hastaları…

Vajene gecen fazla seker mantarı azdırır. Bu mantarlar tedaviye direnclidir. Yani sık sık tekrarlar. Vücut direncini kıran agır hastalıklar.

Asırı temizlik tutukusu…

Özellikle deodorantlı sabun, parfüm ve spreyler vajen asitligini bozar. Vücudu sıkı saran pantolon ve camasırlar.

Etiketler: kadın hastalıkları, kadın saglıgı, kadın özel, kadınca, kadın hastalıkları uzmanı, kadınsal sorunlar, kadınsal hastalık, kanama, adet, mantar, kaşıntı, gebelik, hamilelik, dogum, sağlıklı beslenme, adet kanaması,

Adet Düzensizliği

Adet Düzensizliği,Adet Düzensizliği nedenleri,Adet Düzensizliği tedavisi, neden Adet Düzensizliği,Adet, Düzensizliği, Adet Düzensizliğe doğal çözüm, Adet Düzensizliğini düzenleme, Düzensiz adet, adetim düzensiz,

Adet dönemleri kisa süren kadinlarin dikkate almasi gereken luteal faz yetmezligi (periyodun ikinci döneminin kisa sürmesi) kisirlik sebebi olabiliyor.

Normalde 28 günde bir adet görmesi gereken bir kadin, 14. günden sonra (yumurtlama günü) 28 günü tamamlamadan tekrar adet görüyorsa luteal faz yetmezligi durumu ile karsi karsiya demektir.

Luteal faz (periyoyodun ikinci dönemi); adet döngüsünde yumurtlama olduktan sonra diger adetin baslamasina kadar gecen süredir. Adetin ikinci döneminin kisa sürmesi sik görülen, zor farkedilen fakat tedavisi kolay bir durumdur. Rahimin icini döseyen dokunun dogru zamanda dogru yerde olmamasi halidir. Bebegin rahime yerlesmesi, rahimin icini döseyen dokunun zamanlamasi ile cok ilgili oldugu icin yumurtlama zamanindan sonraki döneminin kisaligi gebeligin gerceklesmesi ve devamliligini sürdürmesini etkileyebilir.

İdeal bir adet döngüsünde vücut adet kanamasi baslamadan birkac gün önce FSH (Follikül uyarici hormon) salgilamaya baslar. Bunun sonucu yumurta tasiyan follikül denilen kistler büyümeye baslar. Follikül yeterli olgunluga ulastiktan sonra LH ( Luteinize Hormon) salinimi baslar. Bu hormonla follikül catlar ve icindeki yumurta tüplere dogru atilir. catlamadan sonra follikül yeniden daha yogun bir sivi ile dolar. Olusan korpus luteum adindaki yapi adet döngüsünün ikinci yarisindan itibaren progesteron hormonunun salgilanmasindan sorumludur. Artmis progesteron seviyeleri rahimin icini döseyen dokunun kalinlasmasini ve damarlanmasini artirarak rahimi embriyonun tutunmasi icin uygun hale getirir. Progesteron adet kanamasinin erken baslamasini da önler. Normal bir adet döngüsünde korpus luteum ortalama 12 gün süreyle progesteron salgilar.

Luteal Faz Yetmezligi?nde normal adet döngüsü birkac yönden bozulabilir. Zayif follikül gelisimi, korpus luteumun erken sonlanmasi, rahimin icini döseyen dokunun progesterona uygun yanit vermemesi luteal faz yetmezliginin sebepleri arasinda olabilir.

Luteal fazda vücut isisinin artisindan progesteron sorumludur. Vücut isisini takip eden hastalar vücut isisinin 12 gün süreyle yüksek kalmadigini farketmektedirler. Ayrica bir sonraki adet döneminde adet kanamalari yumurtlama olduktan sonraki 12-14 günden daha önce oldugu farkedilebilir.

Luteal Faz Yetmezliginden süphelenildiginde kan progesteron seviyesine yumurtlamadan yedi 7 gün sonra bakilir. Progesteron seviyeleri az oldugunda, tedavi genellikle disaridan progesteron takviyesi vermek seklinde olmaktadir. Bununla birlikte, yetersiz folikül gelisimi de düsük progesteron seviyesine neden olabilir. Adetin ortasinda follikülün boyutunu ultrason ile ölcmek ayrica kan hormon seviyelerine bakmak gerekmektedir. Eger folikül gelisimi normal ise, luteal fazda porogesteron destegi verilir. Eger folikül gelisimi yetersiz ise, yumurtaliklari uyarici ilaclar vermek gerekebilir. Bu sayede folikül gelisimi saglanmakta ve daha kaliteli yumurta olusabilmektedir.

Tani icin yapilan tetkikler;

Genellikle, teshiste kan progesteron seviyesi, luteal faz uzunlugu ve ultrasonografik takip yeterli olabilmekte iken daha uzun süren hastalarda endometrial biopsi gerekebilmektedir.

Normalde endometrial biopsiyi bir sonraki adetten bir iki gün önce almak gerekmektedir. Ayrica bu adet döneminde hastanin hamile olmadiginin tespit edilmesi de gerekmektedir.

İslem sirasinda ufak bir miktarda rahim icindeki doku patolojik inceleme icin alinmaktadir. Doku seviyesinde incelendigi icin, elde edilen bilgi cok önemlidir. Patalog, adetin o günü ile doku gelisiminin uygun olup olmadigini inceler. Eger uygun ise, rahimin ic dokusunun siklus ile uyumlu oldugu belirlenir. Eger iki günden fazla uygunsuzluk varsa, doku uyumlu degil denir.

Luteal faz yetmezligi sik görülen bir durum olup tani konmasi oldukca kolaydir. Ayrica, dogru tedaviye hemen cevap vermektedir. Dolayisiyla, bu islemde en önemli nokta, gercek nedenin belirlenmesi ve uygun tedavisinin planlanmasidir.

Yazar: Alman Hastanesi

Adet Düzensizliği

Adet Düzensizliği

Normal bir adet düzeni olan bir kadın ortalama 28 günde bir kanama görür. Bu süre bir adet kanamasının başladığı ilk günden, diğer adet kanamasının başladığı ilk güne kadar geçen süredir ve bu kanama 3-7 gün arasında devam eder. İlk günlerde nispeten daha fazla olan kanama yavaş yavaş azalarak en geç 7 günde tamamen biter. Tüm bu adet dönemi boyunca kadın ortalama olarak 40 mililitre kan kaybeder. 28 günden 7 gün önce ve 7 gün sonra olan kanamalar da normal sınırlar içersine girer. Ancak bundan daha fazla olan kanamalarda adet düzensizliğinden bahsedilir. Yani 21 günden sık, 35 günden seyrek, adet süresi olarak 3 günden az, 7 günden fazla olana kanamalar düzensizdir.

Bazı kadınlarda ek olarak iki adet kanamasının ortasına denk gelen yumurtlama döneminde birkaç damla süren lekelenme tarzında kanama olabilir. Bu kadınlarda yumurtlama esnasında oluşan bu kanama her ay tekrar eder ve normal dışı bir durum olarak kabul edilmez.

Adet düzensizliğini kadın hayatının farklı evrelerinde inceleyebiliriz. Bu amaçla kadın hayatını çocukluk, ergenlik, doğurganlık, premenopoz (menopoz öncesi) ve menopoz olarak ayırmak gerekir…

ÇOCUKLUK ÇAĞI

Doğumdan ilk adet görülene kadar geçen zamandır. İlk adet kanaması ortalama 12 yaşında görülür. İlk adetin 9 yaşından önce görülmesi durumunda hormonal bir bozukluk sözkonusu olabileceği gibi, 16 yaşına kadar gerçekleşmemesi durumunda hormonal bir bozukluk dışında yapısal bazı kusurlar da (kızlık zarının tam kapalı olması ve kanın akmasına izin vermemesi, genital organların olmaması gibi) söz konusu olabileceğinden mutlaka jinekolojik değerlendirme gerekir.

ERGENLİK DÖNEMİ

İlk adetin görülmesiyle birlikte genç kadınlığa ilk adım atılır. Ancak hormonal sistemin olgunlaşması iki yıl gibi bir sürede tamamlandığından siklusların bir kısmı ovulasyon (yumurtlama) olmadan gerçekleşir. Bu yüzden ergenlik döneminde adet gecikmelerine ve/veya adetlerin normalden uzun sürmesine sık rastlanır. Bu dönemdeki bir genç kızın 6 ay boyunca adet görmemesi ve/veya gördüğü kanamaların normalden fazla olduğunun düşünülmesi durumunda jinekolojik değerlendirme gerekir.

DOĞURGANLIK DÖNEMİ

Ergenlik döneminin belli bir aşamasından itibaren adetler düzenli hale gelir ve siklusların tümünde ovulasyon (yumurtlama) olur. Bu dönem kadının gebe kalabileceği dönemdir ve menopoza kadar devam eder.

Bu dönemde en sık görülen adet düzensizlikleri gecikmeler, ara kanamalar, adetin fazla olması ve uzun sürmesi ya da az olması ve kısa sürmesi şeklinde olur. 1. Gecikmeler
Doğurganlık döneminde de adet gecikmelerine sık rastlanır. Aktif cinsel yaşamı olan ve etkin bir korunma yöntemi kullanmayan kadında görülen adet gecikmelerinin en muhtemel nedeni gebeliktir. İkinci muhtemel neden de herhangi bir şekilde o siklusta ovulasyon (yumurtlama) olmaması ve bu nedenle “dökülmenin” gecikmesidir. Düzenli adet gören bir kadında beklenmedik bir şekilde ortaya çıkan gecikmenin nedeni ise stres, mevsimsel değişiklikler, mekan değişiklikleri olabilir. Bir kadında senede bir kez adet gecikmesi olması ileri inceleme gerektiren bir durum değildir. Ancak adet gecikmesi senede bir kereden çok oluyorsa ve/veya gecikmelerden biri 6 aydan daha uzun sürüyorsa hormonal tetkik yapılması gerekir.

Adet gecikmesinin diğer önemli nedenleri arasında aylık ya da üç aylık korunma iğneleri ya da kola uygulanan hormon çubuklarının içinde bulunan hormonların yan etkileri sayılabilir.

2. Ara kanamalar
Doğurganlık döneminde sık görülen diğer bir adet düzensizliğidir. En muhtemel neden serviksteki enfeksiyonlardır. Diğer muhtemel nedenler miyomlar (uterusta bulunan iyi huylu urlar) ve serviks ve rahim içi poliplerdir (polipler de iyi huylu oluşumlardır). Spiral kullanımı, doğum kontrol hapı kullanımı, aylık, üç aylık iğneler ve kola uygulanan çubuklar da lekelenme tarzında ara kanamalara neden olabilirler.

3. Adetin fazla olması
En muhtemel neden yumurtlama olmadan gerçekleşen siklustur. Diğer nedenler spiral kullanımı, aylık, üç aylık iğneler ve kola uygulanan çubuklardır. Farkında olunmayan gebeliğin düşükle sonuçlanması da yanlışlıkla adet kanaması sanılabilir.

4. Adetin az olması
Adet döneminde görülen kanama miktarı yaşla birlikte azalma eğilimi gösterir. Doğum kontrol hapı kullanımı da adet kanamasını önemli ölçülerde azaltır. Sorunlu seyreden kürtajlar sonrası endometrium tabakasında ortaya çıkan yapışıklıklar da az adet görülmesine, ileri derecede yapışıklıklarda hiç adet görememeye neden olabilir. Şüpheli durumlarda “üstüne görme” yani gebelikte ortaya çıkan kanamayı adet kanaması sanma yönünden gerekli incelemeler de mutlaka yapılmalıdır.

5. Sık adet görme
En muhtemel neden hormonal dengesizliktir. Ara kanamalar sıklıkla adet kanaması ile karıştıklarından ara kanamaların muhtemel nedenleri burada da söz konusu olabilir.

Tüm bunlara ek olarak her türlü normalden fazla kanama durumunda vücudun kanamayı durdurma ve kanı pıhtılaştırma mekanizmalarındaki muhtemel bir bozukluk mutlaka akla gelmelidir. Bu özellikle ergenlik döneminde olan ve tüm kanamaları bir “faciaya” dönüşen kızlarda muhtemel neden olabilir ve araştırılmalıdır.

Adet kanaması düzensizliklerinde diğer önemli bir etken de tiroid bezi hormonlarının eksik veya fazla olmasıdır. Bu hormonların azlığı veya fazlalığı durumunda adet kanaması düzeni sıklıkla bozulur.

PREMENOPOZ

Menopoza girmeden önceki geçiş dönemidir. Çoğu kadın özellikle bu dönemde adet düzensizlikleri ile karşılaşır. Bu düzensizlikler adet gecikmeleri şeklinde olabileceği gibi sık ve aşırı kanamalar şeklinde de olabilir. Bu dönemde hastanın en korktuğu şey gebe kalmış olmaktır. Doktorun en önem verdiği şey ise özellikle aşırı kanamalarda altta yatan kötü bir hadise olup olmadığıdır. Adet düzensizliğinin en sık sebebi menopoza yaklaşmaya bağlı yumurtlamanın olmamasıdır. Ancak diğer organik nedenlerle (myomlar, polipler, yumurtalık kistleri ve hatta kötü huylu nedenlerle) de kanamalar olabilir. Bu dönemdeki adet düzensizliği olan hastaların mutlaka jinekoljik muayeneden geçmeleri gerekir.

MENOPOZ

Menopoz tanım olarak adet kanamalarının durmasıdır. Son adet tarihinin üzerinden bir yıl geçmesi ile tanısı konulur. Ayrıca kanda FSH ve LH isimli hormonlara bakarak da tanısı konabilir. Menopoz öncesi dönemde düzensizlikler daha sık görülür. Ancak menopozdan sonra kanama olması çok önemlidir. Sebebleri kullanılan hormon ilaçları, rahim içinde incelme, polip, myomlar, kistler gibi iyi huylu nedenler olabileceği gibi hiperplazi ve rahim kanseri gibi kötü huylu nedenler de olabilir. Bu yüzden menopoz sonrası kanamalarda mutlaka rahim içinden parça alınarak patolojik değerlendirme gerekir.

Adet düzensizliği, adet,kanaması, adet kanamaı, adet geçikmesi, hamilelik belirtileri, adet erken gelmesi, adet günü değişmesi, adet olmama, adet uzmanı, menapoz dönemi, adet olamamak, adet olmuyorum, adetim kesildi, adet görmedim,