Aileye yeni bir bireyin katılacağı haberi başta anne adayı olmak üzere herkesi tarifsiz bir sevince boğuyor. Özellikle gelen konuk “ilk” ise
bu sevinç bir kat daha artar. Ancak anne adayları bu dönemde bedenlerindeki ve duygulşarındaki değişimin etkisinde kalarak
zaman zaman fazla hassas davranıyorlar…
Hamilelik
bir kadın için hayatının en önemli dönemlerinden biri. Bu dönemde tüm kadınlar fiziksel olduğu kadar
duygusal bir etki içine de giriyorlar. Hamilelikte duygusal gelişim aslında kadının anne olacağı haberini almasıyla başlıyor. Bu dönemde anne adayının kendisine en çok sorduğu soru “Bu bebek için hazır mıyım?””. Gebelik döneminde anne adayı sadece bebeği dünyaya getirmekle ilgili kaygıları taşıyor
aynı zamanda dünyaya getirdiği çocuğunu nasıl yetiştirmesi gerektiğini
bunun için gerekli enerji ve ekonomik düzeye sahip olup olmadığını da düşünüyor.
Hamile kadın hassastır!
Bebek bekleyen kadınların çoğu
vücutlarındaki değişimin de etkisiyle normal zamanda belki de hiç üzerinde durulmayacak kadar basit bir konuyu büyütebilir
üzülmeyi gerektirmeyen bir olayda gözyaşı dökebilirler.. Bu dönemde gebeler
kendilerinde oluşan bu değişikliğin her ne kadar farkında olsalar da
bir türlü kendilerine engel olamıyorlar.
Giderek vücudunun şekil değiştirdiğini gören gebe kadın
kendini önceleri bu yeni haliyle benimsemekte zorluk çekiyor
eski haline hiç dönemeyeceğini düşenerek endişe duyuyor. Böyle bir zamanda eşlerinin ya da çevrelerindeki insanların kendisini çok çirkin bulduğunu bile düşünerek yersiz kuruntulara kapılıyor. Dolayısıyla hamile kadının arkadaşlarına
ailesine ve en önemlisi eşine önemli görevler düşüyor. Buraa asıl sözümüz beylere! Gebelik döneminin her safhasında
eşinize destek olmayı unutmayın!
Aşırı duygusallığa karşı önlemler
Anne adayının öncelikle kendisini meşgul edecek aktiviteleri olmalı. Eğer çalışıyorsa
doktorunun izin verdiği süreye kadar çalışmasını devam etmesinde yarar var. Bunun dışında yorucu olmayan
doktorunun izin verdiği sosyal aktivitelere katılmak
resim yapmak ya da el işleriyle uğraşmak gibi hobileri olması son derece faydalı.
Doğum anını daha rahat geçirmek için gebelik kurslarına katılarak bilgi almak ve yapılan fiziksel egzersizlerle doğuma hazırlanmak da anne adayının kendisini daha iyi ve güçlü hissetmesini sağlayıyor. Böylece anne adayının doğuma karşı korkusu azalıyor.
Anne adayı bu dönemde hissettiği sıkıntıları ailesine ve kendisinden önce doğum yapmış
bu konuda deneyim sahibi arkadaşlarına açmaktan çekinmemeli. Sıkıntıları paylaşmak
dertleşmek ve yaşanan yoğun duyguların normal olduğunu görmek
anne adayını rahatlatıyor.
Doğuma yaklaştıkça bu konuyla ilgili kitaplar okumak ve bu çok özel ana hazırlanmak önemli. Ayrıca gebe kadın doktoruyla da konuşarak
doğum anında yaşayacaklarının aslında hiç de endişe edilir türden duygular olmadığını anlayabilir. Sonuç olarak unutmayın ki aslında doğum ve arkasından gelen annelik
her kadının yaşamak isteyeceği ve bilinçli bir şekilde yaklaşılırsa
büyük mutlulukları beraberinde getiren
kadınlara verilmiş en güzel armağandır!