Sohbet | Chat | Sohbet | Video | Haber | Mirc | Kadin | Cocuk |

Etiket Arşivi kadın sorunları

İlk İlişki

İlk cinsel deneyim korkusu nasıl aşılır?

Korku dolu ilk gece hikayeleri, ilk cinsel deneyimi kabusa çevirebilir. Korkunun nedenlerini bilerek ilk ilişki korkusunu yenebilirsiniz…

Cinsellikle ilgili korku dolu hikayeler, dini ve sosyal kurallar, insanları cinsellikten korkar hale getirebildiğinden, çoğu kişi ilk ilişki endişesi yaşıyor.

İlk cinsel deneyim, kadınlarda kızlık zarının parçalanacağı, çok büyük acı duyulacağı, oluk oluk kan fışkıracağı ilk cinsel deneyim hikayeleri, erkeklerde ‘milli olma’ mertebesine ulaşmaya, ‘erkek’ olma önemi atfedilmesinden dolayı, her iki cins için de bir korku unsuru olarak ortaya çıkıyor.

Erkekler neden korku yaşar?

Ataerkil düzenin sürdüğü her toplumda erkekler ilk cinsel deneyim korkusu yaşarlar. Çünkü bu kültür, erkeğin cinsel ilişkisine ‘erkek olma’ anlamı yükler. Erkeklerin ‘milli olması’ gerektiği, fazla sayıda kadınla cinsellik yaşamasının beklenen bir şey olduğu, yani skora dayalı bir cinsellik anlayışının hakim olduğu kültürde, cinsellikle güç birleşiyor.

Erkeklerin kadına karşı hoyratlığı, bir kadına ‘sahip olma’ yaklaşımı, bu güç kanıtlama isteğinin uzantısı niteliğindeki fanteziler aslında.

Dolayısıyla ilk ilişki, yaşanması gereken doğal bir cinsellikten ziyade, aşılması gerek bir sınav erkekler için. Akıllarına yerleşen düşünce, kendilerine verilecek olan ‘milli’ makamına ulaşma isteği sadece. Erkekler, bunun içini nasıl dolduracakları ve sürdüreceklerine ilişkin de çok büyük endişe taşırlar.

Kadınlar neden korku yaşar?

Toplum, erkeklerin evlenmeden önce pek çok kadınla birlikte olmasını olumlu karşılarken, kadınların cinsel deneyim yaşamasını evlilikten önce yasaklar. Dolayısıyla pek çok kadın için evlenmek, ilk gece korkusunun da başlaması anlamına gelir.

Çünkü o güne kadar duyduğu cinsel ilişki hikayeleri, cinsel birleşmede büyük bir acı yaşanacağı inancı, kızlık zarının yırtılmasının vajinanın parçalanması olarak algılanması; kadınların evlendiği halde cinsel ilişkiye girememelerine, vajinismus ya da cinsel soğukluk sorunu yaşamalarına yol açıyor.

Bu korku nasıl aşılabilir?

Cinsellikle ilgili kaynaklar, hep erkeklerin ne yapacağı konusunda bilgi içeriyor. Sakin olmalı, kadına yol gösterici olmalı, kadının cinsel organına, göğüslerine dokunarak onu uyarmalı gibi birtakım bilgiler veriyor. Burada kadının ancak evleneceği erkekle birlikte olması onaylanırken, bir taraftan da erkeğin yaşadığı korku görmezden geliniyor. Çünkü korku, ‘erkeklik’ kavramının içine yakıştırılamıyor aslında.

Erkeklere yol gösteren bilgiler işe yarayabildiği gibi tam tersi, kadını rahatsız edici etki de doğurabiliyor. Çünkü asıl bilinmesi gereken, cinselliğin karşı tarafla birlikte yaşandığı gerçeği. Birisinin reçetesi bir başkasına uymayabilir. Kadın ve erkek, birbirlerine göre kendilerini ayarlamayı, birbirlerini nasıl rahatlatacaklarını yaşayarak fark etmekle işe başlamalılar.

Cinsellik doğal bir olay olduğuna göre, bunu unutmadan her şeyi kendi haline bırakmak, dokunuşlardan haz almaya odaklanmak, ilk deneyimi yaşamak için rahatlamanın bir yoludur.

Cinselliği sadece cinsel organa indirgemeden, ilk deneyimini yaşayacak olan tarafa dokunuşlarla zevk vermeye çalışarak, belki cinsel birleşmeyi daha sonraya bırakarak, korkunun üstesinden gelmek mümkün.

Ne zaman tedavi gereklidir?

İlk ilişki aklınıza geldiğinde elleriniz, ayakları titiriyorsa, korkudan bayılacak gibi oluyorsanız, bu nedenle birisiyle tanışmaktan, görüşmekten, birinin size dokunmasından irikiliyorsanız, kimsenin sizinle tensel temas kurmasını istemiyorsanız, bu şekilde cinsellik yaşamanız mümkün değil. Çünkü korku, cinsellikten çok daha büyük bir sinyaldir beyne gönderilen.

İlk ilişki korkusu nedeniyle ereksiyon problemi yaşayan erkekler ya da ilişkiye hazır hale gelmeyen, vajinismus olan ve cinsel soğukluk yaşayan kadınların sayısı oldukça fazla.

Kendinizde ilk ilişkiye dair yüksek endişe belirtileri görüyorsanız ve sürekli ilişkiden kaçma eğilimindeyseniz, bir uzmandan yardım almanız yerinde olur. Psikoterapi ile ya da pskikoterapiyle eşzamanlı olarak ilaç tedavisiyle bu korkunuzun üstesinden gelebilirsiniz.

Etiketler: ilk ilişki, ilk gece, ilişkiye girmek, ilişkiler, ilişki yaşamak, ilişki sırasında acı, ilk ilişkide kan, adet dönemi ilişki, kadın sorunları, kadınların kanaması, kadın uzman doktor

kadın sorunları moda bakım makyaj

Turk Algoloji (Agrı) Derneginin Amacı; Agrı ile dogrudan ilgili tıp dallarını kapsayan agrı unitelerinin kurulmasını ve gelismelerini saglamaktadır. Bu amacla asagıdaki faaliyatlerde bulunur.
* Bu tıp dallarında calısan hekimleri tesvik eder. Klinik ve deneysel calısmaları gelistirmek icin yardımcı olur.
* Agrı arastırmaları ve tedavisi konusunda bilimsel toplantılar duzenler, bu konuları inceler, tartısır ve yayınlar.
* Bu dallarda calısanlar arasında isbirligi kurulmasına yardımcı olur.
* uyelerin haklarını korur ve onları temsil eder.
* Aynı bilimsel amaclarla kurulmus Uluslararası Agrı Arastırmaları Teskilatı (Merkezi A.B.D.) ve diger agrı dernekleri ile Bakanlar kurulu’ndan gerekli izni alarak bilimsel isbirliginde bulunur.
* Gerekli dergi ve benzeri yayınlar cıkarır. Bu amacla yönetim kurulu bir yayın tuzugu hazırlar ve uygulamasını saglar.
* Dernegin hizmetlerinin yurutulmesinde calısan kisilere ucret öder.

Turk Algoloji -Agrı- Dernegi ulkemizde Agrı Biliminine ilginin artması, bu konuda kurumsal calısmaların yaygınlasması, yeniliklerin izlenmesi, bilimsel arastırmaların yapılabilmesi icin cesitli alanlarda uyeleri ile birlikte konu ile ilgili tum hekimler icin faaliyetlerini surdurmektedir. Bu amacla ilgili olarak yayıncılık alanında calısmalar ve kongre ve konferans organizasyonları yapılmaktadır. Ayrıca bunlara parelel olarak uluslararası iliskiler gelistirilmektedir. Bilimsel arastırmalara destek verilmekte ve yeni arastırmaların yapılması tesvik edilmektedir.

Agrı Bilimi ile ilgili kurumlasmalar desteklenmekte ve yeni kurumların olusmasına yardımcı olunmaktadır. Ayrıca internet ile ilgili calısmalarımız ve web sayfaları olusturarak bu alanda daha yaygın haberlesme olanagı yaratacagımızı umuyoruz.

Dernegimizde surdurulen yayın faaliyetlerinin arttırılmasını ve bunların ulkemizde Agrı Bilimi konusunda ilgili tum hekimlere aktarılmasını temel görevlerden biri olarak göruyoruz. uc ayda bir cıkarılan sureli yayın organımız “Agrı Dergisi” , duzenli olarak surdurdugu yayın hayatının 10. yılını tamamlamıs bulunmaktadır. Excerpta Medica’ da Database’inda site edilen ISSN 1300-0012 kayıtlı dergimiz bu seneden itibaren daha cok İngilizce agırlıklı olarak yayınlanacaktır. Hedefimiz yakın zamanda tamamen İngilizce olarak yayınlamaktır. Böylece yayıncılıkta da uluslararası iliskilerimiz gelistirilmis olacak ve daha cok yayın ve yenilik takibi olanagı saglanacaktır. Bunun yanısıra Agrı ile ilgili cesitli temel konuları iceren ve Dergimizin eki olarak cıkan “AgRI BuLTENİ” de yılda 4 kez yayınlanmakta ve 10000 adet dagıtılmaktadır. Ayrıca Agrı ile ilgili cesitli konuları iceren brosurler cıkarılmaktadır.

Dernegimiz cesitli ulusal ve uluslararası toplantılar duzenleyerek ulkemizde Agrı Bilimi ile ilgili cok yönlu arastırma ve tartısma olanagının saglanmasına önderlik etmektedir. Bugune kadar dört ulusal -uluslararası katılımlı- ve iki uluslararası kongre (Turk-Mısır Agrı Kongresi ve 7. Dunya Agrı Klinisyenleri Kongresi) duzenlenmistir. Ayrıca her yıl cesitli konferanslar duzenlenmesine katkıda bulunulmaktadır.

Dernegimizin yaklasık iki yıl surdurdugu yogun ugrasları sonucunda 2 – 6 Ekim 1996 tarihleri arasında 7. Dunya Agrı Klinisyenleri Kongresi basarı ile tamamlanmıstır. Kongreye ulkemizden ve dunyanın cesitli ulkelerinden konularında tanınmıs 110 bilimadamı konusmacı olarak katılmıstır. Agrı konusunda yeniliklerin tartısıldıgı yogun bilimsel programın yanısıra kongre suresinde 5 uydu sempozyum da duzenlenmistir.

Kongreye 49 ulkeden 1200 ve ulkemizden 300 delege olmak uzere toplam 1500 kayıt yapılmıstır. Delegelerin klinik ve deneysel arastırmalarını iceren poster ve sözlu sunumları da agrı konusuna dunya capında zengin bir bakıs fırsatı saglamıstır. Bu oturumlar aynı zamanda ulkemizin Agrı arastırmaları konusunda ulasmıs oldugu noktayı göstermesi bakımından da önemlidir. Bugune kadar ulkemizde agrı konusunda gerceklestirilen en buyuk Kongre olan 7. Dunya Agrı Klinisyenleri Kongresini bilimsel gelismelere katkısının yanısıra ulkemizin tanıtımında da önemli bir etkinlik olarak degerlendirmekteyiz. Uluslararası Agrı Arastırmaları Dernegi (IASP) ile iliskilerimizde olumlu gelismeler kaydedilmistir. Bunun sonucunda IASP-Turkish Chapter calısmalarını uyelerini arttırarak surdurmustur.

ulkemizde örgutlenme asamasında olan cesitli kurumlardaki Agrı uniteleri ve bilim dallarına dernegimiz tarafından maddi ve manevi yardımlarda bulunulmustur. Dernegimiz agrı bilimi ile ilgili surdurulen bilimsel arastırmalara da katkılarını surdurmektedir. Bu iki yıllık surede Dernegimize basvuranlar arasında secilen cesitli bilimsel arastırmalara maddi destek saglanmıstır.

http://www.Minic.Gen.TR

Dermatoloji – Deri & Cilt Hastalıkları

Dudak kuruması ve 10 dogal cözum
Dermatoloji – Deri & Cilt Hastalıkları

Dudaklarınız kuruyor hatta catlıyor mu? Yazın sıcaklıgıyla daha da mı kötuye gidiyor? Öyleyse bu yazı tam size göre. Dudaklarınız kuruması ve catlamasıyla ilgili sorun yasıyorsanız burdaki bilgileri dikkatle okuyun. cunku lip balm gibi urunler kullanarak dudak kurumasını gidermeniz imkansızdır, ancak etkisiz degildir. Nedeni yazıda

Dudak neden kurur?

Aslında dudak kurumaz tum vucudumuz kurur ancak dudaklarda kırmızı rengini veren kılcal damarlar bol bulunsada yag ve ter bezleri bakımından yoksundur. Bu yuzden dudaklarımız vucudumuza göre bu asınıma daha hızlı tepki verir.

Dudaklarım kabuklasıyor!

Dudak derisi oldukca ince ve dayanıksızdır. Dıs ceperinde hucreler ölur ve kabuklasmaya baslar. İste dudaklarımız cildimize göre bu yuzden cabucak kabuklasır.

Neler yapılabilinir?

1-Dudak kurumasına en cok neden olan sey susuzluktur. Doktorlar gun icinde 2lt su tuketilmesini öneriyor. Eger cok su tuketmiyorsanız en azından susadıgınızda 1 bardak daha fazla icin. Yemeklerde corba icmek hem midenize hem de su tuketiminize faydası olur.

2-Yeterince su iciyorsunuz ancak yine de dudaklarınız kuruyorsa bilindik diger sebep ise asırı sıcak veya soguk hava kosulları. Bu hava kosullarından korunmak gerekli ancak gunluk yasamda evimize tıkılamayacagımıza göre dısarı cıkarken önlem olarak lip balm kullanmak. Lip balm urunleri icerdigi gliserin ile nemi korur ve dudaklarınızın asırı kurumasını engeller. (Lip stick gibi urunler kullanıcaksanız uzerine kullanın.) cok gunesli gunlerde sapka takarak yuzunuzu gölgelemekte bir nebze dudaklarınızı direk gunesten koruyacaktır, soguk havalarda atkı kullanmakta faydalı olacaktır.

3-Dudaklarınızdaki ölu deriden arındırmak ve ordaki hucreleri hareketlendirmek icin dislerinizi fırcalarken cok sert davranmadan dairesel hareketlerle dudaklarınızıda fırcalayın etkisini hemen hissedeceksiniz.

4-Özellikle B vitamini iceren besinler alınmalı. Gunluk kullandıgımız B vitamini iceren örnekler vermek gerekirse: ceviz, dereotu, bulgur, sut, et, pul biber, yumurta sarısı, patates ve meyveler.

5-Sigara kullanıyorsanız dudaklarınızda muhtemelen kuruyordur. Sigarayı bırakmalısınız.

6-Bir diger neden stress. Stress tum vucudunuza etki ettigi gibi dudaklarınızında catlamasına neden olur. Stresten kurtulmanın en saglıklı yollarından biriyse spor yapmak. Vakit bulamıyorsanız en azından yurumek size iyi gelecektir.

7-Dudaklarınıza bal ve vazelin surun. Elbette cok fazla degil parmagınızla bir miktar alıp ovarak dudaklarınıza surun etkisini hemen gösterir ancak ana sebeplerden kurtulmadıkca bu dertten kurtaracagını sanmayın! (catlamıs dudaklarada iyi gelecektir.)

8-Dudaklarınızı yalamayın aksi takdirde nemin daha hızlı ucusmasına sebebiyet verirsiniz.

9-Kapalı mekanlarda havanın nemli olması önemlidir. ulkemizde hava nemlendirici urunlerden satılmıyor. Ancak aynı etkiyi bir radyatörun uzerine su koyarakta yapabilirsiniz.

10-Eger bu yöntemler sizde dudak kurumasını gecirmediyse bir doktora görunmelisiniz. Sistemik bir rahatsızlık olabilir.

alıntı

Nasır

Nasırlar deri kalınlasması ile syreden bir deri hastalıgıdır. Genellikle agrılıdırlar. Bazen uzerleri soyulabilir. Bazen agrısız sertlesme seklinde görulebilir.
Nasır neden olusur?
Genellikle surtunme ve basınc nasırın nedenidir. Tekrarlayan travmaya karsı cilt kendisini su toplayarak korumaya calısır. Bunun sonucu olarak derinin yuzey hucreleri artarak deriyi kalınlastırır.
Nasırlar sıklıkla el ve ayaklarda görulurken, nadiren diger alanlarda da görulebilir. Bu alanlar:

* Raket, cekic gibi alet kullananların avuc iclerinde
* El eklemleri uzerinde
* Sıkı ayakkabıdan dolayı ayak kenarlarında
* cıplak ayakla dolasanlarda ayal tabanında

Ayak tabanı ve avuc icinin kalınlasması palmoplanter keratoderma olarak bilinir. Bu durum genetik olarak da olabilir.
Nasırlar nasıl tedavi edilir?
En önemli olan nasırlı bölgeye olan basıncı azaltmaktır.

* Rahat, konforlu ve topuksuz ayakkabılar tercih edilmelidir.
* Elinde devamlı travma olan kisiler deri eldivenler kullanmalıdır.
* Koruyucu nasır halkların kullanımı nasıra olan basıncı azaltmak icin kullanılmalıdır.
* Eger nasır parmak arasında ise pamuk ya da özel silikon seperatörler kullanılmalıdır.
* Bazen de kisiye özel yapılan ortepedik ayakkabıların kullanımı gerekebilir.

Ayrıca derinin kalınlıgı azaltılmalıdır.

* bu amaclı törpu, ponza tası kullanılabilir. Özellikle nasırlı bölge 10 dakika veya daha uzun ılık suda bekletildikten sonra törpulenirse daha iyi olur.
* Özel nasır makasları ile nasırın merkezi cıkartılabilir.
* Özellikle ure, salisilik asit ve laktik asit iceren soyucu kremler uygulanabilir.

Agrılı catlakları iyilestirmek icin:

* Özellikle vazelin icerem pomatlarla surulmeli ve uzeri kapatılmalıdır.
* Eger enfeksiyon var ise antibiyotikli kremler kullanılmalıdır.

Bu önlemler faydalı olmazsa bir dermatoloji uzmanına basvurulmalıdır.
Bazen eger nasırın altında cıkıntılı bir kemik var ise bir ortapedist tarafından cerrahi bir islem yapılması gerekir.

Dr. safak Metekoglu

Tırnak Sorunları

Tırnagın en önemli fonksiyonu koruma fonksiyonudur. Tırnak problemleri oldukca sıktır. Sedef ve egzema gibi hastalıklarda, travma sonrasında, ilacların yan etkisi olarak ve bazı cilt hastalıklarında tırnaklarda degisikler görulur. Tırnaklarda görulen bozuklukların en sık nedeni mantar enfeksiyon olmakla beraber, bakteri enfeksiyonları da tırnaklarda bozukluk yapabilir.
Sistemik hastalıklarda tırnak bozuklukları:
Beau cizgileri (Yatay Oluklanma): Genellikle travma sonrası görulen tırnak yatagındaki yatay kmedir. Agır beslenme bozuklukları, yuksek ates ve bazı ilacların alınması sonrasında görulur. Özellikle kronik egzamalarda da tırnakta yatay cizgi olusabilir. Tırnak yatagındaki buyumenin bir sure durması bu oluklanmaya neden olur. Bu oluklanma neden olan olaydan bir ay sonra fark edilir ve kendiliginden geriler tırnak uzadıkca ileri dogru gider ve kaybolur.

Onikolisis (tırnagın yatagından ayrısması): Tırnagın uc kısmının tırnak yatagından ayrılmasıdır. Sıklıkla guatr, sedef, egzama, liken gibi hastalıklar tetrasiklin gibi antibiyotikler bu duruma neden olabilir. Bazen bu durum kalıcı olabilir.

Onikoreksis (tırnakta boyuna sırtlanma ve oluklanma): Bu durum yaslılarda, romatizma, damar hastalıklarında ve liken dedigimiz cilt hastalıgında görulur. Genellikle bu durum kalıcıdır.

Koilonisi (Kasık tırnak): Tırnagın kasık seklini alması en sık demir eksikligine baglı kansızlıkta görulur. Normal olarak cocuklarda da görulebilir. Tedavi ile ya da yas ilerledike duzelir.
Lökonisi (tırnaklarda beyaz lekeler): Tırnaklarda görulen beyaz lekeler böbrek hastalıkları, siroz gibi hastalıklarda görulebilecegi gibi kendiliginden de görulebilir.
Pitting (Yuksuk tırnak): Tırnaklarda minik cukurcukların görulmesi durumudur. Sedef, sackıran ve egzemada görulebilir. Bu hastalıklar tedavi edilse bile tırnaklarda cukurcuklar kalabilir.

Tırnakta görulen enfeksiyonlar:

Onikomikosis (Tırnak Mantarı): Oldukca sık görulen bir hastalıktır. Özellikle sıcak, nem, travma, seker hastalıgı ve ayak mantarı olanlarda sıktır. Tırnagın sekli bozulmus, kalınlasmıs, sarı kahverengi renktedir ve bazen agrı görulebilir.
Paronisi (Dolama): Tırnak kıvrımında agrı sislik ve kızarıklık seklinde görulen bir enfeksiyondur. İleri asamada bu blmde cerahat gelisir. Travmanın neden olabildigi bir bakteri enfeksiyonudur ve antibiyotiklerle tedavi edilir.
Kronik olgular ise mikrobik olmaktan cok allerjik ve tahris egzamalarına baglı olarak gelisir ve tırnak eti ortadan kalkmıstır. Bu kisiler tırnak etlerini koparma alıskanlıgına sahiptirler veya ellerin devamlı su ile temasta oldugu bir iste alısmaktadırlar. Genellikle ikincil olarak mantar enfeksiyonu da eklenmistir. Tedavide öncelikle su teması engellenmelidir.
Sjigiller: Tırnak kenarlarında görulen sigiller Human Papilloma virusun yaptıgı bir enfeksiyondur. Bu sigillerin tedavileri zordur, genellikle tırnak altına dogru yayılırlar. Bu kisilerde genellikle tırnak yeme alıskanlıgı vardır.
Tırnaktaki tumörler:
Muköz kist: Muköz kist st tırnak kıvrımında yumusak bir sislik seklinde görulur, aralıklı olarak gelimsi bir sıvı salgılar, bazen de tırnak altında görulebilir. Tırnakta uzunlamasına bir oluk olusturabilir. Eger altında bulunan eklem iliskili olursa osteoartrie neden olabilir. Tedavisi cerrahi olarak yapılır.
Piyojenik granuloma: Hamilelik, travma ve bazı ilacların alımı ile gelisen damarlardan olusan bir tumördr. Hızlı buyur, mavi kırmızı renktedir ve travma ile kolaylıkla kanar. Tedavisi cerrahi olarak yapılır.
Glomus tumöru: Tırnak yatagındaki glomus hucrelerinden olusan damar yapıda bir tumördur. Tırnakta kırmızı- mavi bir alan seklinde görulur. Agrı ve ısı degisikliklerine duyarlılık vardır. ,Sıklıkla agrıyı gidermek icin cerrahi islem gerekir.
Longitudinal melanonisi: Özellikle esmer kisilerin tırnaklarında boyuna cizgi seklinde kahverengi renk degisikligi görulebilir. Bu durum tırnak yatagındaki bir benden de kaynaklanabilir. Ayrıca bazı sistemik hastalıklarda, travmaya baglı olarak, mantar enfeksiyonu ve özellikle melanom dedigimiz cilt kanserinde de bu bulgu görulebilir. Bu rengin tırnak kıvrımına dogru yayılması zelikle melanom olan olgularda görulur. Bu renk degisikligini acıklayabilecek bir durum yoksa tırnak yatagından biyopsi alınmalıdır. Bu bölgedeki cilt kanserinin gidisatı ktdr.

İlaclara baglı tırnak bozuklukları: Bir cok ilac tırnak bozukluguna neden olabilir. Kahverengi ve siyah renk degisikligi, lökonisi, kanama alanları, Beau cizgileri, melanonisi, kalınlasma, yuksuk tırnak, mavi-gri, sarı, mor renk degisikligi, paronisi, piyojenik gronulom, gevrek tırnak, onikolisis cesitli ilacların alımı ile gelisebilen tırnak degisiklikleridir. Piyojenik gronulom dısındaki tırnak bozuklukları ila kesilince gerilerler.

Ayrıca bir cok genetik hastalıkta da tırnaklarda cesitli bozukluklar görulebilir.Dr. safak Metekoglu

tırnak batması

Eger tırnagınızı cok kısa keserseniz, özelliklede bunu basparmagınızın iki kenarında yaparsanız , sık bir hastalık olan tırnak batmasına neden olabilirsiniz.İnsanlar genellikle tırnak köselerini parmak bicimine uygun olarak yuvarlak keserler. Bu tırnak yatagına yakın uclar cilt icine dogru gömulerek buyur. Bu duruma bazen sıkı ve dar bir ayakkabıda neden olabilir. Ancak bu tur problemleri olan kisilerin tırnak yataklarının yapısal olarak gömuk ve tırnak kenarlarındaki cilt kvrımının tırnak uzerine dogru kıvrımları oldugu görulur.

Tırnak batmaya basladıgında sertlasma, sisme ve hassaslasma baslar. Daha sonra enfeksiyon baslar ve cok agrılı olur. Bu dönemde tırnak yatagı kenarında cerahat görulebilir, zamanla cilt tırnak uzerine buyumeye baslar. Tedavi

İltahaplı batık tırnak tedavisinde öncelikle ayak gunde 5-6 kez sıcak, sbunlu suya sokulur. Bu sırada batmıs tırnagınızı nazikce cıkararak altına kucuk bir pamuk veya mumlu dis ipi koymaya calısın. Koydugunuz parcayı hergun degistirin. Enfeksiyon fazla ise doktorunuz antibiotik verecektir. Duzelinceye kadar sık sık coraplarınızı degistirin, sandalet giyin ve uzayınca tırnagınızı köseli kesin. Bu proseduru basaramazsanız doktora basvurunuz. Doktorunuz lokal anestezi ile batan tırnagınızın bir kısmını kesebilir.

İleri dönemlerde aynı olay tekrarlarsa tırnak yatagını duzeltici daha ileri cerrahi prosedurler gerekebilir.

Korunma

Bu riskten korunmak icin tırnak kenarlarını yuvarlak degil köseli kesin. Tırnak uzunlugunu cildi gececek bicimde tutun. Tırnak kenarlarını koparmayın. cok sıkı corap veya ayakkabılardan sakının. Ayaklarınızı her zaman temiz tutun.

ciller, gunes lekeleri ve diger bazı kahverenkli lekeler

ciller yuz ve gunes gören diger alanlarda görulebilen milimetrik boyutta kahverenkli lekelerdir. Daha cok acık renk tenli kisilerde , özellikle de kızıl saclı kisiler daha sık görulur. cillerin ailesel özelligi vardır, ama koyu renk tenli kisilerde de görulebilir. Tıbbi olarak cillere efelid denir.
Derinin boya pigmenti olan melanin melanosit denen hucrelerden uretilir. Kıs aylarında melanin daha az uretilirken, gunesli havalarda daha fazla uretilir. uretilen melanin, keratinosit denen etraftaki deri hucrelerine dagıtılır.
ciller yaz aylarında daha belirginken, kısın keratinositler yeni hucrelerle yer degistirdiginden kısın ya tamami ile ortadan kalakarlar yada renkleri solar.
Genellikle ciller yas ilerledikce azalırlar ve daha az belirgin hal alırlar. Gunesten korumanın dısında tedaviye gerek yoktur.
Lentigolar
Uzun sureli gunes hasarı orta yastan sonra kisilerin yuz ve ellerinde kahverenkli, buyuk ve duz lekelere neden olur. cillerden farklı olarak kısın solmalarına ragmen tamamen ortadan kalkmazlar. Sıklıkla yaslılık lekeleri veya karaciger lekleri olarak bilinirler, dogru tanımlama solar lentigodur (gunes lekesi).
Lentigolar sıkl[Linkleri görebilmek icin uye olmalısınız. uye olmak icin tıklayınız...] acık renkli kisilerde görulur, fakat kolay bronzlasan kisilerde de sıktır. Lentigolar deriyi boyayan melanosit denen hucrelerin artması sonucu olusurlar.
Zararsız olan lentigoları kanser olan erken[Linkleri görebilmek icin uye olmalısınız. uye olmak icin tıklayınız...]dan ayırmak önemlidir. Eger bir leke buyuyorsa, birden fazla renk iceriyorsa ve sınırı duzensizse veya herhangibir suphe uyandırıyorsa, mutlaka bir dermatoloji uzmanına basvurmak gerekir.
Diger kahverenkli lekeler
Eger kahverenkli lekelerin uzeri pullu ise solar keratoz (aktinik keratoz) veya [Linkleri görebilmek icin uye olmalısınız. uye olmak icin tıklayınız...]olabilir.
Kahve renkli lekeler nasıl tedavi edilirler?
Kahverenkli lekeler, genis spektrumlu [Linkleri görebilmek icin uye olmalısınız. uye olmak icin tıklayınız...]ların devamlı ve dikkatli bir sekilde kullanımı ile solaralr. Ayıca bazı leke giderici kremlerin duzenli kullanımı da fayda saglar. Bu kremler hidrokinon ve asagıdaki antioksidanları icerirler:

* alfa hidroksi asit
* vitamin-C
* retinoik asit
* azelaik asit

Bununla beraber kahverenkli lekeler [Linkleri görebilmek icin uye olmalısınız. uye olmak icin tıklayınız...], krioterapi ve bazılaserler ile etkili ve hızlı bir sekilde tedavi edilebilirler.
Uygun yesil ısık veren cihazlar kullanılabilir:

* Flashlamp-pulsed tunable dyelaser
* Q-switched Nd:YAGlaser (neodynium:yttrium-aluminium-garnet)
* KTPlaser
* Kriptonlaser
* Copper bromidelaser

Kırmızı ısık yayanlaserler

* Q-switched Alexandrite
* Q-switched Ruby

[Linkleri görebilmek icin uye olmalısınız. uye olmak icin tıklayınız...] de benzer etki gösterir. [Linkleri görebilmek icin uye olmalısınız. uye olmak icin tıklayınız...] derinin yuzeyini soyarak kahverenkli lekeleri tedavi ederler.
Oldukca yuzeyel olan soyma teknikleri, cok rahatsız edici degildir ve de zaman kaybına neden olmaz, fakat bir kac tedavi seansı gerekebilir. Ne yazık ki tedavi sonrası lekeler bazen kötulesebilir. Muhakkak devamlı bir gunes koruması gereklidir, cunku bu lekeler yaz aylarında tekrar eder.
Takip
Eger kahverenkli bir lekede kanser suphesi var ise, doktorunuz [Linkleri görebilmek icin uye olmalısınız. uye olmak icin tıklayınız...] ve fotograflamayı veya lekeyi cerrahi olarak cıkartıp; patolojik incelemeye göndermeyi tercih edebilir. Dr. safak Metekoglu

sivilce sorunu olanlar mutlaka okusun 1 hafatada care oluyor.

kızlar gözumle görmesem inanmazdım ama arkadasın o tarla gibi yuzu su an puruzsuz ve tertemiz. bir tane akne ve leke kalmadı. hala bana cok ilginc geliyor. gumus suyu kullanmıs. bazı buyuk eczanelerde bulunuyormus ben daha önce duymamıstım. ama 1 haftada sivilceden eser bırakmadı kızda. bende sivilco sorunu olmadı hic ama olanlar varsa diye bilgilendirmek istedim.

bir bilene danismadan kullanmayın yinede gecmis olsun..

Yazın Yıpranan Cildinizini Onarın- Uz. Dr. Zerrin Baysal Dermatalog

Yaz boyunca gunesten, denizden, klorlu havuz sularından yıpranan ciltler icin kıs aylarına girdigimiz su gunlerde tedavi ya da bakım acısından hazırlık yapmak gerekir. Acaba soguk havalarda cilt saglıgımızı korumak icin neler yapılmalı?

Uz. Dr. Zerrin Baysal

Dermatalog

Saglık ve Yasam Dergisine Hosgeldiniz. Alıntıdır

Cildinize nem verin!

Ciltteki nem oranı özellikle mevsimsel gecislerde cok önemlidir; cunku yazın cildimiz UV ısınlardan etkilenir ve sonbahar gelince kararmıs, bronzlasmıs, kurumus ve kırısmıs olur. Havaların giderek sogumasıyla birlikte cildin icerdigi su miktarı aniden duser. Dolayısıyla yaz aylarında kullandıgımız cilt bakım urunlerini degistirmek gerekebilir. Yazın asırı terleme sonucunda dogal olarak nemlenen ciltler icin su bazlı nemlendiriciler yeterken, bu durumun ortadan kalkmasıyla artık yag icerigi ve onarıcı özelligi yuksek olanları kullanmak gerekir.

Saglıklı bir cilt icin bol bol havuc, kayısı ve domates…

Sonbaharda aldıgımız vitamin ve mineraller cildimizi rahatlatır, deride daha parlak puruzsuz bir görunum saglar. Bunu da deri altı dokusuna gerekli olan nemlenmeyi saglayarak yapar. A, C, E vitaminleri ile taze havuc, kayısı ve domateste bolca bulunan Beta Karoten’i mumkun oldugunca cok tuketmek önemlidir. Bu vitaminlerin antioksidan degerleri cok yuksektir ve gunesin cilde verdigi zararlarla savasıp cilt hasarlarını onarır. Ayrıca her zaman yedigimizden daha fazla taze meyve ve sebze yemeye gayret etmek gerekir.

Mezoterapi ile deri altı dokusuna takviye…

Evde kullanılan gunluk nemlendiriciler cilt kurulugunu önleyemiyorsa haftalık bakım maskeleri ve yogun icerikli nemlendiriciler kullanılmalı, gerekirse mezoterapi ile deri altı dokusunun kaybettigi yapılar takviye edilmelidir.

Sadece yuzunuze degil vucudunuza da özen gösterin

Her zaman yuz cildimiz ilk planda dusunuldugu icin aslında gercekten su kaybı yuksek olan vucut derimiz ihmal edilir. Soguk havaların gelmesiyle vucudu kapatan kıyafetler tercih edildiginden problemin varlıgı da görulmez. Oysa özellikle her gun banyo sonrasında mutlaka vucut nemlendiricileri surulmelidir. Deri henuz nemliyken surulmeleri daha basarılı sonuc verir. Nemlendirici krem ya da losyonlar gelisiguzel secilmemeli, iceriklerine dikkat edilmeli, bu konuda dermatoloji uzmanlarından yardım alınmalıdır. Özellikle vazelin, dimetikon, gliserin, linoleik asit, seramid gibi maddeleri icerenler tercih etmek gerekir.

Sonbahar ve kıs aylarında da gunes koruyu urun kullanmaya devam edin!

UV sebebiyle gelismis kırısıklıklar icin acil önlem almak gerekir. Öncelikle sunun bilinmesi gerekir ki; sonbaharda da kıs aylarında da gunes koruyucu urunler kullanılmaya devam edilmelidir. cunku gun ısıgının oldugu her mevsimde ve saatte cildimiz UV ısınlarına maruz kalır ve gittikce yaslanır. Yaslanmıs ya da kırısmıs ciltler icin antioksidan özellikleri olan gece kremleri, maske urunleri ve de cildin kalınlıgını azaltmaya yönelik tedavi yöntemleri tercih edilmelidir. Cilt kalınlıgını azaltan en etkili tedavi yöntemi peeling tedavisidir ve bu tedavi mutlaka dermatologlar tarafından yapılan Kimyasal Peeling olmalıdır.

Kimyasal peeling sadece kırısıklıklara yönelik etkili bir yöntem degil, aynı zamanda gunes ısınlarıyla olusmus pigmantasyonları ve akneyi azaltıp, yuze canlı seffaf bir göruntu saglamak icin ideal olan tedavi yöntemidir.

Gunes lekesi deyip gecmeyin!

Bilincsiz guneslenmenin ardından gelismis kahverengi, cile benzeyen ve “Lentigo” olarak bilinen lekeler, yine renk acıcı tedaviler ve peeling yöntemi ile tedavi edilir. Bu lekeleri göz ardı etmemeli ve tedavisine önem verilmelidir. Böylece her yıl yenileri olusarak tablonun ciddi boyutlara ilerlemesi önlensin. Aynı zamanda özellikle ailesel ya da dogustan benleri olan hastaların, her yaz sonunda ben muayenelerini yaptırmaları gerekmektedir. Bu benlerin malign yani kanser gelisimlerini kontrol altına almak icin mutlaka gerekir.

Kısa girmeden genclesin!

Isıga bakarken artan ifade kırısıklıkları icin botox yaptırmak, mevcut kırısıklıkları iyilestirir ve kırısıklıklar ciddi hasara yol acmadan önlenmis olur. Özellikle ileri yaslarda deri altı dokusunun azalmasına paralel olarak, yaslılık bulguları belirgin hale gelir. Kısa girmeden mezoterapi, dolgu enjeksiyonları, antioksidan maskeler uygulamak, hırpalanmıs cildin toparlanmasını saglar.

***Her mevsim öncesi, cildimizi etkileyen hava kosullarına göre gerekli tıbbi ve kozmetik tedavi yöntemlerini uygulamak ve uygulatmak, hem olusabilecek hasarları önler, hem de surekli olarak saglıklı ve genc bir cilde sahip olmamızı saglar. Özellikle mevsim degisikliklerinde bilincli hareket etmek gerekir.***

ALOPESİA AREATA (sac kıran )

Alopesi Areata Hastalıgı Nedir?
Alopesi kıl kaybı icin kullanılan genel bir terimdir. Alopesi areata ise her yasta görulebilen sac kaybının yaygın bir sebebidir. Hastalık sakal, kas ve kirpikler, vucut, kol ve bacaklar gibi kıl bulunan her yeri etkileyebilmekle beraber, genellikle saclı deride kucuk, madeni para buyuklugunde, yuvarlak kel alanlara sebep olur. Bazen saclı derinin tamamını tutabilir (alopesi totalis) veya saclı deri ve vucut kıllarının tamamında da kayıp olabilir (alopesi universalis). Sac kaybının ne kadar olacagını önceden bilmek mumkun degildir. Tipik alopesi areatada kılların yeniden buyumesi aylarca bazen yıllarca zaman alabilir, fakat bu da garanti edilemez. Yeni cıkan saclar bazen beyazdır, en azından ilk seferde beyaz saclar buyur. Alopesi totaliste ve alopesi universaliste kılların yeniden tam olarak buyume olasılıgı dusuktur.
Alopesi Areatanın Sebepleri Nelerdir?
Hastalıkta saclar dökulur, cunku etkilenen bireylerin kıl folikulleri, bagısıklık sistemi tarafından hastanın kendisinin olarak tanınmaz ve yabancı olarak algılanarak reddedilir (otoimmunite). Bunun neden oldugu, neden sadece belli bölgelerin etkilendigi ve kılların tekrar neden buyudugu bilinmemektedir.
Alopesi areatalı bir hastada tiroid hastalıgı, diabet ve vitiligo (deride beyaz yamalar) gibi diger otoimmun hastalıkların gelisimi saglıklı birine göre daha yuksek orandadır.
Doktorunuz tiroid problemleriniz veya kan hastalıgınız olup olmadıgını anlamak icin kan testlerinize bakmayı önerebilir.
Hastalık bulasıcı degildir, vitamin eksikligi ile ya da yediklerinizle ilgili degildir. Stres, özellikle matem, ayrılma ve kazalar gibi olaylar bazen hastalık icin tetikleyici olabilir.
Alopesi Areata Ailesel midir?
Hastalıkta genetik bir yatkınlık vardır ve yakın aile bireyleri etkilenebilir. Ayrıca tiroid problemleri veya diabet oldukca yaygındır.
Alopesi Areatanın Belirtileri Nelerdir?
Bazen kafa derisinde karıncalanma hissi olabilir.

Alopesi Areata Nasıl Görunur?
Hastalık tipik olarak saclı deride bir veya daha fazla kel alanlar, duzgun yamalar seklinde
baslar, inflamasyon veya pullanma yoktur. Renkli saclar etkilenme egilimindedir bu yuzden
yaslılarda kel alan icinde birkac beyaz sac kalmıs olabilir. Bazen iyi sınırlı yamalar, daha
nadiren sac kaybı yaygın olabilir. Kısa, incelmis saclar alopesi areatanın karakteristik unlem
isareti sacları olarak bilinir ve kel yamanın kenarında görulebilir. Yeniden buyume genellikle
kel alanın ortasından ince beyaz sac ile baslar, sac zamanla kalınlasır koyulasır ve rengini
yeniden kazanır. Bazı hastaların tırnaklarında kucuk cukurcuklar gelisebilir.
Alopesi Areata Tedavi Edilebilir mi?
Eger sac kaybı yama seklinde ise bu daha iyi seyirlidir, tedavisiz 1 yıl icinde tamamen saclar
geri gelebilir (yaklasık %60-80). Bununla beraber ilerde sac kaybı atagı tekrarlayabilir. Eger
baslangıcta cok asırı sac dökulmesi varsa duzelme iyi olmaz. Down sendromlu hastalarda
veya siddetli ekzeması olanlarda da hastalıgın seyri iyi degildir.
Alopesi Areata Nasıl Tedavi Edilir?
Hafif derecede, erken dönemdeki hastalarda tedaviye gerek yoktur, onların sacları herhangi
bir sey yapmadan tekrar geri gelir. Hastalıgın seyrini degistiremese de bazı tedaviler sac
buyumesini artırabilir. Hastalıgın kendisi fiziksel saglıgı kötu yönde etkilemezken ciddi riskler
tasıyan tedavilerden kacınılmalıdır.
Uygulanan tedaviler sunlardır:
• Steroid kremler ve saclı deri uygulamaları: Kel alanlara, genellikle gunde iki kez,
sınırlı bir sure icin uygulanır.
• Lokal steroid enjeksiyonları: Kafa derisinde ve kaslarda uygulanır ve sac kaybının
kucuk yamalar seklinde olanlarında en etkili tedavi yaklasımıdır. Enjeksiyonlar birkac
ayda bir tekrarlanabilir. Enjeksiyon yapılan alanın kenarında kucuk bir cökukluk
gelisebilir, fakat bu genellikle birkac ay sonra iyilesir. Göz cevresindeki uygulamalarda
dikkatli olunmalıdır, kaslara enjeksiyon yapıldıgında, enjeksiyon sayısı arttıkca glokom
gelisebilir (göz kuresinde basınc artısı).
• Steroid tabletler: Steroid tabletlerinin yuksek dozu sacların yeniden buyumesini
saglayabilir, fakat tedavi sonlandırıldıgında alopesi cogu kez tekrarlar. Agızdan steroid
alımı belli bir sureyi astıgında kilo alımının yanı sıra kan basıncı artısı, diyabet, mide
ulseri, katarakt ve osteoporozu kapsayan ciddi yan etkilere sebep olabilir.
• Ditranol krem: Bu krem psoriasis olarak adlandırılan baska bir deri hastalıgının
tedavisinde kullanılır, derinin irritasyonuna sebep olur ve bazen kel alanlara
uygulandıgında sac buyumesini uyarır. Kremin kullanımı guvenilirdir, fakat özellikle sarısınlarda ve acık tenli bireylerde deri ve sacı mora-kahverengiye boyar.

Kontakt duyarlandırıcı tedavisi: Hastada kimyasal bir madde ile allerji olusturmayı kapsar (genellikle difensipron olarak adlandırılan bir kimyasal) ve kel alana bu kimyasalın cok dusuk konsantrasyonu uygulanır, genellikle haftada bir kez uygulama hafif derecede inflamasyonu devam ettirmeye yeter. Kasıntı, bul ve boyundaki lenf bezlerinde buyume olası sıkıntı verici yan etkilerdir. Deri renginde acılma olabilir (depigmentasyon), bu yuzden koyu tenli bireyler uyarılarak bu madde kullanılır. Bu tedavi sadece özel merkezlerde uygulanır.

Ultraviyole ısık tedavisi: Burada alınan bir tablet veya uygulanan bir krem ile deri ısıga hassas hale getirilir, sonra kel alanlar haftada iki veya uc kez, birkac ay boyunca ultraviyole ısıga maruz bırakılır. Tedavi sonlandırıldıgında alopesinin tekrarlama olasılıgı fazladır. Ayrıca bu tedavinin uzun dönemde deri kanserine yol acma riski olabilir.

Minoksidil losyon: Kel alanlara uygulama sac buyumesine kozmetik olarak faydalı olmakla beraber bazı hastalara yardımcı olabilir.
Ne Yapabilirim?
Siz bir hasta destek grubuna katılarak diger hastalarla tanısabilir, böylece hastalıgınıza daha kolay alısabilirsiniz.
Sacın, saclı deriyi gunesten korumada önemli fonksiyonu oldugu unutulmamalıdır. Bu yuzden basınızdaki kel alanlara gunes koruyucu surmelisiniz yada sapka kullanarak gunesten korunmalısınız, böylece uzun sure gunes hasarının yapacagı degisimleri de azaltmıs olursunuz.
Eger yeniden buyuyen saclarınız rengine yavas dönuyorsa boyamanızda sakınca yoktur.
Tedaviye baslamadan önce gebeyseniz, emziriyorsanız, dahili hastalıklarınız varsa veya farklı sebeplerden duzenli ilac kullanıyorsanız doktorunuzu mutlaka bilgilendiriniz.

Uludag universitesi Tıp fakultesi

Varisler ve tedavisi

Varisler genislemis, kıvrımlasmıs agrılı yuzeyel toplar damarlardan olusur ve toplar damarcıklardaki valvlerin (kapakcıklar) fonksiyonun bozulması sonucu gelisirler.
Varisler neden olusurlar, ne sıklıkla görulur ve de risk faktörleri nelerdir?
Normalde toplar damarların icinde bulunan valvler kirli kanın kalbe dogru ilerlemesini saglarlar. Varis gelisen damarlarda bu kapakıklar tam calısmazlar ve kanın toplar damarlarda göllenmesine sebebiyet verirler. Damarlarda biriken kan da damarların genislemesine neden olur. Bu durum baska yerlerde de gelisebilmesine ragmen en sık bacaktaki damarlarda olusur. Varis sık rastlanan bir hastalıktır ve sıklıkla da bayanları etkiler. Varislere dogustan bozuk olan damar valvleri neden olabilecegi gibi tromboflebit (damarları kan pıhtısının tıkadıgı bir hastalık) ve gebelikte de sıklıkla varis gelisebilir. uzun sure ayakta duran kisilerde veya karın icinde basıncın arttıgı durumlarda da varis gelisme olasılıgı artar.
Birincil olusan varisler dogustan damar kapakcıklarının bozuk olması sonucu gelisir ve bu durumun nedeni belli degildir. İkincil olarak varisler bir neden sonucu gelisirler. (örnegin gebelik gibi)
Hastalıgın bulguları nelerdir?

* Bacaklarda agrıi dolgunluk, agırlık hissi
* Genislemis damarlar
* Bileklerde hafif sislik
* Bilek etrafındaki derinin kahverengilesmesi
* Bilek yan tarafında acılan ulserler (yaralar)

Tanı hasta ayakları sarkık bir sekilde oturdugunda bacakların klasik görunumu ile tanı konulur. Gerekirse kan akımının durumu ve toplar damarların durumunu gözlemlemek ve de bacaklarda altta yatan bir rahatsızlık var mı saptayabilmek icin doppler ultrosonografi dedigimiz bir tetkik yapılabilir. Nadiren de anjiografi yapılması gerekebilir.
Hastalıgın tedavisi nasıl yapılır?
Tedavide en önemli sey koruyucu önlemlerin alınmasıdır. Hasta uzun sure ayakta kalmamalı, dinlenirken ve deuyurken bacaklar yukarda tutulmalıdır ve elastik destek corapları giyilmelidir.
Tedavi genellikle kozmetik amaclı istenir. Venleri baglayan ve damarları cerrahi olarak cıkartan tedavi yöntemleri kullanılabilir. Varisli damarın cıkarılması (ven stripping) zor bir islemdir ve cok agrısı fazla olan ve ayak bileklerinde yaraları olan hastalarda tercih edilmelidir. Bu ameliyatta genel anestezi yapılır ve kasıktan ve ayak bileginden bir kesi yapılır, tel benzeri bir alet damarın icine sokulur ve damar bu kesilerden dısarı cıkarılır. Sonra bu kucuk kesiler dikilir.
Ayrıca enjektör yardımı ile damarı skleroze eden (yok eden) maddeler enjekte edilebilir (skleroterapi). Bu tedavi hasta ayakta iken yapılır. İslem sonrasında bacaklara sıkı elastik bir bandaj uygulanır. Bazı durumlarda stripping ve ve skleroterapi bir arada yapılabilir, bazı damarlar cıkartılırken, bazılarına enjeksiyon yapılabilir.
Hastalıgın seyri nasıldır?
Varisler zaman ilerledikca kötulesirler, fakat alınan koruyucu önlemler bu ilerlemeyi durdurabilir.
Hastalıgın komplikasyonları nelerdir?

* Flebit: Damarlarda olusan kronik iltihabi durum
* Bacaklarda ulser (yara gelisimi)
* Varislerde yırtılma

Ne zaman doktora basvurulmalıdır?
Bacaklardaki agrı ayakta durma engellendigi ve bacakları yukarı kaldırma seklinde istirahat yapıldıgı halde gecmiyorsa doktora basvurulmalıdır.
Agrı ve sislik aniden artarsa, kızarıklık ve yara gelisirse bu bir komplikasyonun göstergesidir ve doktora basvurulmalıdır.
Hastalıkta ne gibi önlemler alınmalıdır?
özellikle ailenizde varis var ise veya ise egiliminiz var ise uzun sure ayakta durmaktan kacınılmalıdır.Dr. safak Metekoglu

Dermatoloji

Dermatoloji

Gunumuzde alerjik deri hastalıkları modern yasam bicimleri, degisen cevresel kosullar nedeniyle gittikce artmaktadır. Atopik Ekzema, Kontak Ekzema, urtiker (Kurdesen)gibi deri hastalıklarının nedenlerini bulmak; ic kaynaklı veya dıs kaynaklı olup olmadıgını anlamak ilk basamak tedavinin yanı sıra hastalıkların kroniklesmesini ve tekrarlamasını önlemek acısından cok önemlidir.

Gunes ısınının deride bagısıklık sistemini baskılayıcı etkisine dayanan bu tedavi bicimi özellikle Psöriasis ( Sedef Hastalıgı) , Vitiligo (beyaz lekeler), Parapsöriasis, Mikozis fungoides (deri lenfoması) gibi bagısıklık sistemini ilgilendiren hastalıklarda yıllardır uygulanan etkin , agızdan alınan immunsupresif ilaclara göre yan etki olasılıgı cok dusuk olan cogunlukla tedavide ilk secilmesi gereken bir yöntemdir.

PUVA, Re PUVA, Ultraviyole A, Ultraviyolet B ve el ayak PUVA tedavisi seklinde modern tasarlanmıs Fototerapi tedavileri uygulanmaktadır.

Zuhrevi Hastalıklar

Cinsel temasla bulasan hastalıkların erken tanı ve tedavisi toplum saglıgı ve koruyucu tıp acısından cok önemlidir.

Frengi (Sfiliz): Cinsel temasla deri ve mukozalardan bulasan bu bakteriyel hastalık, ilk belirtilerini deri ve mukozalarda yara, dökuntu, kızarıklık seklinde gösterir.

Bel Soguklugu (Gonore): uretra, rektum gibi cinsel temasın oldugu, mukozal bölgelerde temastan iki-dört gun sonra akıntı ile belirtilerini gösterebildigi gibi, cogu hastalar, asemptomatik tasıyıcıdır.

Vitiligo

Vitiligo deriyi boyayan maddenin (pigment ) kaybı nedeniyle, cildin beyazlasması ile seyreden bir hastalıktır. Vitiligo vucudun herhangi bir yerini tutabilir. Genellikle vucudun her iki yanı da tutulur. En sık olarak yuz, dudak, el, kol, bacak ve cinsel bölge tutulur.

Kimler vitiligoya yakalanır?
Vitiligo her yuz kisiden 1-2 sini etkiler. Etkilenen kisilerin yarısı 20 yasın altındadır ve etkilenen bes hastadan birinin ailesinde bu hastalık tablosu vardır. Bu hastalık otoimmun (vucudun pigment hucrelerine antikor olusturdugu) bir hastalıktır. Vitiligosu bulunan hastaların cogu saglıklı olmasına ragmen bazı hastalarda guatr hastalıgı gibi otoimmun hastalıklar vardır.

Derinin rengini ne belirler?
Derideki melanosit denen hucrelerden uretilen melanin adlı madde derimizin rengini(acık veya koyu renkli) olusunu belirler. Melanosit denen bu hucreler ölur veya melanin salgılayamazlarsa derinin rengi giderek acılır ve sonunda tamamıyla beyazlasır.

Vitiligo nasıl gelisir?
Tipik olarak vitiligolu deri bölgelesi sut beyazı renktedir. Bununla birlikte pigment kaybının derecesine göre renk degisebilir. Lekelerin icinde farklı renk tonları bulunabilir ve etrafı daha koyu bir sınırla cevrili olabilir.

Vitiligo genellikle hızlı bir pigment kaybı ile baslar. Bu surec bilinmeyen bir nedenle pigment kaybının durmasına kadar surer.

Hastalıgın seyri ve siddeti kisiden kisiye degisir. Acık tenli kisilerde hastalık genellikle yazın deri bronzlasınca ortaya cıkar. Esmerlerde ise hastalık daha belirgindir. Bazı hastalarda derinin tamamı beyazlasır.siddetli olgularda pigment kaybı tum vucudu kaplar. Pigment kaybının ne kadar olacagını belirleyen bir bulgu yoktur.

El sırtında vitiligo

Vitiligo nasıl tedavi edilir?
Bazen en iyi tedavi hastaya herhangi bir tedavi uygulamamaktır. Özellikle acık tenli olan kisilerin sadece gunesten koruyucu kremleri kullanması bile yeterli olabilir. Derinin hastalıklı alanları gunes ısınlarına karsı korumasızdır. Bu alanlarda kolaylıkla gunes yanıgı gelisebilir. Koruma amacıyla en az 30 faktörlu gunesten koruyucular kullanılmalıdır.

Vitiligo lekeleri cesitli makyaj malzemeleri, kendiliginden bronzlasma saglayan kremler ile kamufle edilebilir. Bu yöntemlerle hastalık tedavi edilmez, fakat lekelerin görunumu duzeltilir. Kucuk alanlara ignelerle deri rengini verecek maddeler enjekte edilebilir. Bu yöntem özellikle kucuk alanlarda etkili bir yöntemdir.

Eger gunesten koruyucular ve kamuflaj yöntemleri etkisiz kalırsa diger tedavi yöntemleri uygulanabilir.Tedavide yeniden normal bir pigmentasyon saglanması amaclanır. Bu yöntemlerin hic birisi kalıcı cözum vermez.

cocuklarda vitiligonun tedavisi
cocuklarda genellikle agresif tedaviler uygulanmaz. Gunesten koruyucular veya kamuflaj en iyi tedavi yöntemidir. Lokal kortikosteroidler dikkatli gözlem altında kullanılabilir. PUVA tedavisi 12 yasın altında tavsiye edilmez ve bu tedaviye baslamadan evvel riskleri ve faydaları dikkatli bir sekilde degerlendirilmelidir.

Yeniden pigmentasyon Tedavisi
Kortikosteroid iceren kremler ufak alanların tedavisinde uzun sure kullanılabilir. Uygulamanın kapalı yapılması yan etkilere neden olabilir. Bu ajanlar muhakkak bir Dermatolojj Uzmanı’nın denetiminde kullanılmalıdır.

PUVA -PUVA denen bir tedavi yönteminde hastaya psorelen iceren bir hap verilir. Psorelen deriyi ısıga hassas hale getirir. Daha sonra hasta morötesi ısıgın bir tipi olan ultraviyole A ısıgına maruz bırakılır. Bu tedavi icin özel ekipman gerekir. Yuz, ust kol, ust bacak, gövde gibi alanlarda % 50-70 oranında iyilesme olur. Eller ve ayaklar ise tedaviye kötu cevap verir. PUVA tedavisi Dermatoloji Uzmanının gözetiminde yapılmalıdır. Gunes yanıgına benzer sikayetler görulebilir. Uzun vadede deride cillenmeye ve cilt kanseri riskinin artmasına neden olabilir. UVA göze de zararlı oldugundan UVA filtresi olan gözlukler seans sırasında ve dısarı gunese cıkıldıgında kullanılmalıdır. Bu gözluklerin kullanımı katarak gelisimini engeller. 12 yasın altında, hamilelerde ve bebek emziren kadınlarda PUVA tedavisi uygulanamaz.

Dar bant UVB – Bu tedavi seklinde haftada 2-3 seans bir kac ay boyunca tedaviye alınır Bu tedavinin su an genis kullanımı yoktur. Butedavi yöntemi özellikle cocuk hastaları tedavi etmekte kullanılabilir.

Grafting – Normal saglıklı derinin saglıksız alana cerrahi yollarla aktarılması (grafting) az sayıda hastada faydalı olabilen bir yöntemdir. Ayrıca hastalıklı alanın tamamında homojen bir renk dönusu olmaz.

Diger tedavi yöntemleri
Diger tedavi sekilleri arasında, bagısıklık sistemini duzenleyen maddeler iceren kremlerin kullanımı vardır. Guvenli oldugundan cocuklara ve göz kapagına da uygulanabilir. Excimerlaser de tedavi de denenebilir.

Depigmentation Tedavisi
Vitiligosu cok yaygın olan olgularda deri renginin hidrokinon denen bir kimyasal ilac ile tamamen acılması da alternatif bir yöntemdir. Fakat tedavi bir yıl surebilir ve sonuc kalıcıdır.
Vitiligo kesin olarak tedavi edilebilir mi?
Gunumuzde vitiligonun nedeni bilinmemektedir, bununla beraber hastalıgın ailesel bir özelligi vardır. Hastalıgı tedavi edecek cesitli yöntemler bulunmasına ragmen, hastalıgın kesin bir tedavisi yoktur. Vitiligo ile ilgili yapılan arastırmalar halen surmektedir.Dr. safak Metekoglu

Kadın hastalıkları, kadın sorunları, kadınsal sorunlar, kadın problemleri, kadın şikayetleri, kusma, vajina, akıntı, tırnak yeme, tırnak yeme alışkanlıgı, şifalı bitkiler, dogal çözüm, priskolojik sorunlar, kadın dogası, kadın yaşamı, kadın hakları, kadın sohbet, kadın uzmanı, kadın doktoru, uzman hemşire, kadınsal düşünce, kadınca, kadın düşünce dernekleri, kadın sıgınma, kadın onuru, kadın olma, anne, annelik, anne ve sorunları, aile, kadının cinsel sorunları, cinsel kadın sorunları, kadınların cinsel sorunu, kadın ve cinsellik, Hamilelik, gebelik, uykusuzluk, seks, sevişme, ilişki, moda, bakım, makyaj,

Çikolata Kisti

Kadınsal Sorunlar, Kadınsal Hastalıklar, Kadın hastalıkları, kadınların Hastalıgı, kadın sorunları, kadınsal sorunlar, kadınsal, hastalıklar, sorunlar, kadın cerrahi, kadınsal problemler, kadınsal düşünceler, kadın olmak, kadın sorunları, kadınların derdi, kadınlar köşesi,

Çikolata Kisti


cikolata Kisti

Rahim (uterus) icerisinde yer alan; her ay gebelige ev sahipligi yapacak sekilde hazırlanan ve gebelik olmadıgı zaman yeterli hormon desteginden yoksun kalması nedeniyle adet (menstruasyon) kanaması halinde dökülen özel hücre tabakası “endometrium” olarak adlandırılmaktadır. Bu hücre tabakası vücutta sadece rahim icerisinde yer almaktadır. Bu hücrelerin vücutta rahim dısında baska bir alanda yer alması “endometriozis” hastalıgı olarak adlandırılır. Bu durum en sık olarak yumurtalıklarda, rahim arkası boslukta (Douglas boslugu), vajen ile barsagın son bölümü arasında, barsakların yüzeyinde, tüplerin üzerinde veya cevresinde, rahmi tutan bagların ve mesanenin üzerinde veya karın zarı yüzeylerinde, cerrahi yaralarda, dikisli dogum esnasında acılan kesilerde, cok nadir olarak da göbek deligi ,burun zarı gibi uzak organlarda görülür. En sık görüldügü yer %75 oranıyla yumurtalıklardır.

Rahim ic tabakası adet döngüsünün seyrinde her ay kalınlasan ve belli bir süre sonucunda kanamasıyla vücut dısına atılan bir dokudur. Rahim ic tabakası rahim yüzeyi dısında bir yere yerlestiginde yine adet döngüsüyle birlikte kalınlasma gerceklesir ve yine kanamayla bu doku uzaklastırılmaya calısılır. Endometriozis hastalıgının yerlestigi dokular vajinayla dıs ortama acılan rahimin aksine kapalı sistemlerdir ve kanama bu kapalı sitemin icine (genellikle karın bosluguna olur veya yumurtalık dokusu icine olur ki bu ilerleyen süre icinde burada endometrioma diger adıyla cikolata kisti adı verilen yumurtalık kistlerine neden olur.) olur. Bu olusan ic kanamalar ic bölgelerde yapısıklıklara neden olur ve buna baglı belirtiler meydana gelir. Bu ic kanama miktarı cok az miktarda olustugundan hayati tehlike tasımaz.

Kimlerde sık görülür?

Endometriozis üreme cagındaki kadınların hastalıgı olarak kabul edilir. Hic sikayeti olmayan ve baska bir nedenle degerlendirilen bir kadında saptanabilir. Tüm kadınların %3-5′inde, cocuk sahibi olmakta güclük ceken ciftlerin %40′ında saptanmaktadır. Birinci derece akrabalarından birinde endometriozis saptanmıs bir kadında hastalıgın görülme olasılıgı yaklasık 7 kat daha fazladır. Endometriozis cok nadir olarak menopozdaki kadınlardan ve cok gec hastalarında görülmektedir. Hatta literatürde erkelerde de görülebildigi bildirilmistir.

Neden olusur?

Hangi faktörlere sebep oldugu tam olarak bilinmemektedir. Nedeni acıklamaya yönelik cesitli teoriler öne sürülmektedir. En fazla kabul gören iki görüs genetik olarak yatkınlıgı bulunan kadınlarda, karın icerisinde yer alan belirli yüzeylerde veya dokularda hücrelerin yapısal degisikligi ugraması ve rahim ic tabakası gibi davranmasıdır; diger ise rahim ic tabakasının (endometrium) fallop tüplerinden karın icine tasınmasıyla olusur ki bu teoriye retrograd mesturasyon teorisi denir. (olabilmesi daha mümkün ve mantıklı olan teoridir.)

Nasıl belirti verir?

Endometriozis hastalarında en sık karsılasılan sikayet adetlerin asırı derecede agrılı olmasıdır. Agrının siddetinde giderek artan bir düzen izlenir. Agrının nedeni endometriozis odaklarında salgılanan prostoglandin adı verilen bazı maddelerin etkisiyle rahimde ortaya cıkan kasılmalardır. Ancak agrının siddeti ile hastalıgın derecesi arasında bir iliski yoktur. Hafif derecede bir endometriozis siddeti agrılara neden olabilecegi gibi ileri derecede bir endometriozis olgusunda cok hafif adet sancısı görülebilir hatta hic bir agrı olmayabilir. Bununla beraber sancıların daha erken baslaması ve daha uzun sürmesi hastalıgın evresinin ilerledigine isaret edebilir. Agrı tipik olarak adetten birkac gün önce baslar ve adet kanaması ile birlikte en üst düzeye ulasır ve kanama boyunca devam eder. Hatta zaman zaman bu agrılar agrı kesici ilaclara cevap vermeyebilir. Adet sancısı dısında endometriozisde kronik kasık agrıları ve bel agrıları da olabilir. Bu agrılar bacaklara dogru da yayılım gösterebilir.

Endometriozis, cinsel iliski sırasında agrıya neden olabilir. Bu duruma endometriozis hastaların cogunda kanama bozukluguna rastlanmaz. Ancak adet öncesi görülen kahverengi lekelenme seklinde kanamalar endometriozis icin tipiktir.

Endometriozis hastaların büyük kısmı cocuk sahibi olamama nedeni ile doktora müracaat ederler. Genel olarak kısırlık sikayeti bulunan kadınların yaklasık %10-20 sinde degisik düzeylerde endometriozis bulunmaktadır. Endometriozis ve kısırlık arasındaki iliski tam olarak anlasılabilmis degildir. Özellikle hafif ve orta derecede endometriozisin kısırlıga neden olup olmadıgı tartısmalıdır. Bununla beraber en sık kabul gören teori endometriozisin pelvis boslugu icinde bir tür inflamasyona neden olarak bazı maddelerin salınımına yol actıgı ve bu maddelerin ve follikül ve yumurta gelisimi üzerinde olumsuz etkilerin oldugudur. Karın zarında salgılanan bu maddelerin yumurta ve sperm bilerlesmesi, tubal fonksiyon ve hatta döllenmis yumurtanın endometriuma implante olması üzerinde de olumsuz etkilerinin olabilecegi ileri sürülmektedir. Bir baska düsünceye göre ise hafif derecede endometriozis kısırlıga neden olmamaktadır. Bu hastalarda kısırlıgın ana nedeni kötü sperm kalitesi ovülasyon bozuklugu gibi bilinen baska bir patoloji ya da acıklanamayan infertilite (kısırlık) olgularında oldugu gibi bilinmeyen nedenleridir. Endometriozis sadece tabloya eslik eden ek bir patolojidir.

Öte yandan siddetli endometriozis kısırlıgın bilinen bir nedenidir. Ortaya cıkan yapısıklıklar ve anatomik bozukluklar üreme sisteminin normal fonksiyonunu bozarak fertilizasyon problemlerine neden olurlar. Yapısıklık olmasa bile cikolata kistleri normal ovülasyonu bozarak kısırlıga yol acabilir.

Neden cikolata kisti: Birikmis kan kalıntılarının rengi zaman gectikce kırmızıdan kahverengine ve siyaha dogru degisim gösterir. Endometrioma yumurtalık dokusu icinde bu eski kanın birikmesiyle olusur ve bu kistin icinde bulunan görünüm olarak sıvın cikolatayı andırır.

Endometriozis ile birlikte görünebilen yakınma ve bulgular

-  Kronik pelvik agrı
-  Adetlerin sancılı olması (dismenore) 
-  Kısırlık 
-  Dıs gebelik
-  Agrılı cinsel iliski (disparonia) 
-  Bel agrısı 
-  Sırt agrısı 
-  Bacaklarda agrı 
-  Bulantı-kusma
-  Karın agrısı
-  Kabızlık ya da ishal
-  Makata vuran agrı
-  Kanlı dıskı
-  Makadi kanama
-  Kuyruk sokumuna dogru agrı
-  İdrarda kan
-  İdrar yaparken yanma
-  Yan agrısı
-  Sık idrara cıkma
-  Adet kanamasıyla es zamanlı burun kanamaları ya da vücudun cesitli yerlerinde kanama ve morarmalar.

Nasıl tanı konur ?

Endometriozisin tanısı lezyonların direk olarak görülmesi ve patolojik olarak incelenmesi ile konur. Yani kesin tanı icin cerrahi sarttır. Öyküde endometriozisden kusku duyulan hastalarda kısırlık problemi de varsa mutlaka tanısal laparoskopi yapılmalıdır. Laparoskopi sırasında karın zarı, rahim, douglas boslugu, tüpler gibi tüm pelvis ici olusumlar gözlenerek kücük endometriozis odaklarının varlıgı arastırılırken siddetli olgularda yapısıklıklar izlenir.

Endometriozis tanısında en önemli tanısal testlerin basında ultrasonografi gelir. Ancak ultrasonografi yumurtalıklarda yerlesmis cikolata kistlerinin tanınmasında yararlıyken pelvik endometriozis hakkında bilgi vermede yetersizdir. Yumurtalık icinde derinde yerlesmis endometriomalar laparoskopide gözden kacabilir ancak bu kitleler dikkatli bir ultrasonografik inceleme ile kolaylıkla fark edilebilir.

Ultrasonografi incelemesinde endometriomalardan kusku duyulan olgularda kanda Ca-125 adı verilen bir markerın bakılması sonucu tanının desteklenmesi acısından önemlidir. Yumurtalıktan köken alan bazı kanserlerde salgılanan bu tümör belirteci endometriozis varlıgında da artmaktadır ancak kan düzeyi habis hastalıklarda oldugu kadar yükselmemektedir.

Evreleri

Endometriozis hastalıgının yerlestigi bölge, yayılımı, derinligi ve büyüklügüne göre evrelendirilir. Evre 1 minimal hastalıgı, evre 2 hafif, evre 3 orta ve evre 4 ise siddetli endometriozisi ifade eder. Hastalıgın evresi ile yarattıgı sikayetler arasında direkt baglantı yoktur.

Nasıl tedavi edilir?

Endometriozisin kesin kalıcı tedavisi yoktur. Uygulanan tedavilerin amacı agrıyı gidermek ve kısırlıgı ortadan kaldırmaktır. Bu amacla tıbbi ve cerrahi tedaviler uygulanabilir. Tıbbi tedaviler endometriozisin östrojene bagımlı bir hastalık olması prensibine dayanır. Hamilelik ve menopoz endometriozis olusumunu engelleyen iki dogal durumdur. Hormonal tedavilerde amac bu iki dogal durumu taklit etmektir. Her iki durumda da endometrium üzerindeki östrojen etkisi ortadan kalkacagından yanlıs yerde yerlesmis olan endometrial dokunun da baskılanması beklenir.

Gebelikte görülen hormonal durumu taklit etmek icin dogum kontrol hapları kullanılırken, menepozu taklit etmek amacıyla danazol ya da GnRH analogu adı verilen ilaclar kullanılmaktadır. 3-6 ay süren bu tedavide kan östrojen düzeyi dogal menopozda oldugu gibi düsük seviyelere inmektedir. Genellikle ayda bir kez yapılan enjeksiyonlar seklinde uygulanan GnRH analog tedavisi oldukca pahalı bir tedavi seklidir. GnRH anaolgları uzun süreli kullanımda kemik erimesi, ates basması gibi menopoz sonrası görülen yakınmalara neden olabileceginden östrojen iceren ilaclar ile birlikte verilebilir. Add-back tedavi adı verilen bu durun tezat gibi görülebilir. Ancak amac kan östrojen düzeyini endometriozisi baskılayacak kadar düsük ve kemik erimesine neden olmayacak kadar yüksek bir aralıkta tutmaktır.

Yapılan calısmalar endometriozisde uygulanan tıbbi tedavilerin agrıyı gidermede etkili oldugu ancak infertilite üzerinde olumlu bir etkisinin olmadıgının göstermektedir. Bu nedenle kısırlık nedeni ile basvuran hastalarda tıbbi tedavi önerilmez.

siddetli endometriozis olgularında tercih edilmesi gereken tedavi yaklasımı cerrahidir. Özellikle laparoskopik cerrahi tekniklerde yasanan gelismeler bu hastaların etkili bir seklide tedavi edilmelerine olanak saglamaktadır. Örnegin; cikolata kisti cıkartılan hastaların %50′si 6 ay icinde tedaviye gerek kalmadan hamile kalmaktadır. Anatomik düzenin yeniden saglanması hem agrının giderilmesinde hem de üreme potansiyelinin arttırılmasında son derece önemlidir.

Yardımcı üreme teknikleri:

Kısırlık nedeniyle tedavi edilen bir kadın cerrahi sonrası 6 ay icinde kendiliginde hamile kalamamıs ise bir sonraki secenek yardımcı üreme teknikleridir. Eger tüpler acık ise asılama denenebilir. Asılamanın da basarısız oldugu durumlarda ise son alternatif tüp bebek uygulanmadır. Bu grup hastalarda özellikle büyük cikolata kisti cıkarılmıs ise yumurtalıkların rezervinde bir azalma beklenebilir. Ayrıca bilinmeyen bazı nedenlerden dolayı bu endometriozis olgularında döllenme oranlarında düsüklük görülebilmektedir

İdrar kaçırma cinsel isteksizlik nedeni

İdrar kaçırma cinsel isteksizlik nedeni

Kadınlarda sıklıkla 50-60’lı yaşlarda ortaya çıkan, ancak sık doğum yapan genç kadınlarda da görülen idrar kaçırma sorunu ciddi bir problem. Yapılan bilimsel araştırmaların sonuçlarına göre her 5 kadından birinin hayatının bir döneminde bu sorunla karşı karşıya kaldığını belirten Acıbadem Fulya Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Prof. Dr. Gürkan Arıkan, vajinada oluşan sarkma ve aşırı hassasiyet nedeniyle cinsel isteksizliğin de ortaya çıktığını belirtiyor.

İdrar kaçırma sorunu hakkında merak edilenler hakkında bilgiler veren Prof. Dr. Gürkan Arıkan, bu konuda sık sorulan soruları yanıtladı:

Kadınlar bu sorunu hekimlere anlatabiliyor mu?

Bu sorunla karşılaşan kadınların çoğunluğunun aktif olarak sorulmadıkça doktoruyla paylaşmadığı söylenebilir. Çok doğum yapmış ve ailevi riski yüksek olan kadınlarda doğum sonrası genç yaşlarda bile görülebiliyor. Aynı şekilde bağ dokusu zayıf olan sarışın veya açık tenli kadınlarda daha sık ortaya çıkabiliyor. Açık tenlilerde, vücudun formunu tutan bağ dokusu ve idrar kesesinin kapanmasını sağlayan kas dokusunun yapısı, doğum gibi travmatik olaylardan sonra esmerlere göre daha çabuk zedelenebiliyor. Bu hasar da form bozukluklarının yanısıra, idrar tutumama gibi fonksiyon bozuklukları da yaratabiliyor.

İdrar kaçırmanın kaç tipi vardır?

Başlıca 3 tipi olduğunu söyleyebiliriz:

URGE (sıkışma tipi): Sinir hassasiyetinden kaynaklanıyor.
Stres tipi: İdrar kesesini kapatan kasların hasarıyla oluşuyor.
Karma tipi: Her iki faktör de etkili oluyor.

İdrar kaçırma başka hangi nedenlerle oluyor?

İdrar kaçırmada vajinal dokudaki sarkmaların yapısının iyi tanımlanması gerekiyor. Bazen bu sarkmalar idrar kaçırma tedavileri sonucunda da ortaya çıkabiliyor. Sarkmalar bazen idrar kaçırmaya neden olabilecek rahatsızlığı gizleyebiliyor.

İdrar kaçırma şikayetleri bazen de genital bölgedeki rahatsızlıklardan değil de, bazı ilaçlardan kaynaklanabiliyor. Bu ilaçların da iyi değerlendirilmesi gerekiyor. Depresyon, bazı kalp ve tansiyon ilaçları bu şikayetleri ortaya çıkarabiliyor. Bu ilaçlar daha çok sinir hassasiyetini artırıyor. Anatomik bozukluktan kaynaklanan idrar kaçırmalarda, sorunun araştırılması bir uzmanlık alanıdır. Dolayısıyla şikayetini ifade etmesine rağmen gerekli tedavi imkanı sunulamayan bir hasta grubunun varlığını da inkar edemeyiz.

Kaç çeşit tedavi yöntemi uygulanıyor?

Cerrahi tedaviden mümkün olduğunca kaçınarak hastalara bazı tedaviler uyguluyoruz. Bunlardan bazılarını şöyle sıralayabiliriz:

Özel Egzersizler: Her türlü tanı konulan idrar kaçırma tipinde genital bölgeye özgü bazı egzersizler veriyoruz.
Yaşama İlişkin Öneriler: Mesane kaslarını çalıştıran egzersizlerin dışında gündüz bol, gece az su içmelerini öneriyoruz.
Elektro Simülasyon Tedavileri: Bu tedavide cihazlarla elektrotlar takılıp o bölgedeki kasların gücü ve sıkılığı artırılıyor. Bu tedavinin ilk birkaç ay her gün uygulanması gerekiyor.

Cerrahi tedavi nasıl yapılıyor?

Ameliyat dışı yöntemler faydalı değilse hormon tedavisi uygulanarak bir hazırlık tedavisi yapılır. Hazırlık tedavisinden sonra stres ya da karışık tip idrar kaçırmaların ameliyat edilmesi gerekir. Şu anda 10’dan fazla cerrahi yöntemle idrar kaçırmanın tedavisi mümkündür, yöntemler hala geliştirilmektedir.

İdrar kaçırma sorununun cerrahi tedavisinde en çok uygulanan TVT (Tension Free Vajinal Tape) adı verilen bir yöntem. Bu yöntemde vajinal ön ve arka duvarların yeniden inşa edilmesi (rekonstrüksiyon) ve rahmin alınmasına kadar uzanan değişik ameliyatlar kombine ediliyor. Bu yöntemde vajinanın ön duvarında uygulanan 1,5 cm’lik kesi ile 4-6 cm uzunluğunda prolen bant kemik dokuya doğru idrar borusunun altından geçirilerek yerleştiriliyor. Bantın yerleştirildiği bölge ve bantın pozisyonu, direnci ayarlanmalıdır, cerrahın tecrübesi burada büyük önem taşıyor. Kullanılan sentetik bant vücuda rahatlıkla uyum sağlıyor, anatomik bozukluğu kısmen düzeltiyor, idrar borusunu kapatan kasları kontrol eden kasların fonksiyonun düzenlenmesini sağlıyor.

Ameliyat sonrası sarkma, hassasiyet gibi etkilerden kaçmak için doktor kontrolünün 6 aylık aralıklarla yapılması önemlidir. Genel anestezi ile büyük kesiler yapılanlara göre bu ameliyatın başarı oranının daha yüksek olduğu tesbit edilmiştir. Yaklaşık 10-15 yıllık çalışmaların incelenmesi sonucunda hastaların idrar kaçırma şikayetlerinin uzun yıllar ortaya çıkmadığı izlenmiştir. Bunun dışında ileri derece sarkmalarda anatomik yapının iyi değerlendirilmesi ve uygun yöntemle yeniden inşasında en doğru yöntemin seçilmesi de bir uzmanlık alanıdır. Bu nedenle hastaların alanında uzman hekimlere başvurması büyük önem taşıyor.

Etiketler: idrar kacırma, kadınlarda hastalık, kadınların altına kacırması, kadın saglıgı, kadın sohbet, sohbet parkı, sohbet park, trchat, türkiye sohbet, kadın araştırması, kadınların tercihi, kadınlarımız, kadın sorunları, kadınların altına kacırması, kadınlar nelerden korkar
,