Oca 28th 2009 Ne Yapsam Kilo Veremiyorum
Diyenlerden iseniz mutlaka bir sebebi olduğunu unutmamalısınız.Bilinçsiz yapılan diyetlerin metabolizmanıza ne kadar zarar verebileceğini ve ileri yaşlarda tüm bu zararların geri döneceğini düşünerek sağlıklı beslenmek en doğrusu olacaktır.
Yapılan veya yapılmaya çalışılan diyetlerde çoğu zaman ‘ doğru bilinen yanlışlar ‘ sebebiyle pek çok kişi farkında olmadan hata yapmakta ve kilo vermek yerine tam tersi fazlasıyla kilo almaktadır.
Her pazartesi başlanan diyetler en geç Çarşamba günü son bulmakta ve bu başarısızlık bir kısır döngü halini almaktadır. Unutmayın ki
her başlangıcın bir sonucu vardır diyete değil doğru beslenme alışkanlığına başlamanız gerekmektedir.
Bu kısır döngü içerisinde yapılan hataları nasıl düzeltebiliriz
bir bakalım ;
Arkadaşınızdan
kardeşinizden veya komşunuzdan duyduklarınızla veya daha önce alınmış bir listeyle diyet yapmaya kalkmayın
çünkü diyet bireye özeldir. Her bireyin metabolizması farklı çalışır
fotokopi ile çoğaltılan listeler sizin metabolizmanızda farklı sonuçlar doğurabilir.
Kilo alırım korkusuyla aç kalmayın. Uzun saatler süren açlığın sonunda bedeniniz metabolizmasını yavaşlatır
yani daha az enerji harcamaya başlar
ve açlığın sonunda kontrolsüzce yemek yersiniz. Bu da az enerji harcayan bedeninizde daha fazla yağ depolanmasına neden olur. Oruç tutanlar da neden kilo alındığının nedenlerinden biri de budur. Bu nedenle gün 6 defa 3 ana 3 ara olacak şekilde besleniniz. En ideal öğün saatleri sabah 7:30 – 08:00 de kahvaltı
10:30 da 1. ara öğün
12:00 – 13:00 gibi öğle öğünü
15 :00 te 2. ara öğün
18:00 – 19 :00 gibi akşam yemeği ile 21:00 – 21:30 da da 3. ara öğünü olarak yaşam tarzınızı mümkün olduğunca adapte edebilirseniz mutlaka faydasını göreceksiniz.
Diğer bir konu da gün içinde içilen çay
kahve ve diğer sıvı içecekleri ‘ su içtim ‘ yerine saymayın
bunlar kafein ve sodyum içerdikleri için vücutta su tutulumuna neden olarak ödem ve fazla su birikimi ile sonuçlanırlar. Kahve veya çay içme alışkanlığınızın yerine gün içindeki ara öğünlerinize denk getirecek şekilde bitki çayı veya kendi hazırladığınız meyve çaylarını tercih ediniz. Örneğin 1 adet küçük boy elmayı haşlayıp içine 2 – 3 adet karanfil ve 1 – 2 küçük parça tarçın ve bir iki damla limon ile tatlandırabilirsiniz. Bu çay aynı zamanda vücutta biriken suyu da atmanıza yardımcı olacaktır. Form çaylar bağırsak tembelliğine yol açtığı için tüketmeyiniz. Gün içinde 8 – 10 bardak kadar bol su içiniz.
Ayrıca Tuz tüketiminizi sınırlamanın yanında tuz içeriği yüksek olan besinleri de ( hazır soslar
salamuralı yiyecekler
hazır bulyonlar
kabartma tozu
soda gibi ) sınırlamalısınız. Fazla tuz da yine vücudunuzda ödem oluşumuna yol açacaktır.
‘ Kahvaltı dışında hiç ekmek yemiyorum ‘ veya ‘ Öğünlerde ekmeksiz yemek yiyorum ‘ yada ‘ Ekmek yerine Makarna / Pilav yiyorum. ‘ şeklinde bir alışkanlığın doğru olduğunu düşünmeyin
Bu tam tersi sizin ekmeksiz doymayıp daha fazla yemek tüketmenize sebep olacaktır
hem de daha çabuk acıkmanıza. Doğru olanı ekmek olarak tam buğday / arpa / çavdar ekmeklerinden birini seçerek her ana öğünde 1 – 2 dilimi geçmeyecek şekilde tüketmenizdir. Böylece aynı zamanda posa tükettiğiniz için sindirim sisteminiz daha rahat çalışacak ve farkı sizde hissedeceksiniz. Kepek ekmeğini çok sık kullanmayın çünkü kepekli ekmek aslında beyaz undan yapılır ve içine her firma veya fırının kendi ölçüsüne göre kepek atılır. Dolayısıyla öğütülmemiş tam buğday / arpa / çavdar tanesinden yapılmış ekmeği tüketmek daha sağlıklıdır.
Gece yemek yeme alışkanlığından derhal kurtulun
gece acıkmanızın sebebi akşam öğününde yanlış beslenmenizden kaynaklanıyor. Çünkü kan şekerini çabuk yükseltip sonrada vücudun doğal dengesi gereği kan şekerini düşürecek besinleri tüketiyor ve çabuk acıkıyorsunuz. Mutlaka salata
sebze
tam buğday / arpa / çavdar ekmeği tüketerek
et yerine haftada 2 -3 kez kurubaklagil yemeği yiyerek bu durumu engelleyebilirsiniz. Acıktığınızda tatlı yada ağır yağlı bir yemek yerine yarım yağlı yoğurda biraz kuru meyve doğrayıp yemeniz daha doğru olacaktır.
Tükettiğiniz süt / yoğurt ve peynirin yarım yağlı olanını tercih edin. Krem peynirlerinin yağ içeriği son derece yüksek olduğu için tüketiminden kaçının. Labne peynirinin yağı azaltılmış olanını tercih edebilirsiniz. Bu peynir süt fermentasyonu ile elde edildiğinden son derece sağlıklıdır. Kahvaltılarınızda lor da tercih edebilirsiniz. ( kaşar loru değil ) Ayrıca Et/tavuk/balığın ise mümkün olduğunca görünür yağı olmadan yağsız olarak tüketin.
Mümkün olduğunca yemekleri kavurmadan ve porsiyon başına 1 yemek kaşığı yağ denk gelicek şekilde yağ eklemeli
kızartmalardan ve katı yağlardan uzak durmalısınız.
Salam
sosis
sucuk
sakatatlar
margarin
krema
kaymak
mayonez
hardal
çeşitli soslar yağ içeriği ve katkı maddeleri yüksek olduğunu için tüketmekten kaçınmalısınız. Kola
gazoz vb gibi asitli içecekler
hazır meyve suları ile içeriğini bilmediğiniz buzlu kahveler frap***inolar vs. ‘lerin içimini de tercih etmeyin.
Yememeniz gereken bir besini evinize almayın
alışveriş listenizden çıkarın. Evinizden uzaklaştırmanız bu besini tüketme alışkanlığını azaltmanıza yardımcı olacaktır.
Yemekleri fazla miktarda
artacak kadar ne pişirin ne de tabaklara servis edin. Artan yemeklerin süpürücüsü siz olmayın. Ayrıca da çöpü doldurmak yerine midenizi doldurduğunuzu düşünün ve kendinize çöp kovası muamelesi yapmayın.
Hatır için yemek yemeyin
yakın çevrenizdeki insanların ısrarı veya isteğiyle tüketmemeniz gereken bir besini yemekten kaçının. Arkadaş çevrenizi de bu yönde motive edin. Toplantı veya yemeklerinizdeki ikramlarınızda sağlıklı ve hafif tarifler kullanın
çeşit sayınızı azaltın. Mutlaka bol salata ( yağ ve mayonez miktarına dikkat ederek ) + ayran veya sütlü (az şekerli yada tatlandırıcılı) bir tatlı ve bir dilim kek ( üzüm/kayısı/erik gibi kuru meyvelerden veya ceviz/badem/fındık ile yapılmış
yağsız ve az şekerli ) gibi bir menü ile sınırlandırın. Un olarak kepekli unu tercih edin
böyle bir un ile farklı tarifler deneyin. Mutlaka kendinize uygun olanı bulacaksınız. Yada bir yemek planlıyor iseniz
Sebze yemeği ve yoğurtlu salatalardan oluşan çeşitlerinize zeytinyağlı bir kurubaklagil yemeği ile ızgara et/tavuk/balık ile destekleyebilirsiniz.
Unutmayın siz özelsiniz ve kendiniz için en iyisine siz karar vermelisiniz. Sizin prensipleriniz olduğunu ve yaşam tarzınızın siz tarafından özenle belirlendiğini herkes bilmeli ve saygı duymalıdır.
Bunun dışında çeşitli sakızların
otların
bitkisel suların yada mamaların zayıflama üzerine kesin etkisi yoktur. Çoğu kişide de hormonal denge bozukluklarına kadar olumsuz sonuçlar doğurabilmektedir. Bilimsel olmayan insan sağlığı için faydalı olduğu ispatlanmamış hiçbir besin yada benzeri madde veya yöntem ile zayıflama uğruna kişilerin sağlığı riske atılmamalıdır. Çok basit bir.örnek vermek gerekirse
sabah aç karnına ılık limonlu su içmenin yağları yaktığını düşünmeyin. Bunun hiçbir etkisi yoktur. Boş midenize inen limonun kaslarınızı sarmış yağı eritme gibi bir mucizeyi yaratması söz konusu değildir. Özellikle mide hassasiyeti olan kişilerde bu tam tersine problem yaratabilir. Limon asidik bir meyvedir ve aç karnına mide de tahrişe sebebiyet verebilir.
Diğer önemli bir konu da çok düşük kalorili ( ketojenik diyetler) kesinlikle uygulamamanız gerektiğidir. Bir diyetisyen tarafından sizin metabolizmanıza göre planlanmış diyeti uygulamanız gerektiğini unutmayınız. Haftada yarım veya 1 kilo vermek doğaldır bunun üzerindeki kilo kayıpları sakıncalıdır
verilen kilolar bir süre sonra fazlasıyla geri gelmektedir.
Sağlıklı
yeterli ve dengeli beslenmenin yanında mutlaka spor yapın
spor yapmanın yanında da günlük hayatınızda hareketli olmaya
mümkün olduğunca fazla adım atmaya
aktif olmaya
tempolu yada hızlı yürümeye ( koşar gibi yürümeye ) özen gösterin. Vücudunuzu şekle sokmaya yardımcı birkaç aerobik hareketi yapmayı alışkanlık haline getirin
her gün 2 dakikanızı bu işe ayırırsanız faydasını göreceksiniz. Oturarak çalışanlar için her gün 5 -10 dakika boyunca karnınızı içeriye doğru gerip bırakmanın bile etkisi sizi mutlu edecektir.
Aynada kendinizi kontrol edin
kilo almaya başladığınızda beslenme şeklinize ve yaşam tarzını hemen bir göz atın.
Kilo vermek sanıldığı gibi zor bir iş değildir sadece oturarak yada hiçbir şey değiştirmeyerek elde edilemez. Sihirli bir ilaç
formül yada besin ne yazık ki yok
lütfen bu konuda bilinçli olun ve bilimsel olmayan hiçbir bilgiye inanmayın.
Bu işin anahtarı ‘ davranış değişikliği ‘ ve ‘ doğru bilgiyi öğrenmekten ‘ geçiyor. Kendinize güvenin mutlaka laboratuar bulgularınız bir uzman tarafından değerlendirilsin ve bu konuda bilimsel bilgisi olan bir diyetisyenden danışmanlık alın.
Yorumlar Kapalı Posted by admin / Estetik ve Diyet
